Amasyalıdır. 1122 senesi muharreminin gurresinde Amasya mutasarrıfı olup Sefer Ağazâde Mehmed Paşa kethüdâlığından türeyen Sarı Beyzâde Keskin İsmâ'il Ağa Amasya mütesellimi, Fazlızâde Hacı Alî Efendi baş a'yân ve Avkatlı İbrâhim Ağa da Amasya alaybeyi oldu.
Rebî'ulevvel sonlarında vüzerâdan Çerkes Mehmed Paşa Sivâs vâlîsi harbe me'mûr oldu. Amasya mutasarrıfı Kaya Alî Paşa gelip işe başladı. Rebî'ulâhirin on dokuzuncu günü fuzalâ-yı şu'arâ ve mevâlîden esbak Amasya müftüsü Bayram Iydî Efendi bin [9] Mustafâ Efendi bin Abdî Efendi Konya mollâsı olup giderken Eskişehir'de vefât etdi. Mahdûmları Âtıf Mehmed, Âkif Mustafâ, Râ'if Mehmed, Seyyid Abdurrahîm Efendiler de meşâhîr-i ulemâ ve şu'arâdan idiler.
Ancak şehir kethüdâsı ve nakîb kâ'im-makâmı Emîr Hacı Abdullatîf Ağa, mutasarrıfı kendisine imâle ve bayağı teshîr ederek sancak işlerini elde etdiğinden a'yân ve halkın şikâyetlerine bâ'is oldu. Bu yüzden mutasarrıf Kaya Alî Paşa cemâziyelâhirde azl edilip Amasya sancağı selefi Ahmed Paşa'ya verildi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. 1122 yılı Muharrem ayının ilk günü [Mart 1710] Amasya mutasarrıfı oldu. Sefer Ağazâde Mehmed Paşa'nın kâhyalığından yetişmiş olan Sarı Beyzâde Keskin İsmail Ağa Amasya mütesellimi, Fazlızâde Hacı Ali Efendi baş âyan, Avkatlı İbrahim Ağa da Amasya alaybeyi oldu.
Rebîülevvel ayının sonlarında vezirlerden Çerkes Mehmed Paşa, Sivas valisi olarak savaşla görevlendirildi. Amasya mutasarrıfı Kaya Ali Paşa gelip işe başladı. Rebîülâhir ayının on dokuzuncu günü, şair âlimlerden ve büyük kadılardan eski Amasya müftüsü Bayram Iydî Efendi bin Mustafa Efendi bin Abdî Efendi Konya mollası (kadısı) oldu, fakat görevine giderken Eskişehir'de öldü. Oğulları Âtıf Mehmed, Âkif Mustafa, Râif Mehmed ve Seyyid Abdurrahîm efendiler de ünlü âlim ve şairlerdendi.
Ancak şehir kethüdası ve nakîb kaymakamı Emîr Hacı Abdüllatif Ağa, mutasarrıfı kendi tarafına çekip âdeta avucuna alarak sancak işlerini ele geçirdiğinden, ileri gelenlerin ve halkın şikâyetlerine yol açtı. Bu yüzden mutasarrıf Kaya Ali Paşa Cemâziyelâhir ayında görevden alındı ve Amasya sancağı ondan önceki mutasarrıf Ahmed Paşa'ya verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- kethüdâlık: bir devlet adamının kâhyalığı, işlerini yürütme görevi
- türemek: yetişmek, yükselip çıkmak
- fuzalâ-yı şu'arâ: bilgin şairler
- mevâlî: büyük kadılık payesine ulaşmış âlimler
- mollâ: büyük şehir kadısı
- meşâhîr-i ulemâ: tanınmış âlimler
- imâle: bir tarafa meylettirme, kendine çekme
- teshîr: büyüleyip etki altına alma, avucuna alma
- bâ'is olmak: sebep olmak
Iydîzâdeler: Amasya'da Bir Âlim ve Şair Ailesi
Maddenin en kalıcı kaydı, yolda ölen eski müftü Bayram Efendi ile oğullarına dairdir. Bayram Efendi "Iydî" mahlasıyla şiir yazmış, divan sahibi bir şair ve Amasya'daki II. Bayezid Medresesi'nde müderrislik yapmış bilgin bir zattır. Ailenin "Iydîzâdeler" diye anılması onun mahlasından gelir. Oğullarından Âkif Mustafa Efendi, Türk edebiyatı biyografi sözlüklerinde ayrı bir madde olarak yer alır. Buna göre Âkif 1098 [1687] yılında Amasya'da doğmuş, Amasya müftülüğü yapmış, ömrünün sonlarında müftülükten çekilerek II. Bayezid Medresesi'nde ders vermiş ve 1173 [1759-60] yılında Amasya'da ölmüştür. Mürettep bir divanı ile Harîrî'nin Makâmât'ını örnek alarak yazdığı otuz iki makamdan oluşan Bedî'a adlı eseri vardır. Tezkireler onun hem âlimliğini hem şairliğini övmekte birleşir; Arapça ve Türkçe şiirde olduğu kadar nesirde de başarılı sayılmıştır. Kardeşi Âtıf da şair ve müderristir.
Burada küçük bir ad farkına dikkat etmek gerekir. Hüsameddin bu maddede Bayram Efendi'nin oğlunu "Âtıf Mehmed" diye anar; bakiyyenin ilerideki bir maddesinde ise aynı kişiyi "Iydîzâde şair Âtıf Ahmed Efendi" olarak verir. Edebiyat sözlükleri de "Âtıf Ahmed" adını kullanır. Bu durumda bu maddedeki "Mehmed" büyük ihtimalle bir yanlışlıktır. Ayrıca bir tezkire, Âkif'i "Iydîzâde" yerine "Abdîzâde" diye kaydeder; Hüsameddin'in verdiği soy zincirinde (Bayram Efendi bin Mustafa Efendi bin Abdî Efendi) bir Abdî Efendi'nin bulunması, bu iki adlandırmanın neden karıştığını açıklayabilir. Bayram Efendi'nin büyükbabası Abdî Efendi ile Hüsameddin'in kendi "Abdîzâde" soyu arasında bir bağ olup olmadığı ise bu maddeden anlaşılmamaktadır.
Mutasarrıf ile Âyan Arasında
Kaya Ali Paşa hakkında Hüsameddin'in verdiklerinden başka bir kayda rastlanmadı. Görevden alınış nedeni ise dönemin taşra yönetimini çok iyi özetler. Osmanlı taşrasında baş âyan, halk ile devlet arasında aracılık eden, vali ve kadının doğrudan muhatabı olan kişiydi. Âyanlık 1680'li yıllardan itibaren seçimle belirlenen, halktan mahzar, kadıdan ilam ve validen buyruldu alınmasını gerektiren bir makam hâline gelmişti. 1683'ten 1718'e kadar süren savaş ve mali buhran yıllarında vergi toplayan, devlete borç veren ve sefer ihtiyaçlarını karşılayan âyanın gücü hızla arttı. Bu bakiyyenin hemen her maddesinde görülen baş âyanlık, şehir kethüdalığı ve nakîb kaymakamlığı çekişmeleri, Amasya'da da bu güç mücadelesinin ne denli keskin olduğunu gösterir. Emîr Hacı Abdüllatif Ağa'nın mutasarrıfı etkisi altına alıp sancağı fiilen yönetmesi ve bunun bir valinin azline yol açması, merkezden atanan yöneticilerin yerel güç odakları karşısında ne kadar kırılgan kalabildiğini gösteren canlı bir örnektir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 629–629. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Kitaplar