Selîmî, Şehzade Mustafa'nın 1553'te Konya Ereğlisi yakınlarındaki ordugâhta öldürülmesi üzerine yedi bentlik bir mersiye yazmış, on altıncı yüzyıl şairidir. Bugün onun hakkında bildiklerimizin neredeyse tamamı bu tek şiirden çıkar: adı, mahlası dışında hiçbir kaynakta açıkça tespit edilememiştir, doğum ve ölüm tarihleri, memleketi ve mesleği bilinmez. Kimliği belirsiz olan ve Amasya ile bağını yalnız bu mersiye üzerinden kurabildiğimiz bir şairdir; bu sayfada kaynakların ne söylediği ve ne söylemediği ayrı ayrı gösterilmiştir.

Şiirinin konusu, 1541'den 1553'e kadar on iki yıl Amasya sancakbeyi olarak yaşayan ve şehirde son büyük şehzade meclisini kuran Şehzade Mustafa'dır. Selîmî'nin Amasya'da bulunduğuna, şehzadenin Amasya'daki çevresine girdiğine dair bir bilgi yoktur. Onu Amasya divan şairleri arasına almamızın sebebi, Amasya'nın şehzadesi için söylenmiş ve bugüne ulaşmış on dokuz mersiyeden birinin sahibi olmasıdır.

Hayatı ve Kimliği

Selîmî'nin mersiyesini Mustafa İsen 1984'te yayımladığı "Şehzade Mustafa İçin Yazılmış Üç Yeni Mersiye" adlı makalesiyle tanıtmıştır. İsen'in kaynağı, Millet Kütüphanesi'ndeki Ali Emîrî yazmaları arasında bulunan bir şiir mecmuasıdır; aynı mecmuada Kâdirî mahlaslı bir şairin mersiyesi de yer alır ve Recep Hasar'ın aktardığına göre iki şiir aynı müstensihin elinden çıkmıştır. Mersiyenin başlığı "Mersiyye-i Selîmî Berâ-yı Katl-i Sultân Mustafâ" (Selîmî'nin Sultan Mustafa'nın öldürülmesi için mersiyesi) biçimindedir.

İsen, şiirin üslubundan hareketle Selîmî'nin Taşlıcalı Yahya gibi olay sırasında orduda bulunan asker şairlerden biri olduğunu düşünür. Mersiyedeki bazı ayrıntılar bu görüşle uyuşur: şair şehzadenin tabut içinde Karaman illerini dolaştığını söyler, ölümün nerede gerçekleştiğini bilir ve sitemini doğrudan feleğe yöneltir. Bununla birlikte Selîmî'nin askerliği bir çıkarımdır; belgelenmiş bir bilgi değildir. Semra Güler, bu şairlerin adlarının devrin tezkirelerinde geçtiğini, fakat haklarında başka bilgi bulunmadığını belirtir.

Kaynakların Durumu

Selîmî mahlası Osmanlı şiirinde yaygındır ve aynı adla anılan kişileri birbirinden ayırmak gerekir. Bunların en tanınmışı Yavuz Sultan Selim'dir; padişahın Farsça divanında kullandığı mahlas da Selîmî'dir ve sitemizin Edebiyat bölümünde ayrı bir kategoride anlatılmıştır. Mersiyenin şairi onunla karıştırılmamalıdır, çünkü Yavuz 1520'de ölmüştür. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'ndeki Selîmî maddesi ise Mirasyedi Destanı ve Girit Ayaklanması destanıyla tanınan, büyük ihtimalle on sekizinci ya da on dokuzuncu yüzyılda yaşamış bir âşığa aittir; o da bu şairle ilgili değildir.

Bir başka karışıklık sitemizin kendi yazılarındandır. Bazı aktarımlarda adı Selâmî diye geçse de İsen, Hasar ve Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü Selîmî yazar. Şiirin son bendinde mahlas "İy Selîm ol gerçi teslîm-i fermân eyledi" mısraında geçer ve "Selîm" ile "teslîm" kelimeleri arasında açık bir ses oyunu kurulur. Bu söz oyunu ancak "Selîmî" okuyuşuyla anlam kazandığından, doğru okuyuşun Selîmî olduğu kanaatindeyiz; bu değerlendirme bize aittir.

Şiiri

Selîmî'nin bugüne ulaşan tek şiiri Şehzade Mustafa mersiyesidir. Şiir "fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün" vezniyle yazılmış yedi bentlik bir murabbadır ve her bent "Kanı ol şehzâdeler şehbâzı Sultân Mustafâ" (Hani nerede şehzadelerin şahini Sultan Mustafa) nakaratıyla biter. Hasar, padişah ve şehzade mersiyeleri arasında murabba biçiminde yazılmış olanların tamamının Şehzade Mustafa için söylendiğini tespit eder; Selîmî'nin şiiri bu grubun örneklerindendir. Şair sitemini feleğe yöneltir, padişahı ya da vezirleri adıyla suçlamaz; padişahın şehzadeyi andıkça ağlaması dileği, şiirdeki en keskin cümle olarak kalır. Şehzadeyi hüma kuşuna, Kerbelâ şehidinin yoldaşına benzetir ve onun padişahın yolunda canını kurban ettiğini söyler.

Şiirin özgün metni, günümüz Türkçesiyle aktarımı ve yorumu bu kategoride ayrı bir yazı olarak yayımlanmıştır. Şehzade Mustafa için yazılan öteki mersiyeler ve şairleri Şehzade Mustafa Mersiyeleri yazımızda, şehzadenin hayatı ise Şehzade Mustafa biyografisinde anlatılmıştır.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

Kitaplar

Çevrimiçi kaynaklar