Özgün Metin

Vezin: Mefâ'îlün Mefâ'îlün Mefâ'îlün Mefâ'îlün

Müneccim cevher-i nâ-yâb-ı la’lin bî-nişân söyler
Ne dem kim nokta-i reml ile gâ’ibden nişân söyler
Degül ‘ışk ehli güftâr-ı lebünden bir zemân hâlî
Ne mümkin başını kessekde cânân bir zemân söyler

Günümüz Türkçesiyle

1. Müneccim, remil noktalarıyla gaipten haber verdiği her an, senin dudağının bulunmaz cevherinden "izi yok, bulunmaz" diye söz eder.

2. Aşk ehli bir an bile dudağının sözünden, onu anmaktan boş kalmaz; mümkün mü susması, başını kessek de bir zaman daha "cânân" der.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Parça iki beyitten oluşur ve bir gazelin başından alınmıştır: ilk beyit, iki mısraı da aynı kafiye ve redifle biten matladır. Redif "söyler", kafiye "nişân" ve "zemân" kelimelerindeki "-ân" sesidir. Gazelin geri kalanı bilinmiyor. Beyitler Kınalızâde Hasan Çelebi'nin tezkiresinde, Senâyî maddesinin ilk örneği olarak "Şi'r" başlığıyla yer alır. Neşir vezni göstermez; mısralar dört mefâ'îlün'den oluşan hezec kalıbına uyar, bu tespit bizimdir. Kime ve ne zaman söylendiği bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

İlk beyit, sevgilinin ağzının küçüklüğünü anlatan yaygın bir mazmuna yaslanır. Divan şiirinde güzelin ağzı o kadar küçüktür ki görünmez, ancak bir nokta kadar vardır. Şair bu noktayı remil ilmiyle birleştirir: remil, kuma ya da kâğıda çizilen noktalardan gaibe dair hüküm çıkarılan bir fal türüdür. Gizli şeylerden haber veren müneccim bile, sevgilinin "bulunmaz cevher" olan kırmızı dudağı söz konusu olunca "nişansızdır", yani izi bulunamaz der. "Nişân" kelimesinin iki mısrada iz, belirti ve haber anlamlarıyla tekrar edilmesi, "nokta" ile "remil" ve "müneccim" ile "gâ’ib" arasındaki uyum beyte bir tenasüp örgüsü kazandırır. "La‘l" hem kırmızı değerli taşı hem de dudağı anlatır.

İkinci beytin anlamı tam açık değildir; burada verilen okuma bizimdir. Aşk ehli bir an bile sevgilinin dudağından ve sözünden söz etmeden duramaz. "Başını kessek de" sözü, başı kesilen âşığın bir süre daha sevgilinin adını anmayı sürdüreceğini söyleyen bir abartma olarak anlaşılabilir. Kalemin başı kesildikçe yazmaya devam etmesi ve mumun fitili kesildikçe yanması da divan şiirinde sık kullanılan benzetmelerdir; beyit bu imgelerden birini de çağrıştırıyor olabilir. "Bir zemân" sözünün iki mısrada farklı anlamlarla, ilkinde "bir an", ikincisinde "bir süre" anlamında kullanılması dikkat çekicidir.

Tarihî Bağlam

Kınalızâde bu beyitleri, şairin hemşehrilerinin onu çok övdüğünü ve güvendiği bazı dostlarının onun dili akıcı bir şair olduğunu söylediğini yazdıktan sonra verir. Senâyî'nin hayatı, Şehzade Mustafa ile Manisa'dan Amasya'ya gelişi ve Amasya kadılığı için Senâyî Mehmed Efendi (Manisalı) yazısına bakılabilir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar