"Damla düşmeyince göl bulanır mı?" İlahinin ortasındaki bu dize, Allah'ı ananları ayıplayanlara doğadan alınmış bir soruyla karşılık verir ve sözlerin bütünü üç beyitte bu savunmayı kurar. Hüseynî makamındaki eser, 5/8'lik aksak bir usulle okunur. Amasya'nın tanınmış kadın mevlidhanı Hacı Asiye Akbaş'tan derlenmiş, notası Fatih Koca'nın 2015 tarihli makalesinin eklerinde yayımlanmıştır; Koca'nın Akbaş'tan derlediği on bir eserlik listede üçüncü gelir.

Künye

  • Repertuvar no: yok; TRT repertuvarının Amasya listesinde yer almaz
  • Tür: ilahi (nota başlığı "Hüseyni İlahi - Bizi Kınamayın Hakkı Sevenler")
  • Yöre: Amasya (merkez)
  • Kaynak kişi: Hacı Asiye Akbaş (d. 1951), Ayşe Candaş'ın eşliğiyle
  • Derleyen: Osman Akbaş ve Fatih Koca
  • Notaya alan: Eren Köksal (gözden geçirerek)
  • Derleme tarihi: makalede verilmez; Koca'nın Akbaş'la görüşmesi 2013 Ramazan Bayramı'nda Amasya'da yapılmıştır
  • Makam: Hüseynî
  • Usul ve tempo: 5/8, dörtlük nota = 80
  • Söz ve müzik: anonim
  • Kaynak yayın: Koca 2015, liste s. 937, nota s. 941
  • Kaydın bulunduğu yer: yayında bildirilmez
  • Kaynak bağlantısı: Rast Müzikoloji Dergisi'ndeki makale; eserin TRT bağlantısı yoktur

Sözleri

Bizi kınamayın Hakkı sevenler
Kalbi boş değildir Allah diyenler
Damla düşmeyince göl bulanır mı ?
Rüzgar esmeyince dal sallanır mı ?
Dil allah demese Kalp uyanır mı ?
Allahı zikreden kul kınanır mı ?

Sözler notanın altında bu üç beyit hâlinde basılmıştır; yukarıda yazımlarına dokunulmamıştır. İlk beyit seslenişi kurar: ey Hakk'ı sevenler, bizi kınamayın; Allah diyenlerin kalbi boş değildir. Sonraki iki beyit hep aynı yapıda sorulardan oluşur. Göle damla düşmeden göl bulanmaz, rüzgâr esmeden dal sallanmaz; dil Allah demedikçe kalp uyanmaz. Son soru ilk beyitteki kınamaya geri döner: Allah'ı zikreden kul kınanır mı? Metinden çıkan anlam şu olabilir: dışarıdan görülen hareketin, zikrin, ardında bir sebep vardır ve o sebep kınanacak bir şey değildir. Kimin kimi kınadığı sözlerde açıkça söylenmez.

Hikâyesi

Akbaş'ın bu tür ilahileri nereden edindiğini makale kısaca anlatır. Koca'nın aktardığına göre Akbaş, Amasya'da sayısız evde mevlid ve mukabele okumuş, insanların arasında bulundukça duyduğu ilahileri de öğrenerek geniş bir dağarcık oluşturmuştur. Mevlid meclislerinde ilahiler meşk usulüyle, yani dinleyip tekrar ederek aktarıldığından yaşlı kadınlardan bilinmeyen birçok eser öğrenmiştir. Bu ilahinin Akbaş'a hangi meclisten, kimden geçtiği ayrıca belirtilmez; eserin yakılışı ve sözlerin sahibi de bilinmiyor, notada güfte de beste de anonim gösterilmiştir.

Müzikal Özellikleri

Beş zamanlı aksak ölçü, ilahiye ötekilerden belirgin biçimde ayrılan bir yürüyüş verir; dörtlük 80 olarak işaretlenmiştir. Notanın ilk dokuz ölçüsü iki beyti üst üste taşır: birinci satırda ilk beyit, ikinci satırda "Damla düşmeyince" diye başlayan beyit hecelenmiştir. Bu bölüm iki kez okunur ve iki ayrı bitişle kapanır; her iki bitişin üstünde "saz" yazılıdır, yani beyit sonlarında sözün sustuğu yerde çalgı kısa bir ara nağme çalar. Ardından "Dil Allah demese" ile başlayan son beyit, tekrarsız olarak on yedinci ölçüdeki "SON" işaretine kadar sürer. Donanımda fa diyez vardır ve ezgi La'da karar kılar; en tizde Mi, en pestte Sol sesi kullanılır.

Okuyanlar ve Kayıtlar

Akbaş, derlemeye esas olan okuyuşta yalnız değildi: makaleye göre ilahileri "yanında olan kızkardeşi Ayşe Candaş'ın iştirakiyle" okumuştur. Aynı makalenin bir önceki sayfası ise Candaş'ı Akbaş'ın ablası olarak anar ve Asiye Hanım'ın beş kardeşin en küçüğü olduğunu yazar; iki ifadeden ikincisi aile içindeki sırayla örtüşür. Amasya ilahilerinin ilk derlemelerini besteci Burhan Özbakır yapmış, bu eserler daha sonra Amasya İlahileri albümünde okunmuştur; "Bizi Kınamayın Hakkı Sevenler"in o albümde yer alıp almadığı bilinmiyor. Ezginin Akbaş kardeşlerin okuyuşundan başka belgelenmiş bir icrasına rastlanmadı. Akbaş'ın ilahileri dışında kalan Amasya ezgileri, türküsüyle uzun havasıyla ayrı bir yazıda, Yeşilırmak'ın Ezgisi başlığı altında toplanmıştır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar