Özgün Metin

Dilde sebük-i aşk-ı Hüdâ-dâd gerektir
Beyhûde bahâ na’ra-yı Hüdhüde değildir

Günümüz Türkçesiyle

1. Gönülde Allah vergisi bir aşkın hafifliği (ya da yolu) gerekir; Hüdhüd'ün çığlığına boşuna değer verilmemiştir. (Beyitteki iki kelimenin okunuşu kesin değildir; yorumda.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Hüsameddin'in seçtiği parçaların sonuncusu olan bu beyit, metindeki okuma güçlükleri yüzünden en çok çekinceyle anlaşılması gereken parçadır. İlk mısradaki "sebük" kelimesi Farsçada hafif, çevik demektir; "aşkın hafifliği" anlamca zorlamalı göründüğü için kelimenin "sülûk", yani tarikat yolunda yürüyüş, ya da "sebk", üslup, gibi bir kelimenin yanlış okunmuş ya da dizilmiş biçimi olması mümkündür. Hangisinin doğru olduğu e-kitaptaki metinle belirlenemedi.

İkinci mısra Hüdhüd'e, Kur'ân'da Hz. Süleyman'a Sebe' melikesinin haberini getiren ve tasavvuf edebiyatında, özellikle Attâr'ın Mantıku't-tayr'ında, kuşlara yol gösteren kılavuz olarak bilinen kuşa gönderme yapar. Hüdhüd'ün çığlığına boşuna değer biçilmemiştir, çünkü o Allah'ın haberini taşır. "Hüdâ" ile "Hüdhüd" arasında bir ses yakınlığı da kurulur.

Mısradaki "bahâ" kelimesi değer, paha anlamında okunmuştur. Bununla birlikte, şairin adının Bahâeddîn olması bu kelimenin bir mahlas olabileceğini de düşündürür; o durumda beyit bir gazelin son beyti, maktaı olurdu ve mısra "Bahâ, Hüdhüd'ün çığlığı boşuna değildir" diye okunabilirdi. Hüsameddin şairin bir mahlas kullandığını söylemez; bu ihtimal bir tahminden öteye geçmiyor.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar