Ankaralıdır. Alî’nin oğludur. Gençliğinde Amasya’ya [55] gelip Iydîzâde Hacı Âkif, Lâz İbrâhim Efendilerden ikmâl-i tahsîl ederek Gümüş kasabasında tavattun ve te’ehhül ederek ders-i âm oldu. Yıllarca tedrîs-i ulûm ederek iştihâr edib 1178’de Halîl Paşa müderrisi ve ba’dehû Gümüş müftüsü oldu.
Ancak Gümüş a’yânı Hacı Ebûbekir Ağa’nın nüfûzuyla 1190’da tedrîs ve iftâdan azledilip Müftüzâde Osmân Efendi müderris ve müftü olmuştu. 1191’de sânîyen müftü ve Halîl Paşa müderrisi olduysa da 1192’de yine azledilip 1197’de üçüncü def’a müftü ve Halîl Paşa müderrisi oldu.
Bu def’asında a’yân ve halkın teveccühâtını kazanmış olduğundan on yedi yıl mevki’ini muhâfaza edib 1215 senesi şevvâlinde dâr-ı bekâya rihlet etdi. Âlim, kâmil, fakîh, halûk, gayet müteşerri’ ve musinn bir zât idi. Mahdûmu el-Hâc Alî Efendi “Ankaralızâde” demekle meşhûr olup müderris ve müftü oldu.