Özgün Metin
Vezin: Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün
Olupdur ẕât-ı pâkiň Ḥaḳ ḥabîb-i Muṣṭafâ cânâ
Ẓuhûruň raḥmetullah-ı sebil ḳıldı Ḫüdâ cânâ
Cemâl-i Pertev-i nûruňla doldı mâ-sivâ cânâ
Münevverdir yüzüňden ser-be-ser ‘arż u semâ cânâ
İki ‘âlem bulupdur âb-ı rûyuňdan nümâ cânâ
Ki seniň cümleniň sulṭânı faḫr-i enbiyâ cânâ
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey sevgili (Peygamber), senin temiz zâtın Hakk'ın sevgilisi Mustafa olmuştur; Allah senin zuhurunu (dünyaya gelişini) rahmet çeşmesi kıldı. Nurunun ışığının güzelliğiyle Allah'tan başka her şey doldu; yeryüzü ve gök baştanbaşa senin yüzünle aydınlanmıştır. İki âlem senin yüzünün suyundan (şerefinden) gelişme bulmuştur; çünkü hepsinin sultanı peygamberlerin övüncü sensin.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Hakverdioğlu bu şiiri "Semâ‘î-yi Müseddes" diye kaydeder: altı mısralık bentlerle kurulan, aruzlu bir semâ‘î. Hakverdioğlu'nun makalesi cönkteki şiirlerin yalnız ilk nazım birimlerini yayımladığı için bu şiirin yalnız ilk bendini biliyoruz. Altı mısranın hepsi "Mustafâ / Hudâ / mâ-sivâ / semâ / nümâ / enbiyâ" kelimelerindeki "-â" sesiyle kafiyelenir; "cânâ" rediftir. Vezin tespiti bizimdir; halk şairlerinin aruzlu şiirlerinde olduğu gibi bazı hecelerde kalıba tam uymayan yerler bulunabilir. Şiirin hangi vesileyle söylendiği bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Bu altı mısralık bent bir na'ttır, yani Hz. Muhammed'i öven bir şiirin ilk bendidir. Her mısra "cânâ" redifiyle biter; bu redif, Peygamber'e sevgiliye seslenir gibi seslenir. Tasavvufta Hz. Muhammed'in nuru, kâinattan önce yaratılan "nûr-ı Muhammedî" olarak düşünülür; bent bu düşünceyi "cemâl-i pertev-i nûr" (nur ışığının güzelliği), "mâ-sivâ" (Allah'tan başka her şey) ve "iki âlem" kelimeleriyle anlatır. "Âb-ı rû", yüz suyu, Türkçede şeref ve itibar anlamına gelir; iki âlemin Peygamber'in yüz suyundan gelişmesi, varlığın onun hürmetine yaratıldığı inancına işaret eder. Son mısradaki "fahr-i enbiyâ", peygamberlerin övüncü, onun yaygın sıfatlarındandır. "Sebil" kelimesi makaledeki okumada "yol" ya da "hayrat çeşmesi" anlamlarına gelebilir; rahmet ile birlikte ikinci anlam daha uygun görünür.
Tarihî Bağlam
Şiir, Metin Hakverdioğlu'nun 2019'da tanıttığı Merzifon Cönkü'nde Tokatlı Nûrî adına kayıtlıdır; Nûrî otuz altı şiirle cönkün en çok yer verdiği şairdir. Hakverdioğlu, Orhan Bilgin'e dayanarak Merzifonlu Eyüb Sabrî'nin Nûrî'yi sık sık Merzifon'a davet ettiğini aktarır; Nûrî'nin cönkteki ağırlığı bu dostlukla açıklanabilir. Nûrî mahlasını kullanan başka âşıklar da bulunduğu için cönkteki her Nûrî şiirinin Tokatlı Nûrî'ye ait olduğu kesin değildir; makale bu şiirleri Tokatlı Nûrî'ye bağlar. Şairin hayatı ve Amasya ile bağı için Tokatlı Nûrî sayfasına bakılabilir. Şiir cönkün 95. sayfasında, makalenin 550. sayfasındadır; şiirin tam metni cönkün kendisindedir ve bugüne kadar yayımlanmamıştır.
Kaynakça
- Metin Hakverdioğlu, "Merzifon Cönkü", idil, 8(57), 2019, s. 550 (Cönk, s. 95). https://www.idildergisi.com/makale/pdf/1552911669.pdf
- Eyüp Akman, "Nûrî, Tokatlı", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2013. https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/nuri-tokatli
Çevrimiçi kaynaklar






