Molla Câmî-i meşhûrun hemşîrezâdesi olup Kutbeddîn Mehmed Câmî mahdûmudur. Molla Câmî’nin tavsiye-nâmesiyle Sultân Bâyezîd-i Sânî Amasya’da vâlî iken [81]geldi. Şehzâdesi Sultân Ahmed’e Fârisî mu’allimi nasb etdi.
886’da Şehzâde Sultân Ahmed Amasya vâlîsi oldukta kâtib-i dîvânı ve 896’da tevki’-i dîvânı, ya’nî nişâncı olarak nüfûz u i’tibâra nâ’il oldu. 904’de sâhib-i dîvân olan Tâceddîn Paşa’nın aleyhinde tezvîrâta kıyâm ederek Şehzâde Sultân’ın nüfûzuna mâlik olmak istedi.
905’de Tâceddîn Paşa’nın azline muvaffak oldu. Kendisine mu’ârız olan kâdı’l-kudât Ebu’s-Su’ûd Efendi’yi de azl etdirmiş olduğundan vezâretle sâhib-i dîvân olmasını gözlerken Abdullah Beyzâde Kâsım Paşa sâhib-i dîvân olduğunu müte’âkib kendisi de azl edildi.
Halefi olan hattât-ı meşhûr Fettahîzâde Ahmed Efendi kendisini müderrisliğe teşvîk ederek te’mîn ü tesliye itdiği esnâda merâkından müte’essiren vefât etdi. Fâzıl, şâir, edîb, hod-bîn olduğunu Münirî Efendi “Münşe’ât”ında zikr eder. Mahdûmu Basîrî Mehmed Çelebi’dir. Tâceddîn Paşa’nın vakfiyesi zeylinde “Ahmed bin Kutbeddîn el-Câmî et-Tevkî’î” diye imzâsı görüldü. [82]