Özgün Metin

Şehirlidür müzevvirdür bu Ṭursun
Şehirde biz ṭuralum ya bu ṭursun

Günümüz Türkçesiyle

1. Bu Tursun şehirlidir, sahtekârın biridir; şehirde ya biz duralım ya da bu Tursun dursun. Yani ikimizden biri şehirden gitmelidir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beyit tek başına söylenmiş bir müfreddir. İki mısra da "-ur" kafiyesi ve "Ṭursun" kelimesiyle biter; ilk mısradaki "Ṭursun" özel isim, ikincideki "ṭursun" ise "dursun" fiilidir. Aynı sesin iki ayrı anlamda kullanılmasıyla kurulan bu kafiye, cinas-ı tâmdır, yani yazılışı ve okunuşu aynı, anlamı farklı iki kelimenin kafiye yapılmasıdır. Tezkire neşri vezni göstermez; mısralar mefâîlün mefâîlün feûlün kalıbına uygun düşer, bu tespit bizimdir. Metin Âşık Çelebi'den verilmiştir. Gelibolulu Âlî'de beyit "Şehirlü bir müzevvirdür bu Ṭursun / Şehirde biz ṭuralum yā bu ṭursun" biçimindedir.

Anlam ve Söz Sanatları

Beytin bütün etkisi bir isim oyununa dayanır. Tursun adı, eski yazımda "dursun" fiiliyle aynı biçimde yazılır ve okunur; Seyfî bu adı, "şehirde dursun" ifadesiyle karşı karşıya getirerek kişiyi kendi adıyla vurur. "Müzevvir", yalan belge düzenleyen, insanlar arasına fitne sokan sahtekâr demektir. İlk mısra adamı tanıtır: şehirlidir, yani şehrin içinden biridir ve sahtekârdır. İkinci mısra ise kesin bir seçim önüne koyar: ya biz duralım ya o dursun. Kadının ağzından çıkan "biz", hem kendi şahsını hem de şehirde adaleti temsil eden makamı anlatır; bu yüzden beyit bir tehdit kadar bir hukuk talebidir. Söz sanatı tek bir cinasla sınırlıdır, ama dilekçenin sonunda okununca hem güldüren hem de isteği akılda bırakan bir vurgu yapar.

Tarihî Bağlam

Âşık Çelebi'ye göre Seyfî, II. Bayezid'le Amasya'daki şehzadelik yıllarından beri tanıştığı için padişaha yazdığı her arzın sonuna bir müfred beyit eklermiş; arzları okunduğunda Bayezid "Seyfî'nin yine beyti var mı" diye sorarmış. Tezkireci bu âdetin örneği olarak bu beyti verir: Seyfî, Tursun diye bilinen bir sahtekârın şehirden sürülmesini istediği arzın sonuna bu beyti yazmıştır. Gelibolulu Âlî aynı olayı, Tursun adlı sahtekârın şehirden çıkarılması için arz yazıldığını ve mektubun içine bu beytin konduğunu söyleyerek anlatır. Hangi şehirde ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor; Seyfî'nin Rumeli'deki kadılıklarından birine ait olması muhtemeldir, ancak bu bir tahmindir. Neşrin dipnotuna göre Âşık Çelebi'deki "āḫirinde bu beyti yazmışdur ki" ibaresi B, A, P ve S nüshalarında yoktur; beytin kendisi için böyle bir nüsha notu verilmemiştir. Beyit, bir kadının resmî yazışmasına giren şiirin nadir ve canlı bir örneğidir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar