Ayntâblıdır. Meşâhîr-i fuzalâdan Sivas müftüsü tefsîri Mehmed Efendi’nin halka-i tedrîsinde ikmâl-i tahsîl ederek Amasya’ya geldi. Burada Dâmâd Osmân ve Çorumlu Ahmed, Merzifonlu Mustafa Efendilerden istifâde ederek ders-i âm-ı meşhûr oldu. Birkaç def’a icâzet verdi. [175]
1141’de Hüseyin Ağa Medresesi müderrisi Kayyımzâde Hacı İsmâîl Efendi’nin vefâtı üzerine Hüseyin Ağa müderrisi ve 1147’de baş-a’yân ve 1149 saferinin evâ’ilinde müftü es-Seyyid Halîl Efendi’nin azli üzerine Amasya müftüsü oldu.
İki yıldan ziyâde makâm-ı iftâda fazl ü iktidârını gösterdi. 1151 senesi cumâdelûlâsında hasta olup cumâdelâhir evâ’ilinde dâr-ı na’îme irtihâl etdi. Hazreti Pîr İlyâs civârında medfûndur. Âlim, fâzıl, kâmil, ulûm-i şer’iyye ve Arabiyyede mâhir, kerîm, hânedân idi. Meşâhîr-i fuzalâdandır.
İçerişehir’de Mahmûd Çelebi Tekkesi ittisâlinde sekiz odadan ibâret bir medrese yaptırdı. Ba’zı emlâkini bu medresesi mesâlihine vakf ederek tevliyetini oğulları Mehmed, Abdullah Efendilere ve bunların ekber evlâdına şart etdi. Hüseyniye müderrisliği dahî oğullarına verildi. Bunlara “Ayntâblı Oğulları” dendi.
Hacı Mehmed Efendi 1165 zilka’desinde ve Hacı Abdullah Efendi 1166 şevvâlinde vefât etdi. Bunun mahdûmu Hâfız es-Seyyid Mustafa Efendi de Hüseyniye müderrisi olup 1164’de vefât etdi. Bunlar da ulemâdan idiler. [176]