Sâlik Mehmed Efendi, babasının kürsüsünü devralan bir şeyh oğludur. Babası Şeyh Hüsâmeddîn Hüseyin Efendi, XVII. yüzyıl Amasya'sının en çok dinlenen Halvetî şeyhlerinden biriydi; 1053 Zilhiccesinin başlarında (Şubat 1644) ölünce Yâkût Paşa Camii'nin hatipliği Mehmed Efendi'ye geçti. Ardından Mehmed Paşa İmareti'ne şeyh oldu ve 26 Ramazan 1081'de (5 Şubat 1671) öldü. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar onu "âlim, şâir, natûk", yani bilgin, şair ve sözü güçlü biri olarak tanıtır. Şiirlerinden hiçbiri bugüne ulaşmamıştır.
Hayatı
Amasya Tarihi'nin onuncu cildindeki Sâlik Mehmed Efendi-Şeyhzâde maddesi birkaç satırdır:
Amasyalıdır. Hızır Paşa Zâviyesi şeyhi fâzıl-ı meşhûr eş-Şeyh Hüsâmeddîn Hüseyin Efendi'nin ikinci mahdûmudur. Pederinden tahsîl-i ilm ü irfân edib 1053 senesi zilhiccesinde pederinin irtihâli üzerine mahlûlünden Yâkût Paşa Câmii hatîbi ve ba'dehû Mehmed Paşa imâreti şeyhi olduğu hâlde 1081 senesi ramazânının yirmi altısında vefât etdi. Âlim, şâir, natûk idi.
Günümüz Türkçesiyle: Amasyalıdır. Hızır Paşa Zaviyesi'nin şeyhi, ünlü bilgin Şeyh Hüsâmeddîn Hüseyin Efendi'nin ikinci oğludur. İlmi ve irfanı babasından öğrendi. 1053 yılı Zilhiccesinde babası ölünce onun boşalan yerine Yâkût Paşa Camii hatibi, sonra da Mehmed Paşa İmareti şeyhi oldu ve bu görevdeyken 1081 yılı Ramazanının yirmi altısında öldü. Bilgin, şair ve güzel konuşan biriydi.
Maddede hocası olarak yalnız babası anılır; başka bir medreseye, İstanbul'a ya da bir kadılığa gittiği söylenmez. Mehmed Efendi'nin bütün hayatı, anlaşıldığı kadarıyla, Amasya'da ve babasından kalan görevlerin çevresinde geçmiştir. Hatiplik, cuma ve bayram hutbelerini okuma göreviydi; imaret şeyhliği ise bir külliyenin zaviye kısmında zikir ve sohbeti yönetmek anlamına geliyordu.
Babası ve Kardeşleri
Babası hakkında Hüsameddin sekizinci ciltte uzun bir madde yazmıştır. Ona göre Hüsâmeddîn Hüseyin Efendi, "Memi Dede" diye tanınan Şeyh Muhyiddîn Mehmed Efendi'nin yeğeninin oğludur. 1017'de (1608-09) Yâkût Paşa Camii'ne hatip olmuş, Kutb Ahmed Efendi'ye intisap ederek Halvetî yolunu tamamlamış, 1044'te (1634-35) amcazadesi Memi Dedezâde İbrâhim Efendi ölünce Hızır Paşa Zaviyesi'ne şeyh olmuştur. Sultan Bayezid Camii'nde vaaz verir, hadis ve tefsir okuturdu; Hüsameddin dersinin "gâyet selîs ve fasîh" olduğunu ve bütün ayanın, halkın ve öğrencilerin ondan yararlandığını yazar. Hızır Paşa Zaviyesi'nde yetişen şair Zâhid İbrâhim Efendi de onun öğrencileri arasındadır.
Mehmed Efendi'nin Yâkût Paşa hatipliğini "mahlûlünden", yani babasından boşalan yerden alması, bu görevin aile içinde el değiştirdiğini gösterir: baba otuz altı yıl önce aynı kürsüye çıkmıştı. Sekizinci ciltteki madde babanın iki oğlunu adıyla sayar: divan-ı hümayun kâtibi olan Ahmed Zühdü ve Yâkût Paşa hatibi olan Mehmed Sâlik. Sayfanın devamında bir de "diğer mahdûmu Abdurrahîm Efendi" anılır. Onuncu ciltteki "ikinci mahdûm" ifadesi bu sıralamaya uyar.
Ağabeyi Zühdü Ahmed Efendi kardeşinden farklı bir yol tutmuştur. Babasına Sultan Bayezid Camii'nde ders vakfeden mimarbaşı Kâsım Ağa'nın aracılığıyla divan-ı hümayun kalemine girmiş, tezkireci, Köprülü Mehmed Paşa'nın sadaretinde mevkufatçı, 1074'te (1663-64) reisülküttap kaymakamı olmuş ve 1077'de (1666-67) ölmüştür. Biri İstanbul'da kalemiyede yükselen, öteki Amasya'da babasının kürsüsünü sürdüren iki kardeş, aynı evden çıkan iki ayrı Osmanlı kariyerini gösterir. Hüsameddin ayrıca babanın yeğeni olarak, eserlerinde "amcam eş-Şeyh Hüsâmeddîn Efendi" diye ondan söz eden ünlü bilgin Nûh Efendi bin Mustafa'yı anar; Mehmed Efendi'nin amcazadesi olmalıdır.
Adı ve Şiiri
Maddenin başlığındaki "Sâlik" sözü bir mahlas gibi durur. Sekizinci ciltte ise aynı kişi "Mehmed Sâlik Efendi" biçiminde, adının bir parçası olarak anılır. Sâlik, tasavvuf yolunda yürüyen mürit demektir ve Halvetî bir şeyhin oğluna hem ad hem mahlas olarak yakışır; hangisi olduğunu kaynak açık bırakır.
Sâlik Mehmed Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Hüsameddin iki maddede de onu şairler arasında sayar; sekizinci ciltteki cümle "ulemâ ve şu'arâdandır" diye biter. Ne bir beyit aktarılır ne de şiirlerinin toplandığı bir mecmua anılır. Babasının elinden çıkmış bir Muğni'l-Lebîb nüshasını gördüğünü yazan Hüsameddin'in, oğluna ait yazılı bir esere rastlamadığı anlaşılıyor.
Kronoloji
1017 (1608-09): Babası Hüsâmeddîn Hüseyin Efendi Yâkût Paşa Camii hatibi olur.
1044 (1634-35): Babası Hızır Paşa Zaviyesi şeyhliğine geçer.
Zilhicce 1053 (Şubat 1644): Babası ölür; Mehmed Efendi onun yerine Yâkût Paşa Camii hatibi olur.
1077 (1666-67): Ağabeyi Zühdü Ahmed Efendi ölür.
26 Ramazan 1081 (5 Şubat 1671): Mehmed Paşa İmareti şeyhiyken ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 188 (e-kitap s. 247), "Sâlik Mehmed Efendi-Şeyhzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page247.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, s. 333-335 (e-kitap s. 579-580), "Hüsâmeddîn Hüseyin Efendi-Halvetî Şeyhi" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page579.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 150-151 (e-kitap s. 236), "Zühdü Ahmed Efendi-Şeyhzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page236.html
Çevrimiçi kaynaklar
