Amasyalıdır. Amasya vâlîsi Şehzâde Sultân Mustafa gözdelerinden Keyvân Ağazâde Gonca Keyvân Bey bin Mustafa Bey bin Rüstem Bey bin Keyvân Ağa’nın mahdûmudur. Sultân Murâd-ı Sâlis’in Amasya valiliği esnâsında hüsn-i cemâline binâen Enderûn-ı Hümâyûn’a gönderdi.
Orada tefeyyüz ederek Sultân Murâd-ı Sâlis’in cülûsunda temâyüz edib 988’de rikâbdâr-ı şehriyârî oldu. Pâdişâhın kendisine teveccühü Sadr-ı a’zam Koca Sinan Paşa’yı [368] harekete getirdiğinden 990 senesi evâilinde Van beylerbeyi olarak taşraya gönderildi.
Ba’dehû Konya vâlîsi olup İstanbul’a takarrüb etdi. 997’de Sinan Paşa sânîyen sadrâzam oldukda Konya’dan azl edib açıkda bırakdı. 999’da Sinan Paşa sadâretden azl edildiğinden 1000’de Tımışvar beylerbeyi olup uzaklara atıldı. Burada bir müddet kaldı.
1004’de Belgrad muhâfızı olup, 1006 senesi şevvâlinde vezâretle Mısır vâlîsi oldu. Çünkü Sadr-ı a’zam İbrâhim Paşa ile Enderûnda refâkat ve aralarında muhabbet vardı. 1008’de Mısır’dan gelip kubbe-nîşîn olarak vüzerâ arasında temâyüz etdi.
1010 senesi rebîülevvelinde sadrâzam olan Yemişci Arnavut Hasan Paşa’nın istirkâbından dolayı 1011’de Tuna muhâfızı olarak İstanbul’dan uzaklaştırıldı. 1013’de Halîl Paşa’nın metrûkesi olan Fatıma Sultân binti Sultân Murâd-ı Sâlis kendisine tezvîc edilerek davet edilib vusûlünde sânîyen kubbe-nîşîn oldu. [369]
1014 senesi şâbânının on beşinde Sofu Sinan Paşa yerine kâ’im-makâm-ı sadâret olup üç mâh sonra Budin vâlîsi ve 1015 senesi evâilinde sânîyen Tuna muhâfızı oldu. Zevcesi Fatıma Sultân’ın Sultân Ahmed’e ricâsı üzerine 1016’da Üsküdâr muhâfızı olup geldi.
İki yıl kadar Üsküdâr’da Fatıma Sultân’ın sarayında ikâmet ederek 1018 senesi zilhiccesinde dâr-ı bekâya rihlet etdi. Meşâhîr-i vüzerâdan âkil, reşîd, muktedir bir zât idi. Mahdûmu İbrâhim Paşa ve kerîmesi Fatıma Sultân’dan doğan Ayşe Sultân olup dâmâdı sadr-ı esbak Bosnalı Hüsrev Paşa’dır.⁵⁴
Amasya’nın Şâmîce Mahallesi’nde âlî bir zâviye yaptırıb ba’zı kura ve mezârii bu tekkenin mesâlihine vakf etdi. Tekkenin önünde bir de çeşme yaptırıb Kara Kaya’da kâin menba’dan suyunu getirtti. Bu zaviyeden pek çok kibâr-ı ümmet icrâ-yı meşîhat etdi. El-yevm çeşmesi bakî ise de zâviyesi hâneye münkalib olmuşdur. Ba’zı meşâyıhı bulunub yazıldı. [370]