Bursalı Rahmî, asıl adı Pîr Mehmed olan, babası nakkaş olduğu için Nakkaş Bâlîzâde Pîr Mehmed Çelebi diye de anılan on altıncı yüzyıl şairidir. Divanı ve Gül-i Sad-berg, Şâh u Gedâ mesnevileriyle tanınır; hayatının sonlarında Bursa Yenişehir'de müderris olmuş ve 975'te (1567-68) ölmüştür. Şehzade Mustafa'nın 1553'te öldürülmesi üzerine yazdığı beş bentlik terkib-i bend, ölçülü ve sanatlı bir yas şiiri olarak Şehzade Mustafa mersiyeleri arasında yer alır.
Rahmî'nin Amasya ile bilinen bir bağı yoktur; onu Amasya divan şairleri arasına alan, Amasya sancakbeyi Şehzade Mustafa için yazdığı mersiyedir. Şehzade 1541'den 1553'e kadar Amasya'yı yönetmiş ve şehirde geniş bir şair çevresi toplamıştı. Rahmî'nin bu çevreye girdiğine ya da şehzadeye kaside sunduğuna dair bir kayıt bulunamamıştır.
Hayatı
TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki maddesine göre Rahmî Bursa'da doğdu. Tezkireler onun genç yaşta şiir yeteneğiyle tanındığını, şiirlerinin rağbet gördüğünü ve babasından öğrendiği nakış sanatında da usta olduğunu yazar. Önce Defterdar İskender Çelebi ile tanıştı, onun aracılığıyla Sadrazam İbrahim Paşa'ya takdim edildi ve 936 (1529-30) yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın şehzadeleri için yapılan sünnet düğününde padişaha şiirlerini sundu. Zamanla Kanuni'nin gazellerine tahmisler yazdı. Kasidelerinde bir göreve getirilme isteğini sürekli dile getirmesine karşın karşılık bulamadı; İskender Çelebi ile İbrahim Paşa'nın idam edilmeleri üzerine de himayesiz kalarak zor günler geçirdi. Ardından Celâlzâde Sâlih Çelebi'nin mülazımı oldu.
Gelibolulu Mustafa Âlî, Rahmî'ye köylüler kadar bile değer verilmediğini söyler ve onun Şehzade Selim'e sunduğu "tîr" redifli kasideyle hayatının sonlarına doğru müderrisliğe tayin edildiğini belirtir. Rahmî 975 (1567-68) yılında öldü. Bursalı Cinânî ölümüne "Bâdâ rahmet-i Rahmî mezîd" mısraıyla tarih düşürmüştür. Mezarı Bursa Yenişehir'dedir. Güzelliğiyle de tanınan Rahmî, Taşlıcalı Yahya'nın Şehrengîz-i İstanbul'u ile Lâmiî Çelebi'nin Şehrengîz-i Bursa'sında tasvir edilen güzeller arasındadır. Beyânî, mahlasının vefalı bir sevgilinin âşıklarına gösterdiği sonsuz merhametten (rahm) geldiğini söyler.
Eserleri
Rahmî'nin divanının yakın zamana kadar varlığı bilinmiyordu; tek nüshası Ankara Millî Kütüphane'dedir ve on iki kaside, tahmisler, terci-i bendler, 160 gazel ve öteki şiirleri içerir. Gül-i Sad-berg, besmele üzerine bir bölümle başlayan, yedi bölüm ve yedi hikâyeden oluşan yaklaşık 1500 beyitlik bir mesnevidir. Şâh u Gedâ, Hilâlî-i Çağatayî'nin aynı adlı eserinden serbestçe çevrilmiş 1734 beyitlik bir mesnevidir. Rahmî ayrıca müderris olarak bulunduğu Bursa Yenişehir için, her güzeli üçer beyitle tavsif ettiği 300 beyitlik bir şehrengiz yazmıştır. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre bu şehrengizin bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki Nuruosmaniye 4962 numaralı yazmadadır. Şehzade Mustafa mersiyesi de aynı yazmanın 175-176. varaklarında bulunur; Recep Hasar bu yazmayı Rahmî'nin divanı olarak kaydeder. Aynı ciltte, mersiyenin hemen önündeki varaklarda Fünûnî'nin Şehzade Mustafa mersiyesi de yer alır.
Şiiri ve Şehzade Mustafa Mersiyesi
Rahmî'nin mersiyesi "mef’ûlü fâ’ilâtü mefâ’îlü fâ’ilün" vezniyle yazılmış beş bentlik, kırk beyitlik bir terkib-i benddir. Mersiye türünün klasik bölümlerini düzenli biçimde izler: dünyanın geçiciliği, yas, ölümün tasviri, şehzadenin övgüsü ve dua. Şiirin ilk vasıta beyti şehzadeyi Kerbelâ şehitleriyle bir tutar: "Oldı şehîd Hazret-i Sultân Mustafa / Yâr oldı ana şâh-ı şehîdân-ı Kerbelâ". Üçüncü bendin vasıta beyti ise, iple bağlanıp mühürlenen hazine sandıkları imgesiyle şehzadenin iple boğulmasını örtülü biçimde anlatır. Son bentte şair şehzadeyi padişahtan ayıran kişi için iki dünyada cüzzam diler ve şiiri padişaha uzun ömür dileyen bir duayla bitirir.
Semra Güler'e göre Rahmî mersiyesinde yalnız üzüntüsünü dile getirmiş, başını derde sokacak ifadelerden kaçınmıştır. Bu ölçülülük, şairin o yıllarda saraydan himaye bekleyen bir şair olmasıyla birlikte düşünülebilir; bu yorum bize aittir. Mersiyenin özgün metni, beyit beyit günümüz Türkçesiyle aktarımı ve yorumu bu kategoride ayrı bir yazı olarak yayımlanmıştır. Rahmî'nin öteki şiirleri Amasya ve Şehzade Mustafa ile ilgili olmadığından bu çalışmanın kapsamı dışında bırakılmıştır. Öteki mersiyeler Şehzade Mustafa Mersiyeleri yazımızda, şehzadenin hayatı Şehzade Mustafa biyografisinde anlatılmıştır.
Kronoloji
936 (1529-30): Kanuni'nin şehzadelerinin sünnet düğününde padişaha şiirlerini sundu.
960 (1553): Şehzade Mustafa'nın ölümü üzerine mersiyesini yazdı.
975 (1567-68): Öldü; mezarı Bursa Yenişehir'dedir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Beyânî Mustafa, Tezkiretü'ş-şu'arâ, haz. Aysun Sungurhan, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 75, "Rahmî" maddesi. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55835,beyani-tezkiresipdf.pdf
- Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü'ş-şu'arâ, haz. Aysun Sungurhan, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 380-381, "Rahmî" maddesi. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55834,kinalizade-hasan-celebipdf.pdf
- Âşık Çelebi, Meşâirü'ş-şuarâ, haz. Filiz Kılıç, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2018 (e-kitap), s. 588-589, "Rahmî" maddesi.
Akademik çalışmalar
- Fatih Tığlı, "Rahmî", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 34, İstanbul 2007, s. 421-422. https://islamansiklopedisi.org.tr/rahmi
- Recep Hasar, Türk Edebiyatı'nda Padişah ve Şehzade Mersiyeleri, Yüksek Lisans Tezi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018, s. 98, 117-118, 449-453. https://hdl.handle.net/11352/2746
- Semra Güler, Şehzade Mustafa'nın Hayatı (1515-1553) ve Türbesi, Yüksek Lisans Tezi, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2011, s. 39-63. https://acikerisim.uludag.edu.tr/server/api/core/bitstreams/9a869e7a-300f-4995-9140-e0fdf233f8db/content
Çevrimiçi kaynaklar

