İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar

(Başlıksız giriş)

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 627–628 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Amasya Târihi
Dördüncü Cildin Bakiyyesi
Amasya Tarihi Mü'ellifi
Abdi Oğlu Hüsâmeddin Yasar
Her Hakkı Mü'ellifindir
İstanbul
Aydınlık Basımevi
1935

Büyük Türk ırkını ve dilini dirilten Cumhurbaşkanımız ulu önderimiz Kemal Atatürk'ün ve Başbakanımız kutlu İsmet İnönü'nün takdîrlerini gören Amasya Târîhi, işbu dördüncü cildin bakiyyesini basdırmakda önemli himmetleri geçen Amasya İlbayı Kadri ve Halk Partisi başkanı Veysi Bey Oğlu Bay Sıdkı ile ilbaylık dâ'imî encümeni üyelerine teşekkürlerini sunar. [3]

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasya Tarihi
Dördüncü Cildin Kalan Kısmı
Amasya Tarihi'nin yazarı
Abdî Oğlu Hüsâmeddin Yasar
Bütün hakları yazarına aittir
İstanbul
Aydınlık Basımevi
1935

Büyük Türk ırkını ve dilini yeniden dirilten Cumhurbaşkanımız, ulu önderimiz Kemal Atatürk'ün ve Başbakanımız, kutlu İsmet İnönü'nün beğenisini kazanan Amasya Tarihi; bu dördüncü cildin kalan kısmını bastırmakta önemli emekleri geçen Amasya Valisi (İlbayı) Kadri'ye, Halk Partisi başkanı Veysi Bey oğlu Bay Sıdkı'ya ve vilayet daimî encümeni üyelerine teşekkürlerini sunar.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • bakiyye: kalan kısım, artakalan
  • mü'ellif: yazar
  • himmet: emek, yardım, destek
  • ilbay: vali; 1930'larda dilde Türkçeleştirme akımı sırasında "vali" yerine önerilen söz
  • ilbaylık dâimî encümeni: vilayetin sürekli kurulu, bugünkü il encümeninin karşılığı

Bir Ara Cildin Hikâyesi

Hüseyin Hüsâmeddin'in on iki cilt olarak tasarladığı Amasya Tarihi'nin ancak dört cildi yazarın sağlığında Osmanlı harfleriyle basılabildi: birinci cilt 1912'de, ikincisi 1914'te, üçüncüsü 1927'de, dördüncüsü 1928'de. Dördüncü cildin yarım kalan bölümü ise yedi yıl sonra, 1935'te İstanbul'da Aydınlık Basımevi'nde ve bu kez yeni Türk harfleriyle ayrı bir kitap olarak yayımlandı. Elimizdeki kısa metin işte bu kitabın iç kapağı ile teşekkür sayfasıdır. İki baskı arasındaki gecikmede harf devriminin payı olduğu, çünkü yazarın baskı hazırlıklarını devrimden önce Osmanlı harfleriyle başlatmış bulunduğu araştırmacılarca dile getirilir. Yazar 10 Şubat 1939'da İstanbul'da öldüğünde altıncı ilâ on ikinci ciltler el yazması hâlinde kalmış, beşinci cilt ise kaybolmuştu; beşinci cildin matbaada çıkan bir yangında yandığı rivayet edilir.

Bu bakiyye cildi, Hüsameddin'in elinden çıkıp yeni harflerle okura ulaşan tek parçadır. Kimi kaynaklarda dördüncü cilt ile bakiyyesinin birlikte 1017 [1608] ile 1099 [1688] arasını kapsadığı yazılır; oysa bu kitabın ilk maddesi olan Receb Paşa bahsi 1119 [1707] yılıyla açılır ve sonraki maddeler 1130'lu [1720'li] yıllara kadar iner. Yani bakiyye, dördüncü cildin kronolojisini XVIII. yüzyılın ilk çeyreğine kadar uzatmaktadır.

Teşekkür Edilen Kişiler

Teşekkürde adı geçen "İlbay Kadri", Amasya valilerinin resmî listesinde 1930-1935 yılları arasında görev yapmış olarak gösterilen Kadri Küçük'tür. Kitabın basımının Amasya vilayeti encümeninin maddi desteğiyle gerçekleştiği ve Vali Kadri Bey'in bu yardımda payı bulunduğu, eserin basım serüvenini inceleyen çalışmalarda da belirtilir. Önceki ciltlerde de benzer bir yol izlenmişti: üçüncü cilt eski vali Hilmi Bey, mebus İsmail Hakkı Bey ve vakıf yöneticilerinin, dördüncü cilt ise Vali Fâik Bey ile encümen üyelerinin katkısıyla basılmıştı.

"Veysi Bey oğlu Bay Sıdkı" ise Millî Mücadele yıllarından tanınan bir Amasyalıdır. Mustafa Kemal Paşa 12 Haziran 1919'da Amasya'ya geldiğinde onu karşılayan şehir ileri gelenleri arasında "Veysibeyzâde Sıtkı Bey" adı geçer; aynı kişi birkaç gün sonra müftü Tevfik Efendi başkanlığında kurulan Amasya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin üyeleri arasında da sayılır. Onun 1935'teki Halk Partisi il başkanlığına dair ayrı bir kayda başka kaynaklarda rastlanmadı; bu bilgi yalnız Hüsameddin'in teşekkür sayfasına dayanmaktadır.

Teşekkür cümlesinin dili de dikkat çekicidir. "İlbay", "ilbaylık", "Bay" gibi sözler 1930'ların ortasında, dilde yabancı kökenli kelimelerin yerine Türkçe karşılıklar konulmaya çalışıldığı dönemin izlerini taşır. Koyu bir Türkçü olarak tanınan ve Türk dili üzerine de eserler yazan Hüsameddin'in bu kelimeleri benimsemesi, kendi dil anlayışıyla da uyumludur.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

4. Cildin Bakiyyesi içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.