Amasyalıdır. Mevâlîden ve Amasyalı mâbeynci Hasan Efendi’nin dâmâdı olan Dokuz Mehmed Efendi bin Hüseyin Efendi bin Alî Çelebi bin Muhyiddîn Mehmed Çelebi bin Mevlânâ Abdî-i Amâsî mahdûmu ve Şeyhî Mehmed Efendi’nin birâderidir. Bunlara “Abdîzâdeler” denirdi. [110]
Vâlidesinin pederi Hasan Efendi Sokullu Mehmed Paşa’nın da’vetiyle İstanbul’a gidip evlâdına mu’allim olduktan sonra pederiyle beraber İstanbul’a gitdi. Ceddi Amasyalı olan Ahîzâde Abdülhalîm Efendi’nin dârü’l-ifâdesinde tahsîl-i ma’ârif ederek 991’de üstâdı Hâkâniye-i Vefâ müderrisliğinde mu’îd ve mülâzimi oldu.
Ba’dehû devr-i medâris ederek kırkdan ma’zûl iken 1013 ramazânında Zekeriyyâ Efendi, 1019’da Unkapanı, 1020 ramazânında Soğukkuyu, 1023 ramazânında Hâkâniyye-i Vefâ, 1024 cumâdelûlâsında Sahn Medreseleri’ne sırasıyla müderris oldu.
1024 ramazânında Sofya mollası oldu. 1025 şa’bânında Bosna kazâsına tahvîl edildiğinden isti’fâ eyledi. 1027 ramazânında İzmir mollası olup 1028 recebinde Manisa’ya tahvîl edildiyse de kabûl etmediğinden yerinde ibkâ ve zilka’desinde azledildi.
1033 şa’bânında Kudüs mollası olduğu hâlde bir ay sonra ikinci def’a İzmir mollası olup 1034 recebinde azledildi. 1037 zilhiccesinde Yenişehir [112] mollası olup 1038 şevvâlinde azledildi. 1040 recebinde dâr-ı bekâya rihlet etdi. Sâhib-i ilm ü irfân, sâfî-dil, akîdesi nezîh, esîr-i sohbet-i yarân, halûk, güşâî idi. Kendine mahsûs letâ’if-i nikâtı var idi.