Amasyalı Mehmed Çelebi mahdûmudur. Amasya’nın anâsır-ı edebinden biri olan Turâbî Efendi, Allâme Sinan ve Fâzıl Yahyâ Efendilerden tahsîl-i ulûm edib hayli zamân ders-i âm oldu. Karayazıcı Eşkiyâsının savletinden ilm ü aklı sâyesinde kurtuldu.
Onların devrinde fevka’l-âde iştihâr edib devr-i medâris ederek Mehmed Paşa müderrisi oldu. 1017’de kendisini Sadr-ı a’zam Kuyucu Murâd Paşa’ya sevdirdiğinden hem nâ’il-i ihsânı, hem de altmışlı derecesinde olan Hüseyin Ağa medresesi müderrisi oldu.
Ba’dehû, ba’zı kasabât u bilâda kâdı ve aralıkda gelip müderris olarak Amasya’da ikâmet ederdi. 1038’de Amasya’da bulundu. Mîrlivâ Hüftâdî Bey’i hicv ü senâ ederek onun bile teveccühâtını kazandı. Mîr-i mûmâileyhin vak’a-i katlinde a’yân-ı memleket İstanbul’a i’zâm edildiği hâlde buna mevleviyyetle Çorum kazâsı virildi. 1040 senesi saferinde ma’zûlen [43] vefât etdi.
Fâzıl, kâmil, şâir, edîb, âkil, müdebbir, halûk, latîf, medh ü zemme kâdir, yetmiş yaşını mütecâviz bir pîr-i muhterem idi. Mahdûmları ricâlden Mehmed, Ömer Ağalar pek ma’rûf idiler. Âsâr-ı şi’riyyesi ve tercemesi Müderris Abdî Efendi’nin tezkiresinde mezkûr idi.