Özgün Metin
Vezin: Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün
Sükkerî itdi halâvetde kelâmun lutfı deng
Yâr-ı şîrînkâr imiş yâkûta la’lün virdi reng
Hatt-ı ruhsârı gamından öldüm ol sengîn-dilün
Ehl-i derd itsün gubârı cism-i zerdüm mürde-seng
Günümüz Türkçesiyle
1. Sözünün inceliği, tatlılıkta şekerciyi bile şaşkına çevirdi; meğer yâr tatlı işler eden biriymiş, dudağın yakuta renk verdi.
2. O taş yürekli sevgilinin yanağındaki ayva tüylerinin derdinden öldüm; dert sahipleri, sararmış bedenimin tozunu merhem için mürdesenk yapsın.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Parça iki beyitten oluşur; ilk beyit, iki mısraı da kafiyeli olan matladır. Redif yoktur, kafiye "deng", "reng" ve "seng" kelimelerindeki "-eng" sesidir. Gazelin geri kalanı bilinmiyor. Beyitler Kınalızâde'nin tezkiresinde, Senâyî maddesinin ikinci örneği olarak "Velehû" (yine onundur) sözüyle verilir. Neşir vezni göstermez; mısralar remel bahrinin fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün kalıbına uyar, bu tespit bizimdir. Kime ve ne zaman söylendiği bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
İlk beyit tatlılık kavramı etrafında kurulur. "Sükkerî" şekerle ilgili, şekerci anlamında okunabilir; "deng" ise şaşkın, sersem demektir. Sevgilinin sözündeki incelik o kadar tatlıdır ki şeker satan bile şaşkına döner. "Şîrînkâr" tatlı işler gören kişidir; kelime aynı zamanda Ferhad ile Şirin hikâyesinin Şirin'ini hatırlatır. İkinci mısrada sevgilinin kırmızı dudağı, "la‘l", yakuta rengini veren şeydir: değerli taşın kırmızılığı bile dudaktan alınmıştır.
İkinci beyitte ton değişir. Sevgilinin yanağında beliren ayva tüyleri, "hatt-ı ruhsâr", âşığın ölümüne yol açmıştır. Şair, sararıp solmuş bedeninin tozunu dert ehline bir ilaç gibi sunar. Mürdesenk, eski tıpta merhemlerde kullanılan sarımtırak bir kurşun bileşiğidir; sararmış âşığın tozunun bu ilaca benzetilmesi, "sengîn-dil" (taş yürekli) ile "mürde-seng" arasında bir ses oyunu da kurar. "Mürde" kelimesinin ölü anlamına gelmesi, "öldüm" sözüyle ayrıca bir uyum oluşturur. Bu söz oyunu tespiti bizimdir.
Tarihî Bağlam
Beyitler yalnız Kınalızâde'nin tezkiresinde yer alır. Senâyî'nin hayatı ve hakkındaki tezkire hükümleri için Senâyî Mehmed Efendi (Manisalı) yazısına bakılabilir.
Kaynakça
- Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü'ş-Şu'arâ, haz. Aysun Sungurhan, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 256. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55834,kinalizade-hasan-celebipdf.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






