Çelebi Mehmed, Ankara Savaşı'ndan sonra dağılan Osmanlı ülkesini yeniden bir araya getiren ve bu işe Amasya'dan başlayan padişahtır. Edebiyat tarihinde adı daha çok bir hami olarak geçer: Ahmedî, Şeyhî ve Ahmed-i Dâî gibi şairler onun hizmetinde ya da himayesinde bulunmuştur. Bununla birlikte kendisinin de şiir yazdığı rivayet edilir ve Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü onu "divan şairi" olarak kaydedip adına bir gazel aktarır. Maktaında mahlas yerine kendi adını, "Muhammed"i kullanan bu beş beyitlik gazel, ona atfedilen bilinen tek şiirdir.
Bu sayfa Çelebi Mehmed'in şairliğine ve bu şairliğe dair kaynakların durumuna ayrılmıştır. Ona atfedilen gazelin aidiyeti geç bir kaynağa dayanır; XV. ve XVI. yüzyıl şair tezkireleri Çelebi Mehmed'e madde ayırmaz. Gazel bu kategoride ayrı bir sayfada, özgün metni, günümüz Türkçesi ve yorumuyla verilmiştir.
Hayatı
Çelebi Mehmed, Yıldırım Bayezid'in Devlet Hatun'dan doğan oğludur; 788 (1386) ya da 789 (1387) yılında doğdu. 801 Şevvalinde (Haziran 1399) Amasya, Tokat, Sivas ve Ankara'yı içine alan Rum vilayetine vali olarak gönderildi. 1402'de Ankara Savaşı'ndan sonra Amasya'ya çekildi, Kara Devletşah'ı ve yerel beyleri yenerek bölgede tutundu ve Amasya ulemasıyla eşrafının desteğini aldı. Kardeşleri İsa, Süleyman ve Musa ile yaptığı on bir yıllık mücadeleyi 1413'te kazanarak tek başına hükümdar oldu; Şeyh Bedreddin hadisesini ve Düzmece Mustafa ayaklanmasını da bastırdı. Oğlu II. Murad, onun Amasya valiliği sırasında, 1404'te Amasya'da doğmuştur. Çelebi Mehmed 824 (1421) yılında Edirne'de öldü ve Bursa'da Yeşil Türbe'ye gömüldü. Hayatının ayrıntıları için Çelebi Mehmed: Amasya'dan Edirne'ye Osmanlı'nın İkinci Kurucusu yazısına bakılabilir.
Kaynakların Durumu
Çelebi Mehmed'in şairliği hakkındaki bilgi azdır ve büyük ölçüde geç tarihlidir. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'ndeki maddesinde Ömer Savran durumu açıkça ortaya koyar: kaynaklarda şiir yazdığı rivayet edilen Osmanlı padişahlarından biridir, ancak eser kaleme aldığına dair bir bilgi yoktur. Aynı madde, "Eserlerinden Örnekler" bölümünde beş beyitlik bir gazel verir ve bu metni Coşkun Ak'ın 2001'de yayımlanan Şair Padişahlar adlı kitabından (s. 46) aktarır. Gazelin hangi yazma mecmuadan ya da eski kaynaktan geldiği bu aktarımda gösterilmez; Ak'ın kitabını göremediğimiz için bu soruyu cevapsız bırakıyoruz.
Eski şair tezkireleri bu konuda sessizdir. Sehî Beg'in Heşt Bihişt'inde şair padişah ve şehzadelere ayrılan ikinci tabaka II. Murad ile başlar ve Şehzade Korkud ile biter; Latîfî'nin padişahlara ayırdığı bölüm de yine II. Murad'dan başlayarak yedi sultanı sayar. Kınalızâde Hasan Çelebi'nin tezkiresinde Çelebi Mehmed'in adı Şeyhî maddesinde geçer: hekimliğiyle de tanınan şairin, padişahın ağır bir hastalığını teşhis edip tedavi ettiği anlatılır. Âşık Çelebi ise Meşâirü'ş-Şuarâ'da Fatih Sultan Mehmed'i anlatırken genel bir hüküm verir:
Selâtîn-i Âl-i Osmân'dan egerçi cümlesinden şi'r dimek menkûldur … Ammâ ittifâk üzre evvel sâhib-i mahlas merhûmdur.
Günümüz Türkçesiyle: Osmanlı sultanlarının hepsinin şiir söylediği nakledilir; ama herkesin kabul ettiğine göre mahlas sahibi ilk sultan merhum Fatih'tir. Bu cümle Çelebi Mehmed'in de şiir söylemiş olabileceği rivayetine kapı açar, ama ondan ad vererek söz etmez ve bir örnek de aktarmaz. Gazelin maktaında bir mahlas yerine şairin kendi adının (Muhammed) bulunması, Âşık Çelebi'nin mahlas kullanan ilk sultanın Fatih olduğu yolundaki sözüyle çelişmez; bu gözlem bizimdir.
Kısacası Çelebi Mehmed'in şairliği, onun adına aktarılan tek bir gazele ve sultanların hepsinin şiir söylediğine dair genel bir rivayete dayanır. Gazelin ona ait olduğu, yazma bir kaynakta gösterilinceye kadar bir atıf olarak kabul edilmelidir. Biz de metni bu kayıtla, aidiyet tartışmasını şiir sayfasında da belirterek veriyoruz.
Eserleri
Çelebi Mehmed'e ait bir divan, mesnevi ya da başka bir edebî eser bilinmemektedir. Adına kaydedilen tek metin, aşağıda anılan gazeldir. Şiirlerinin bir mecmuada toplu olarak bulunduğuna dair bir kayıt da yoktur.
Edebî Çevresi
Çelebi Mehmed'in edebiyat tarihindeki asıl yeri hamiliğidir. TDV İslâm Ansiklopedisi onun çevresinde şu kişileri sayar: Tervîhu'l-ervâh'ı kendisine takdim eden Ahmedî, bir dönem hizmetinde bulunan ve Türk edebiyatının kurucularından sayılan Şeyhî, Çengnâme'nin şairi Ahmed-i Dâî, hekim Muhammed b. Mahmûd Şirvânî ve İbn Arabşah kardeşler. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, şairlerin, devlet adamlarının ve sanatkârların bir araya geldiği şiir meclislerinin ilk defa onun zamanında teşekkül ettiğini ve himayesini gören şair ve âlimler arasında Şeyhî, Suriyeli Arabşah, Fazlullah, Muhyiddin ve Kara Yakub'un bulunduğunu yazar.
Bu çevrenin bir kısmı Amasya ile doğrudan bağlıdır. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'a göre şair Ahmedî, Çelebi Mehmed'in divan kâtibi olarak 814 (1411-12) yılında Amasya'da ölmüş, yerine Amasya şairlerinden, ünlü hattat Yahyâ-yı Rûmî'nin oğlu Mahmûd Gubârî Çelebi divan kâtibi olmuştur. Ahmedî'nin şiirleri ve hayatı sitemizde Ahmedî (Tâceddin İbrâhim) bölümünde yer alır. Amasya'nın Fetret yıllarında Çelebi Mehmed'in karargâhı olması, şehrin XV. yüzyıl başındaki edebî hayatını da onun çevresine bağlar.
Şiiri
Çelebi Mehmed'e atfedilen gazel "Cihân hasm olsa Hak'dan nusret iste" mısraıyla başlar ve beş beyittir. Redifi "iste", kafiyesi "nusret, himmet, hidmet, şerbet, kudret, vüs'at" kelimelerindeki "-et" sesidir. Şiirde aşk teması yoktur; bir nasihat ve gaza gazelidir: bütün dünya düşman olsa bile yardımın Allah'tan, duanın erenlerden istenmesini, din uğruna kılıç çekilmesini, dört halifenin anılmasını ve düşmandan yüz çevrilmemesini öğütler. Böyle bir sözün, kardeşleriyle on bir yıl taht kavgası yapmış bir hükümdarın ağzına yakıştırılması anlaşılır bir şeydir; ancak bu yakıştırmanın ne zaman yapıldığını bilmiyoruz. Gazelin özgün metni, günümüz Türkçesi ve ayrıntılı yorumu bu kategorideki Gazel 1 sayfasındadır.
Kronoloji
788 (1386) ya da 789 (1387): Doğumu.
801 Şevvali (Haziran 1399): Rum vilayetine, merkezi Amasya olan bölgeye vali olarak gönderilmesi.
1402: Ankara Savaşı; Amasya'ya çekilmesi.
1404: Oğlu II. Murad'ın Amasya'da doğumu.
814 (1411-12): Divan kâtibi şair Ahmedî'nin Amasya'da ölümü (Hüsameddin'e göre).
1413: Musa Çelebi'yi yenerek tek başına hükümdar olması.
824 (1421): Edirne'de ölümü; Bursa'da Yeşil Türbe'ye defni.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Âşık Çelebi, Meşâ'irü'ş-şu'arâ, haz. Filiz Kılıç, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2018 (e-kitap), s. 71, Fatih Sultan Mehmed maddesi. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59036,asik-celebi-mesairus-suarapdf.pdf
- Latîfî, Tezkiretü'ş-Şu'arâ ve Tabsıratü'n-Nuzamâ, haz. Rıdvan Canım, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2018 (e-kitap), s. 14, girişte tezkirenin bölümleri. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/60327,latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzamapdf.pdf
- Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü'ş-şu'arâ, haz. Aysun Sungurhan, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 482, Şeyhî maddesi. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55834,kinalizade-hasan-celebipdf.pdf
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 3, s. 188 (e-kitap 1-4 s. 464). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page464.html
Akademik çalışmalar
- Halil İnalcık, "Mehmed I", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 28, İstanbul 2003, s. 391-394. https://islamansiklopedisi.org.tr/mehmed-i
Resmî kaynaklar
- Coşkun Ak, Şair Padişahlar, Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları, 2001, s. 46 (TEİS'teki aktarımla).
- Sehî Beg, Heşt Bihişt, haz. Halûk İpekten, Günay Kut, Mustafa İsen, Hüseyin Ayan, Turgut Karabey, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. XVI, tabakaların muhtevası.
Kitaplar
- Ömer Savran, "Muhammed/Mehmed, Çelebi Mehmed, Çelebi Sultân Muhammed bin Yıldırım Bâyezîd", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (güncelleme 2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/muhammed-mehmed-celebi-mehmed-celebi
Çevrimiçi kaynaklar

