Hocası onu "Fâzıl" diye çağırırdı. Ayntâbîzâde es-Seyyid Abdullah Efendi, XVIII. yüzyıl ortasında Amasya'da çok sayıda öğrenci yetiştiren âlim Îdîzâde Âkif Mustafa Efendi'nin gözde talebesiydi; 1172'de (1758-59) Hızır Paşa Medresesi'ne müderris oldu, ardından kasabalarda kadılık yaptı ve 1173 yılının son aylarında (1760) Zile kadılığından azledilmiş olarak öldü. Amasya Tarihi'nin yazarı onu "fâzıl, edîb, şâir" sıfatlarıyla kaydeder, fakat tek bir beytini bile aktarmaz.

Amasya Tarihi'ndeki Maddesi

On ikinci ciltteki Abdullah Efendi-Ayntâbîzâde es-Seyyid maddesinin tamamı şöyledir:

Esbak Amasya müftüsü ve Hüseyniyye müderrisi Ayntâbî el-Hâc Kara Osmân Efendi'nin oğludur. Allâme Iydîzâde Hacı Âkif Mustafa Efendi'nin halka-i tedrîsine mülâzemet ederek ikmâl-i tahsîl edib ders-i âm ve yıllarca ders okutup be-nâm oldu. Akl ü zekâsı ile üstâdının teveccühünü kazandığından ulemânın gözdesi olup 1172 senesinde Hızır Paşa müderrisi oldu. Ba'dehû ba'zı kasabâta kadı olup Zile'den ma'zûl olduğu hâlde 1173 senesi evâhirinde vefât etdi. Meşâhîr-i ulemâdan fâzıl, edîb, şâir bir zât idi. Üstâdı kendisine "Fâzıl" demişdi.

Bugünkü dille: Eski Amasya müftüsü ve Hüseyniyye Medresesi müderrisi Ayıntaplı Hacı Kara Osman Efendi'nin oğludur. Büyük âlim Îdîzâde Hacı Âkif Mustafa Efendi'nin ders halkasına devam ederek öğrenimini tamamladı, ders-i âm oldu ve yıllarca ders okutarak tanındı. Aklı ve zekâsıyla hocasının sevgisini kazandığı için âlimlerin gözdesi oldu ve 1172 yılında Hızır Paşa Medresesi'ne müderris tayin edildi. Daha sonra bazı kasabalarda kadılık yaptı ve Zile kadılığından azledilmiş olarak 1173 yılının sonlarında öldü. Tanınmış âlimlerden, erdemli, edip ve şair bir kişiydi. Hocası ona "Fâzıl" derdi.

Hayatı

Abdullah Efendi bir müftü evinde doğdu. Babası Kara Osman Efendi'nin lakabı, ailenin Ayıntap'tan (bugünkü Gaziantep) gelmiş olduğunu gösterir. Osman Efendi Amasya'da müftülük etmiş, Hüseyniyye Medresesi'nde ders vermişti. Hüsameddin'in başka bir maddesinde, Sultan Bayezid Camii'nde kırk yıldan fazla ders okutan Laz Hoca Hacı İbrâhim Efendi'nin icazet aldığı hocalar arasında da adı geçer. Oğlunun "es-Seyyid" unvanı, ailenin Hz. Peygamber soyundan sayıldığını bildirir.

Öğreniminin asıl adresi ise Îdîzâde Âkif Mustafa Efendi oldu. Koca Müftü diye anılan, kırk beş yıl ders okutan ve kendisi de divan sahibi bir şair olan Âkif Efendi'nin halkasından o kuşağın pek çok Amasyalı müderrisi ve kadısı çıkmıştır. Abdullah Efendi bu halkada hocasının teveccühünü öyle kazandı ki Âkif Efendi ona "Fâzıl" demeye başladı. Kelime "erdemli, bilgin" anlamına gelir. Hüsameddin bunu bir lakap gibi anlatır. Hakverdioğlu ise Amasya Tarihi'ndeki şairleri sıralarken adın yanına parantez içinde "Fâzıl" yazarak onu şairin mahlası kabul eder. Hocanın verdiği adın talebe tarafından mahlas olarak kullanılması divan geleneğinde görülen bir durumdur, fakat Abdullah Efendi'nin bu adla şiir imzaladığını gösteren bir beyit elimizde bulunmuyor.

1172'de müderris olduğu Hızır Paşa Medresesi, Hayreddin Hızır Paşa'nın XV. yüzyılda yaptırdığı medreseydi. Abdullah Efendi orada uzun kalmadı. Kadılık yoluna geçti, birkaç kasabada görev yaptı ve Zile kadılığından azledildiği sırada, 1173 yılının son aylarında öldü. Hocası Âkif Efendi de aynı yılın Receb ayında, Mart 1760'ta ölmüştü. Talebe hocasından ancak birkaç ay sonra vefat etmiş olur. Doğum tarihi bilinmediği için kaç yaşında öldüğü hesaplanamaz.

Talebesi

Abdullah Efendi'nin ders halkasından en az bir âlim çıktığı biliniyor. Halfet Gâzi müderrisi Hâfız Ahmed Efendi'nin oğlu Karamânîzâde es-Seyyid Abdullah Efendi, Hüsameddin'e göre babasından ve "Ayntâbîzâde es-Seyyid Abdullah Efendi'den" okumuş, 1189'da Halfet Gâzi Medresesi müderrisliğinin yarısına getirilmiş ve 1215'te ölmüştür. Ayntâbîzâde'nin kısa müderrislik ve kadılık hayatından geriye kalan iz, bu talebenin kaydında görünür.

Şiiri

Şiirlerine ulaşılamamıştır. Maddedeki "şâir" sıfatından başka elde bir şey yok; ne bir divanı ne de mecmualara geçmiş bir manzumesi biliniyor. İleride "Fâzıl" mahlaslı bir şiir çıkarsa, bu mahlası kullanan Osmanlı şairi pek çok olduğu için onun olup olmadığı ayrıca sınanmalıdır.

Kronoloji

1172 (1758-59): Hızır Paşa Medresesi müderrisi olur.

24 Receb 1173 (Mart 1760): Hocası Îdîzâde Âkif Mustafa Efendi ölür.

1173 sonları (1760): Zile kadılığından azledilmiş olarak ölür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar