Merzifonludur. Oranın ulemâsından Mevlânâ Mehmed Çelebi bin İvâz bin Mûsâ bin Murâd bin Osmân Merzifonî mahdûmudur. [540]
Amasya’da tahsîl-i ulûm edib ders-i âm oldu. Ba’dehû dâ’iyye-i tekemmül ile İstanbul’a gidip Mü’eyyedzâde Abdurrahmân Efendi’nin halka-i tedrîsine mülâzemetle andan iktisâb-ı fezâ’il etdi.
Ba’dehû müderris ve müşârün-ileyhe kâtib ve sadâretinde tezkireci olarak iştihâr etdi. 917’de üstâdının azli ve hânesinin yağması esnâsında kaçıp Merzifon’a geldi. Müşârün-ileyhin tekrar sadâret-i Rûmeli mesnedine geldikde Sultâniye-i Merzifon müderrisi oldu. 926 sâlinden sonra vefât etdi.
Meşâhîr-i ulemâdan fâzıl, usûl ü kelâmda mâhir idi. Üstâdının âsâr ü mü’ellefâtını yazıp “Risâle-i Âşûriyye” nâmiyle bir eser te’lîf etdi. Sülâle-i nesebiyye ve ilmiyyesini bu eserinde tespit etmişdi. Bu risâle mütâla’a-i güzâr-ı fakîr oldu. Mahdûmu eş-Şeyh Abdülğanî Efendi ricâl-i sûfiyye meşâhîrinden idi. Ganîzâdeler bunun evlâdıdır.