Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Ne kaçarsın benden ey melek suret
Şema sakınır mı pervanesinden
Mansur gibi berdar olsam akıbet
Vazgeçmem zülfünün bir tanesinden
Kaldır seyredeyim hüsnü nikâbın
Ağlatıp akıtma çeşmin serabın
Bu yangın gönlüme aşkın şarabı
Doldur ver visalin peymanesinden
Sahibül adalet ey şahı huban
Lebinden bir buse eyle gel ihsan
Bezmi muhabbetten saki devran
Bâde esirger mi mestanesinden
Hançer vur sineme al kan et beni
Iydi vüslatından kurban et beni
Derim yüz istersen üryan et beni
Aşık can mı saklar cananesinden
SIDKI ya sıdkile eyledin karar
Kesseler kellemi edemem inkar
Hakikat babında sadakatli yar
Geçer mi aşığı divanesinden
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey melek yüzlü, benden niçin kaçarsın; mum pervanesinden sakınır mı? Sonunda Mansur gibi darağacına çekilsem de zülfünün bir teline bile vazgeçmem.
2. Güzel yüzünün peçesini kaldır da seyredeyim; beni ağlatıp gözümün yaşını sel gibi akıtma. Bu yanan gönlüme aşkın şarabını kavuşma kadehinden doldurup ver.
3. Ey adalet sahibi, ey güzellerin padişahı, gel dudağından bir öpücük ihsan et. Muhabbet meclisinin sakisi, kendinden geçmiş sarhoşundan şarabı esirger mi?
4. Hançer vur sineme, beni kan içinde bırak; kavuşma bayramında beni kurban et. Dilersen derimi yüz, beni çırılçıplak bırak; âşık canını sevgilisinden esirger mi?
5. Ey Sıdkı, sen sıdk ile, yani içten bir bağlılıkla karar kıldın; kellemi kesseler de inkâr edemem. Hakikat yolunda sadakatli olan yar, kendine divane olmuş âşığından vazgeçer mi?
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş dörtlüklü bir koşmadır; ölçü on birli hecedir (hece sayımı bizimdir). Her dörtlüğün dördüncü dizesi "-sinden" ekiyle biter ve "pervanesinden, tanesinden, peymanesinden, mestanesinden, cananesinden, divanesinden" sözleri kafiyeyi kurar. İlk dörtlük çapraz kafiyelidir ("suret, akıbet"); sonrakilerde ilk üç dize kendi aralarında kafiyelenir ("nikâbın, serabın, şarabı"; "huban, ihsan, devran"; "beni" redifli "kan et, kurban et, üryan et"; "karar, inkar, yar"). Mahlas son dörtlükte "Sıdkı" olarak geçer.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyiş, divan şiirinin mazmunlarını halk şiiri ölçüsüyle kullanan bir aşk şiiridir. İlk dörtlükteki mum ve pervane, kendini sevgilinin ateşine atan âşığın bilinen simgesidir; Sıdkî'nin ilk mahlasının Pervane olduğu düşünülürse dize ayrıca bir tevriye taşır, ama bu bağlantı bizim yorumumuzdur. Ardından "Enel-Hak" dediği için darağacına çekilen Hallac-ı Mansur anılır; Alevî-Bektaşî şiirinde Mansur, aşk uğruna canını veren âşığın örneğidir.
Saki, şarap, kadeh ve mestane gibi meclis sözleri, deyişin cem ortamında söylendiği bir dil kurar; "bezm-i muhabbet" sözü de muhabbet meclisini karşılar. Dördüncü dörtlükte âşık kendini kavuşma bayramında kesilecek bir kurban olarak sunar. Son dörtlükte mahlas "sıdk" kelimesiyle birlikte kullanılmış, adın anlamı içtenlik ve sadakat üzerinden açılmıştır.
Kaynakça
- Muhsin Gül, Sıdkı Baba Hayatı ve Divanından Örnekler, 1984; metin: "Sıdkı Baba (Pervane)", Alevi Deyişleri Nefesler Hakk Âşıkları, 21 Ağustos 2019, şiir no. 1. https://www.deyisler-nefesler.com/sidki-baba-pervane/
- Necdet Kurt, "Zakirlik Geleneğinin Kökenleri ve Amasya Yöresinin İz Bırakan Zakirleri", Geçmişten Günümüze Uluslararası Dinî Mûsikî Sempozyumu Bildiriler Kitabı, Amasya: Amasya Üniversitesi, 2017, s. 116-117. https://isamveri.org/pdfdrg/G00310/2017/2017_KURTN.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






