Tokatlı Nûrî, XIX. yüzyılın ortasında Orta ve Kuzey Anadolu'yu dolaşmış, Erzurumlu Emrah'ın en tanınmış çırağı sayılan bir âşıktır. Asıl adı Mahmud'dur. Amasya ile bağı iki yoldan kurulur: Eyüp Akman'ın Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'ndeki maddesine göre Ziya Paşa'nın Amasya mutasarrıflığı sırasında şehirde düzenlenen panayırda taltif edilen âşıkların başında Nûrî gelir; Metin Hakverdioğlu'nun yayımladığı Merzifon Cönkü ise otuz altı şiiriyle en çok ona yer verir ve onu Merzifon'a sık sık davet eden kişinin Merzifonlu şair Eyüb Sabrî olduğunu kaydeder.
Hayatı
Nûrî, Tokat'ın Alevî-Bektaşî mahallelerinden Samyeli Mahallesi'nin Kızılca semtinde doğdu. Doğum tarihi kesin değildir: onun üzerine ilk araştırmayı yapan Ahmet Talat Onay 1820-1830 arasını, M. Zeki Oral 1824-1825 yıllarını verir. Babası hocalık ve bağcılıkla geçinen Veli Hoca'dır; Mahmud ilk dinî bilgilerini ondan aldı. On üç on dört yaşlarında babasını kaybetti ve bir süre başıboş bir hayat sürdü. Hâtun adında bir kızla evlendi; bu evlilikten Arif, Ahmet, Nefise ve Feride adlı çocukları oldu. Oğlu Arif de âşık olmuş ve Murûrî mahlasını kullanmıştır.
Halk arasında anlatılan bir rivayete göre Mahmud, Tokat'ta kutsal sayılan Gıjgıj tepesinde saz çalarken gaipten bir tekmeyle dağdan yuvarlanmış, ertesi gün çarşıda bir kahvede saz çalan Erzurumlu Emrah'ın sesine kapılmış; Emrah onu "Nûrî" diye yanına çağırmış ve o günden sonra Mahmud Emrah'ın çırağı olmuştur. Bu rivayet, âşık geleneğinde ustadan mahlas almanın bir anlatısıdır ve tarihî bir olay gibi okunmamalıdır. Nûrî Emrah koluna mensup bir âşık olarak Sivas, Çankırı, Çorum, Ordu, Giresun ve Samsun'u dolaştı. En çok bilgi Çankırı'daki faaliyetleri hakkındadır: Yapraklı'daki panayıra birkaç kez çıraklarıyla geldi, Çankırılı şairler Zahmî, Bezmî ve Yesârî ile şiir sohbetlerinde bulundu. Oğlu Arif'in yanı sıra Ceyhûnî, Tıflî, Enverî ve Gayretî gibi çıraklar yetiştirdi.
Ölüm tarihi de tartışmalıdır: Ahmet Talat'a göre 1882'de, Zeki Oral'a göre 1884'te Samsun'da öldü. Mezarı Şeyh Kutbeddin türbesi civarındadır. Ölümü sırasında yanında bulunan çırağı Zileli Ceyhûnî, eşyalarını Tokat'taki ailesine teslim etmiştir.
Amasya ile Bağı
Akman'ın maddesi, Nûrî'nin gezdiği yerler arasında Amasya'yı da sayar ve onun orada bulunduğu yılların 1863'ten sonra olması gerektiğini söyler. Bu tarihlendirme Ziya Paşa'ya dayanır: Paşa'nın Amasya mutasarrıflığı 1863-1865 yıllarına düşer ve madde, onun valiliği sırasında Çankırı Yapraklı'daki panayıra benzer bir panayırı Amasya'da düzenleyip orada bulunan âşık ve şairleri taltif ettiğini, bunların başında da Nûrî'nin geldiğini kaydeder. Ziya Paşa'nın Amasya yılları sitede Ziya Paşa: Amasya Mutasarrıflığı ve Tanzimat'ın Şairi yazısında anlatılmıştır.
Merzifon tarafındaki bağ da aynı yıllara düşer. Hakverdioğlu, Orhan Bilgin'in Merzifonlu iki şair üzerine 1992'de yayımladığı kitaba dayanarak, Ziya Paşa'nın dostu olan genç Merzifonlu şair Eyüb Sabrî'nin Tokatlı Nûrî'yi sık sık Merzifon'a davet edip onunla sohbet ve müşaere ettiğini aktarır. Sabrî 1866'da öldüğüne göre bu ziyaretler 1860'ların ilk yarısına aittir. Hakverdioğlu'nun Merzifon'da, Sabrî'nin edebî çevresinde derlendiğini düşündüğü Merzifon Cönkü'nde Nûrî'nin otuz altı şiirle ilk sırada yer alması, bu ziyaretlerin kasabanın şiir zevkinde bıraktığı izin somut bir göstergesidir.
Şiiri
Nûrî'nin ümmî bir âşık olduğu söylenir, ancak şiirleri az çok bir öğrenim gördüğünü gösterir. Hece ölçülü şiirlerinde on birli ölçüyü ve sade bir dili kullanır; konuları aşk, tabiat, vefasızlık ve hayattan şikâyettir. Akman'a göre heceli şiirlerinde aruzlu şiirlerine göre daha rahat bir söyleyişe sahiptir. Aruzla dîvân, kalenderî, semâ‘î, selis, satranç, murabba, muhammes, müseddes, mersiye, bahariyye ve ramazaniyye gibi türlerde şiirler söylemiş; Fuzûlî'nin etkisi şiirinde açıkça görülür. Tarih düşürmede de başarılıdır: ustası Emrah'ın ölümüne düştüğü "Nûrî ne güzel söylemiş üstâdına rahmet" mısraı bunun bilinen örneğidir. Kendi yazdığı ya da yazdırdığı bir divanının bulunduğu bilinir, ancak bu divan kayıptır. Şiirleri ölümünden yaklaşık elli yıl sonra Ahmet Talat Onay ve Zeki Oral tarafından cönk, mecmua ve halk ağzından toplanmıştır. Erzurumlu Emrah'ın şiirlerinin büyük kısmını bir yazmada toplayan da Nûrî'dir.
Merzifon Cönkü'nde Nûrî adına on sekizi hece ölçüsüyle yazılmış koşma, on sekizi aruzla yazılmış toplam otuz altı şiir vardır. Aruzlu şiirler arasında dîvânlar, kalenderîler, semâ‘îler, bir gazel, bir satrancî, Hakverdioğlu'nun "düstûr" dediği nakaratlı bir bent ve Hz. Muhammed'i öven müseddes bir semâ‘î bulunur. Makale bu şiirlerin yalnız ilk nazım birimlerini yayımlamıştır; yalnız "Devrine aldanma sen bu dünyânıň" koşmasının ilk iki dizesiyle son dörtlüğü birlikte verilmiştir. Hakverdioğlu aruzlu şiirlerden beşinin Ahmet Talat'ın Tokatlı Nûrî kitabındaki yerini de göstermiştir. Cönkteki her şiirin ilk birimi, özgün metni, günümüz Türkçesiyle aktarımı ve yorumuyla bu kategoride ayrı bir sayfada verilmiştir.
Kaynakların Durumu
Nûrî'nin şiirlerini kesin olarak ayırmak kolay değildir. Akman, cönk ve mecmualarda Nûrî mahlaslı çok sayıda şiir bulunduğunu, ancak Tosyalı, İskilipli, Çankırılı ve Ilgazlı Nûrîler ile Kasabalı Dülekzâde Mehmet Nûrî gibi aynı mahlası kullanan başka şairler olduğu için bunlara ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini yazar. Ayrıca ustasının şiirlerine yazdığı nazireler yüzünden otuz dokuz şiir kaynaklarda hem Emrah hem de Nûrî adına kayıtlıdır. Merzifon Cönkü'ndeki Nûrî şiirlerinden on üçü, redifleriyle bu ortak şiirler listesindekilerle örtüşür: "şimden gerü", "kader mi böyle", "ne çare", "bensiz yâr", "baş eğri", "âbâd olaydı", "teselli kaldı", "geç efendim geç", "garib garib", "canım efendim", "canımı yakma", "zevki var" ve "mahalim yok". Cönk bu şiirlerin hepsini Nûrî'ye verir; bu kayıt, en azından XIX. yüzyıl Merzifon'unda bu şiirlerin Nûrî'nin sözü olarak bilindiğini gösterir. Makalenin kaynakçasında Ahmet Talat'ın kitabı 1993 tarihli görünür; metin içindeki göndermelerde ve Akman'ın maddesinde ise kitabın tarihi 1933'tür.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Metin Hakverdioğlu, "Merzifon Cönkü", idil, 8(57), 2019, s. 543-550. https://www.idildergisi.com/makale/pdf/1552911669.pdf
- Nurettin Albayrak, "Erzurumlu Emrah", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 11, İstanbul 1995. https://islamansiklopedisi.org.tr/erzurumlu-emrah
Kitaplar
- Eyüp Akman, "Nûrî, Tokatlı", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2013. https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/nuri-tokatli
- Ahmet Talat Onay, Âşık Tokatlı Nûrî, Çankırı 1933 (Akman 2013 ve Hakverdioğlu 2019 aktarımıyla).
Çevrimiçi kaynaklar






