Amasyalıdır. Esbak Amasya mütesellimi olup 1244’de şehîden vefât eden ıstabl-ı âmire pâyeli es-Seyyid el-Hâc Ali Ağa bin el-Hâc Ömer Çelebi bin el-Hâc Yûsuf Ağa’nın mahdûmudur. Tahsîl-i ilm ü kitâbet ederek Hâfız Ali Paşazâde el-Hâc Ahmed Mikdâd Paşa’ya dâmâd oldu. [14]
Ba’dehû ihtisâb kâtibi sonra sırasıyla ihtisâb ağası, zirâ’at müdürü, nüfûs nâzırı olup 1275’de tahrîrât müdürü oldu. Meşhûr mutasarrıf Ziyâ Paşa’ya kendisini fevka’l-âde sevdirdi. Fakat Paşa-yı müşârün-ileyhin 1282 senesi recebinde azlinden az sonra Gümüş ma’deni emîni olarak Amasya’dan kaldırıldı.
1285’de âzim-i Hicâz olup avdette meclis-i idâre a’zâsı oldu. 1288’de Şirvânîzâde Mehmed Rüşdü Paşa’ya refâkat edib İstanbul’a gitdi. Müşârün-ileyhin himmetiyle şehremâneti meclis a’zâsından olup 1295’de orada vefât etdi. Gâyet mü’eddeb, şâir, kâtib, zî-nüfûz u servet idi. Mahdûmları Ahmed Mikdâd, Ali Rızâ Beylerdir.
Diğer Amasya eşrâfından sandık emîni Yumuk Osmânzâde el-Hâc Mehmed Efendi’nin mahdûmu Râşid Mehmed Efendi de belediye meclisi a’zâsından iken 1312’de ve birâderi Abdullah Nûrî Efendi de 1314’de vefât etdi. Bunun oğlu Mehmed Efendi 1334’de harb-i umûmîde vefât eyledi. [15]