Amasyalıdır. Ulemâdan Müsevvid Ahmed Şükrü Efendi bin Hâfız Mehmed Efendi bin Yumuk Osmân Efendi bin Hâfız Hasan Efendi bin Mustafa Efendi bin İsmâ’îl Efendi bin Hâfız Hasan [57]Efendi’nin mahdûmudur. Cedd-i a’lâsı Hâfız Hasan Efendi ulemâdan olup Pervâne Bey câmii imâmı olduğu hâlde 1129’da vefât etmişdi.

1282’de Fethiye Mahallesi’nde doğdu. Meşâhîr-i ulemâdan Canikli Mehmed ve Şirvânî Abdullah Efendilerden tahsîl-i ulûm etdiği esnâda mahkeme-i şer’iyyeye girip zabt kâtibi ve 1303’de Hacı Îsâ Efendizâde Mehmed Nûrî Efendi’nin infisâline binâ’en şer’iyye başkâtibi oldu.

Bir taraftan pederinden fıkh u ferâ’iz görüp diğer taraftan Canikli Mehmed Efendi’nin halka-i tedrîsine mülâzemet ederek 1309’da mücâz ve 1312’de pederinin irtihâline binâ’en Sunkurlu medresesi müderrisi olup tedrîs-i ulûma germî verdi.

Bilâ-fâsıla yirmi yedi yıl başkitâbette ahkâm-ı şer’iyyenin nüfûzuna hizmet ve bu sâyede ihrâz-ı nüfûz u şöhret eyledi. Ancak hayli müddetten beri aleyhinde tekevvün eden isnâdâtı kendinin kibr ü gururu te’yîd eylediğinden 1330’da azl edildi. [58]

Fakat ortada sâbit olmuş bir cürm ü kabahati yoktu. Yalnız Amasya Meb’ûsu Köprülü Fâzıl Mehmed Ârif Efendi’ye karşı vaz’iyyet almış ve ba’zı hususâtta fırka-i ittihâdiyyeye muhâlefet etmişdi. Bu da o zamânlarda azle kâfî bir cürm olabilirdi.

Bu esnâda Ermeniler’in meşâhîr-i tüccârından Amasyalı İbranusyan İbrim Efendi tarafından Samsun’da muktedir ü nâfizü’l-kelim bir ticâret vekîlinin lüzûmu takdîr edilerek 1331’de ticâret vekîli olarak Samsun’a gitdi.

1334’de Harb-i umûmînin kızgın zamânlarında zâlim u hâ’in Ermeniler’in ocağı söndürülmüş, İbranusyan ticâret-hânesi kapatılmış olduğundan haylî istifâde ederek Amasya’ya avdet etdi.

1335’de Amasya müftüsü Köprülü Hacı Hâfız Mustafa Tevfîk Efendi dârü’l-hikme a’zâsı olarak İstanbul’a gitdikte müşârün-ileyhin tavsiyesiyle Amasya müftülüğüne ta’yîn edildi. Zamân-ı fetevâsında İstiklâl mücâhedesi başladığından büyük yardımlar ederek istiklâl-i millîyeye çalışdı.

Beş yıl kadar tedrîs u iftâ, vilâyetin tanzîm-i umûruyla [59] iştigâl ederek 1340 senesi ramazânının evâ’ilinde vefât etdi. Latîf, âlim, fıkh u ferâ’ize vâkıf, ilm-i sakde mâhir, darb-ı nutka kâdir, ta’lîk-nüvîs, mizâc-gîr bir zât idi.

Yalnız biraz tasallüfü biraz da buhl u imsâki vardı. Akrân u emsâlinin aleyhinde sözleri de bu hasletlerinden neş’et etmişdi. Bununla beraber hayr-hâh, me’mûnü’l-gâ’ile, nâfi’ bir vatan-perverdi. Mahdûmları Ahmed, Mustafa Efendilerdir. Birâderi Hâfız Rüşdü Efendi esnâftan olup Pervâne Bey câmii imâmıdır.