Bu deyişin adı derleme fişinde ancak yarısıyla okunabiliyor. Baştaki kelimeler ve sondaki ayraç içindeki ek silinmiş, katalog bu boşlukları üç noktayla gösteriyor; geriye "Rast geldi bir mahbubu âlem" sözü kalıyor. Deyişi 5 Temmuz 1943'te Ezine bucağının Girap köyünden iki sazcı, Davut Aslan'la Mehmet İnan, konservatuvar heyetinin plağına birlikte okumuşlardır.
Künye
- Repertuvar no: yok; TRT repertuvarında Amasya yöresine kayıtlı değildir
- Kaynak kişiler: Davut Aslan (saz; doğum yılı fişte 1308; ziraatçi) ve Mehmet İnan (saz; doğum yılı fişte 1327; ziraatçi); ikisinin memleketi Amasya merkeze bağlı Ezine bucağı, Girap köyü
- Derleme yeri ve tarihi: Zigala (bugün Aydınca) köyü, 5 Temmuz 1943; yer adı katalogda köşeli ayraç içindedir, yani katalogcunun düzeltmesidir
- Derleyen: Ankara Devlet Konservatuvarı derleme heyeti (Halil Bedii Yönetken, Muzaffer Sarısözen, teknisyen Rıza Yetişen)
- Tür: deyiş
- Makam, usul: fişte yok
- Söz ve müzik: anonim; başlığın okunabilen kısmında âşık adı geçmez
- Kaynak yayın: Celal Volkan Kaya, Ankara Devlet Konservatuvarı'nın Halk Müziği Alan Araştırmaları Kataloğu (İTÜ, 2014), sıra 3598
- Arşivdeki yeri: eski Ankara Devlet Konservatuvarı Folklor Arşivi, plak 1109/B-1
- Bağlantı: TRT kaydı yoktur; künye Kaya kataloğunun tam metninde
Sözleri
… Rast geldi bir mahbubu âlem (…)
"Rast gelmek" karşılaşmak, "mahbub-ı âlem" de âlemin sevgilisi, herkesin beğendiği güzel demektir; okunabilen parça "âlemin sevgilisine rastladı" ya da "rastladım" diye anlaşılabilir, öznesi silik kısımda kalmıştır. Kaya, fişlerin silikliği yüzünden okunamayan bilgileri üç noktayla işaretlediğini yazar. Kataloğun dayandığı kâğıtlar, TRT'nin 1970'lerde Nida Tüfekçi ile Yücel Paşmakçı'nın gözetiminde çoğalttığı fiş kopyalarıdır ve bu kopyaların bir kısmında mürekkep zamanla uçmuştur. Kaya ayrıca listelerine eserlerin sözlerini almadığını baştan bildirir. Bu yüzden deyişin bütün metni hiçbir yayında yok; sesi ise 1109 numaralı plağın B yüzünü açar. Eski Folklor Arşivi'nin plakları bugün Hacettepe Üniversitesi'nin konservatuvarındadır ve arşiv araştırmacıya kapalıdır.
Hikâyesi
Âşık edebiyatı ürünlerinde fişin "parçanın adı" kısmına çoğu zaman âşığın adı yazılmış, yazılmayan yerde Kaya mahlasa bakarak adı kendisi eklemiştir. Bu fişte okunabilen kısımda böyle bir ad yok; silinen baş kısımda bir âşık adı bulunup bulunmadığı ise artık anlaşılamaz. Deyişin hangi vesileyle söylendiğine dair bir anlatı da kayda geçmemiştir.
Müzikal Özellikleri
İki okuyucu da kayıtta saz kullanmıştır; fiş, sesi hangisinin taşıdığını ya da iki sazın birlikte mi çaldığını ayırmaz, makamı ve usulü de vermez. Plaktaki yeri ise açıktır. A yüzünün son kaydı ikilinin Garip'ten okuduğu mersiyedir; bu deyiş B yüzünün başına alınmış, hemen ardından yine aynı ikilinin "Cemal: Şen olasın Ürgüp dumanın gitmez" türküsü gelmiştir. Kaya'nın icracı listesi iki adamın doğum yıllarını fişteki gibi bırakır: 1308 ve 1327. Fişlerde doğum yılı çoğunlukla Rumî takvimle yazılır; öyle okunursa Davut Aslan 1892-1893, Mehmet İnan 1911-1912 doğumludur.
Okuyanlar ve Kayıtlar
Giraplı ikilinin o gün söylediklerinden birkaçı sonradan TRT repertuvarına geçmiştir: Garip'ten okunan mersiye ve Molla Mustafa ile oğlu üzerine söylenen ağıt bunlardandır. Plakta bu deyişi izleyen Cemal ile ikilinin bir sonraki plağa okuduğu Keklik de kendi sayfalarında anlatılır. Yarım kalmış başlığıyla bu deyişin ise 1943 kaydından başka bir icrası yoktur. Zigala ile ilin öbür köylerinden derlenen ezgilerin toplu dökümünü Yeşilırmak'ın Ezgisi verir.
Kaynakça
- Celal Volkan Kaya, Ankara Devlet Konservatuvarı'nın Halk Müziği Alan Araştırmaları Kataloğu, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi, 2014, s. 1, 15, 39-42, 226, 406, 455, 709-710. https://polen.itu.edu.tr/items/5c1646fa-5b7d-45fb-9585-e92fc717de0b
Çevrimiçi kaynaklar






