Amasyalıdır. Genç iken savt ü edâsı gâyet güzel, şûh-meşreb [460] olduğundan Amasya vâlîsi Şehzâde Sultân Mustafa’nın bezm-i hâssına dâhil olup hayli servet ü şöhret kazandı. Şehzâde-i müşârün-ileyhin 960 senesi şevvâlinde şehâdeti üzerine Müfessir Ahmed Efendi’nin halka-i tedrîsine mülâzemet ederek ondan mücâz ve ders-i âm oldu. Bakiyye-i tercemesi (cild 6, sahîfe 466’da) yazıldı. Oraya mürâca’at.