Bahâeddîn Mehmed Efendi, XIX. yüzyılın ikinci yarısında Kafkasya'dan Amasya'ya göç eden Şirvânî âlimlerinden birinin oğludur. Üç yaşında Amasya'ya gelmiş, orada okumuş, Nakşbendî-Hâlidî şeyhi Mîr Hamza Nigârî'ye intisap etmiş, ömrünün sonuna kadar Amasya'da ders vermiştir. Hüsameddin, Amasya Tarihi'nin yedinci cildinde onu, kendi çağdaşı olan ve hâlâ yaşayan biri olarak anlatır; Türkçe ve Farsça birer divanı ve küçük bir manzum hilyesi olduğunu söyler ve divanından beyitler seçer. Hakkında bilinenlerin hemen hepsi bu tek maddeden gelir; divanı yayımlanmamıştır ve bugün nerede bulunduğu bilinmiyor.

Hüsameddin'in Anlatısı

Karabağ eyâleti muzâfâtından Dehne kasabası ulemâsından olup Amasya'da 1284'de vefât eden Siraceddîn Mehmed Efendi bin eş-Şeyh Mehmed bin İsrâfil mahdûmudur. Dehne'de 1278 senesi rebîülevvelinde doğdu. 1281 senesi recebinde üç yaşında iken pederiyle Amasya'ya geldi. Amasya Mekteb-i rüşdiyesinde mukaddimât-ı ulûmu görüp Şirvânî Mîr Hasan Efendi'nin halka-i tedrîsine mülâzemet ederek ikmâl-i tahsîl edib 1300'de icâzetnâme aldı. Hâlidiyye meşâyih-i kirâmından Karabâğî el-Hâc Mîr Hamza Nigârî Efendi'ye inâbe ederek bir müddet zikr ü ibâdetle iştiğâl etdi. 1304 senesi muharreminde şeyh-i müşârün-ileyhin irtihâline binâen tarîk-i tedrîse sülûk edib talebe-i ulûma takrîr-i metâlib-i ilmiyye ederek icâzet verdi. Bu esnâda ıslâh-ı medâris ve evkâf komisyonlarına a'zâ olarak temâyüz etdi. 1332'de Amasya'da açılan sultânî mektebine beş yüz kuruş maaş ile Edebiyât-ı Farîsiyye mu'allimi ve 1340'da Amasya vilâyet oldukda encümen-i vilâyet a'zâsı olup 1346'daki intihâbda mevki'ini muhâfaza etdi.

Günümüz Türkçesiyle: Bahâeddîn Mehmed Efendi, Karabağ eyaletine bağlı Dehne kasabasının bilginlerinden olup 1284 (1867-68) yılında Amasya'da ölen Sirâceddîn Mehmed Efendi'nin oğludur; dedesi Şeyh Mehmed, onun babası İsrâfil'dir. 1278 yılının rebiülevvel ayında (Eylül-Ekim 1861) Dehne'de doğmuş, 1281 yılının receb ayında (Aralık 1864) üç yaşında iken babasıyla Amasya'ya gelmiştir. Amasya Rüştiyesi'nde ilk bilgileri almış, Şirvânî Mîr Hasan Efendi'nin derslerine devam ederek tahsilini tamamlamış ve 1300 (1882-83) yılında icazet almıştır. Hâlidiyye şeyhlerinden Karabağlı Hacı Mîr Hamza Nigârî Efendi'ye bağlanmış, bir süre zikir ve ibadetle meşgul olmuştur. Şeyhi 1304 yılının muharrem ayında (Ekim 1886) ölünce ders verme yoluna girmiş, talebe yetiştirip icazet vermiştir. Bu sırada medreseleri ıslah ve vakıf komisyonlarında üye olarak öne çıkmıştır. 1332 yılında Amasya'da açılan sultaniye beş yüz kuruş maaşla Farsça edebiyat öğretmeni olmuş, 1340'ta Amasya vilayet olunca vilayet encümeni üyeliğine seçilmiş ve 1346'daki seçimde yerini korumuştur.

Hüsameddin onu bilgili, Arap ve Fars edebiyatlarını bilen, şiiri ve nesri güzel, zeki, yumuşak huylu, vefalı, doğru sözlü, tarih ve sohbet bilgisi geniş, vatansever biri olarak niteler; meşrebinin Hamzavî, yani Nigârî yolunda olduğunu ve Hanefî mezhebinden bulunduğunu belirtir. Oğlu Nûreddîn Ahmed Efendi, kardeşi Mehmed Efendi ve yeğeni Sirâceddîn Hâlid Efendi'dir. Maddenin özgün metni sitemizde Bahâeddîn Mehmed Efendi-Şirvânî başlığı altındadır.

Amasya'daki Şirvânîler ve Nigârî Çevresi

Bahâeddîn Mehmed Efendi'nin ailesi, XIX. yüzyılda Kafkasya'dan Amasya'ya gelen Şirvânî ve Karabağlı âlimler arasındadır. Hakverdioğlu'na göre bu göçün en önemli sebebi, Amasya'ya yerleşen Nakşbendî-Hâlidî şeyhi İsmail Sirâceddîn Şirvânî'dir; onun çevresine yüzlerce âlim ve binlerce Azerbaycan Türkü gelmiştir. Metin Hakverdioğlu'nun Amasya'daki Şirvânîler üzerine çalışması, Hüsameddin'in kitabında Şirvan ile bağı açıkça kurulan şairleri bir tabloda toplar ve Bahâeddîn Mehmed Efendi'yi de bu şairler arasında sayar. Aynı çalışma, Mîr Hamza Nigârî'nin etkisinde kalan şairler arasında bir "Hoca Bahaeddin Efendi"nin adını da verir; bunun bizim şairimiz olması, Nigârî'ye intisabı ve hocalığı düşünülünce akla yakındır, ama kaynak iki kaydı birbirine bağlamaz. Şeyhi Nigârî'nin hayatı ve şiiri için sitemizdeki Nigârî (Seyyid Mîr Hamza) yazısına bakılabilir.

Hakverdioğlu, Bahâeddîn Mehmed Efendi'yi "şâirlik yönü zayıf bir şiir heveslisi" olarak değerlendirir. Hüsameddin'in "şi'r ü inşâsı güzel" övgüsünden ayrılan bu yargı, bugün elde yalnız birkaç beyit bulunduğu için genişletilemez.

Tarihler Üzerine

Hüsameddin'in maddesindeki son tarihler, 1332, 1340 ve 1346, hicrî mi yoksa rumî mi olduğu belirtilmeden verilmiştir. Hicrî sayılırsa bunlar 1914, 1921-22 ve 1927-28 yıllarına, rumî sayılırsa 1916, 1924 ve 1930 yıllarına düşer; Rumi takvimin 1926'da kaldırıldığı düşünülünce son tarih hicrî olmalıdır. Hangi hesapla okunursa okunsun, Bahâeddîn Mehmed Efendi 1920'lerin sonunda hâlâ yaşamaktadır ve Hüsameddin onu yaşayan biri olarak anlatır. Ölüm tarihi bilinmiyor.

Şiiri

Hüsameddin, Bahâeddîn Mehmed Efendi'nin Türkçe şiirlerinden oluşan bir divanı, bir Farsça divanı ve kısa bir kıta hâlinde manzum bir hilye-i nebeviyyesi olduğunu söyler. Bunların hiçbiri yayımlanmamıştır. Hüsameddin "dîvânından alınmışdır" diyerek beş parça verir: iki tek beyit, üç beyitlik ve iki beyitlik birer gazel parçası ve bir tek beyit daha. Beyitlerin hepsinde tasavvuf dili ağır basar; gönlün Allah'ın nazargâhı olması, nefsin terbiyesi, mürşidin yüzünü görmenin feyzi gibi Nakşbendî-Hâlidî çevresinin bilinen düşünceleri işlenir. Beş parçanın her biri bu kategoride kendi sayfasında okunabilir. Şairin ölüm tarihi bilinmediğinden şiirlerinin telif durumu kesin olarak belirlenemiyor; 1861'de doğmuş olması, 1956'dan önce ölmüş olmasını kuvvetle muhtemel kılar.

Kronoloji

1278 (1861): Karabağ'ın Dehne kasabasında doğar.

1281 (1864): Babasıyla Amasya'ya gelir.

1284 (1867-68): Babası Sirâceddîn Mehmed Efendi Amasya'da ölür.

1300 (1882-83): İcazet alır.

1304 (1886): Şeyhi Mîr Hamza Nigârî ölür; ders vermeye başlar.

1332: Amasya Sultanisi'nde Farsça edebiyat öğretmeni olur.

1340: Amasya vilayet encümeni üyesi olur.

1346: Seçimde encümen üyeliğini korur.

Kaynakça