Amasyalıdır. Esbak kul kethüdâsı Amasyalı Hâce Alî Efendizâde Sâlih Ağa’nın oğludur. Gençliğinde Enderûn-ı hümâyûn mektebine girip orada tahsîl ve terbiye gördü. Sonra Birinci Sultân Mahmûd’a şehzâdeliğinde lâlâ olup 1143 rebîülevvelinde Sultân Mahmûd’un taht-ı Osmânîye cülûsunda Dergah-ı âlî kapıcılar [173] kethüdâsı oldu.

Sultân Mahmûd, bunun irfân ve terbiyesini beğendiğinden nüfûz ve ikbâli arttı. Sadr-ı a’zam olan zevâtın istirkâbını celb etdi. 1144 ramazânında sadr-ı a’zam olup zilka’desinde gelen Hekîmzâde Alî Paşa’ya bunun nüfûz ve ikbâli girân gelmişdi.

Bundan dolayı azl ü nefyini murâd ettiği hâlde muvaffak olamayacağını anladığından pâdişâhı iknâ ederek 1145’de Rûmeli Beylerbeyiliği pâyesiyle Îrân’a sefîr ve müte’âkıben Kars Beylerbeyi olup Îrân’a gitdi.

Avdet ederken Îrân seraskeri Köprülüzâde Abdullah Paşa ile görüşüp İstanbul’a geldiği esnâda serasker Abdullah Paşa’nın şehâdetiyle ordunun hezîmeti bunun güyâ Îrân ahvâline dâ’ir ba’zı ifşa’âtından orada hâsıl olan su’î-te’sîre haml edilerek sadr-ı a’zamın arz ve gadriyle 1147 zilhiccesinde i’dâm edildi. Âkil, müdebbir, ilm ü terbiyesi iyi idi. Mahdûmu tersâne ümerâsından Sâlih Paşa ve hafîdi Mehmed Nûri Bey’dir. [174]