Özgün Metin
Dürişdüm dil-berā ʿışḳuñda yavlaḳ
Velī ʿışḳuñ kitābı ḳatı muġlaḳ
Kimi vaṣluña dil virür kimi ser
Benüm cānuma yiter gücüm ancaḳ
Ne eşşek başıdur her yirde aġyār
Dikilür dil-berüñ bāġında andaḳ
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey gönül çelen, senin aşkında çok çalıştım; ama aşkının kitabı pek çetin, anlaşılması güç bir kitaptır.
2. Kimi kavuşmana gönül verir, kimi baş; benim ise gücüm ancak canıma yeter.
3. Rakip ne biçim bir eşek başıdır ki her yerde, sevgilinin bahçesinde bile tıpkı öyle dikilir durur. Bahçelere kuşları ve nazarı kovmak için eşek kafatası dikilmesi âdetine gönderme yapılır.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Elimizdeki üç beyit bir gazelin parçasıdır; kafiye "yavlaḳ, muġlaḳ, ancaḳ, andaḳ" kelimelerindeki "-aḳ" sesidir. Mahlas geçmez, bu yüzden gazelin son beyti tezkireye alınmamış olabilir. Tezkire neşri vezni göstermez; mısralar mefâîlün mefâîlün feûlün kalıbına uygun düşer, bu tespit bizimdir. Metin Âşık Çelebi'den verilmiştir. Neşri hazırlayan Filiz Kılıç'ın dipnotlarına göre gazel F nüshasında "Cevâb-ı Makâmî", yani Makâmî'nin cevabı başlığıyla geçer ve bu nüshada gazelden önceki "bu gazel dahı anuñdur" ibaresi yoktur. İlk beyitteki "ḳatı" kelimesi B, A, S ve F nüshalarında "dersi" diye okunur; bu okuyuşla mısra "aşkının dersi kitabı çetindir" anlamına gelir. Üçüncü beyitteki "her yirde" ise A nüshasında "her demde", yani her an biçimindedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel, medrese diliyle aşk dilini birleştirir. Birinci beyitte âşık, sevgilinin aşkında "dürişmek", yani çalışmak, emek vermek fiilini kullanır ve aşkı okunması güç bir kitaba benzetir; "muglak" kelimesi, medrese talebelerinin şerhlerle anlamaya çalıştığı kapalı metinleri hatırlatır. Hatiplik ve imamlık yapmış bir şairin ağzında bu benzetme ayrıca anlamlıdır. İkinci beyit, sevgiliye kavuşmak için kiminin gönül, kiminin baş verdiğini söyler; şair ise kendi gücünün ancak canına yettiğini, yani verebileceği tek şeyin canı olduğunu ya da gücünün kendini ayakta tutmaya ancak yettiğini anlatır. Beyit iki türlü okunabilir.
Üçüncü beyit gazelin tonunu birden değiştirir ve rakibe ağır bir hakaret yöneltir. Rakip, sevgilinin bahçesinde her yerde dikilip duran bir "eşek başı"dır. Bu benzetme, bostan ve bağlara nazardan ve kuşlardan korunmak için eşek kafatası dikme âdetine dayanır; bu açıklama bizimdir. "Ne eşek başı" deyimi, halk dilinde işe yaramaz, değersiz kişiler için kullanılan bir sözü de çağrıştırır. Divan şiirinde rakip genellikle "agyâr" ve "rakîb" diye soyut biçimde anılır; Makâmî'nin bu kaba ve gündelik benzetmesi, gazeli nükteli bir atışma şiirine yaklaştırır.
Tarihî Bağlam
Âşık Çelebi bu gazeli, Makâmî'nin Mihrî Hatun'a gönderdiği "Ḥüsnüñdür āftāb" gazeli ile Mihrî'nin ona verdiği cevabın hemen ardından, "bu gazel daḫı anuñdur" diyerek verir. F nüshasındaki "Cevâb-ı Makâmî" başlığı, gazelin de bir cevap olarak yazıldığını, belki Mihrî'nin cevabına Makâmî'nin karşılığı olduğunu düşündürür; ancak vezin ve kafiye Mihrî'nin gazelinden farklı olduğu için iki şiir arasında doğrudan bir zemin birliği yoktur. Bu yüzden gazelin kime cevap olarak yazıldığı bilinmiyor; Mihrî ile ilişkisi bir ihtimal olarak kalır.
Kaynakça
- Âşık Çelebi, Meşâ'irü'ş-şu'arâ, haz. Filiz Kılıç, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2018 (e-kitap), s. 353-354 ("Makâmî" maddesi, 3775-3778. dipnotlar). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59036,asik-celebi-mesairus-suarapdf.pdf
Çevrimiçi kaynaklar




