Özgün Metin

Tîr-i müjesine dime dil mürgı urulmaz
Ebrûlarının yâyı kolayına kurulmaz
Âvâre gönül hâtıra-i vasl ile her şeb
Allah ki görür vâkı'alar hîç yorulmaz
Uşşâk tavâf itmede bir mertebe kesret
Kim Ka'be-i kûyunda durulmaz oturulmaz

Günümüz Türkçesiyle

1. Gönül kuşu onun kirpiklerinin okuyla vurulmaz deme; kaşlarının yayı kolay kolay kurulmaz (o yay kurulunca ok mutlaka isabet eder).

2. Avare gönül her gece kavuşma düşüncesiyle, vallahi, rüyalar görür ve hiç yorulmaz.

3. Âşıklar tavafta o kadar çoktur ki sevgilinin sokağının Kâbe'sinde ne durulur ne oturulur.

Edebî ve Tarihî Yorum

Kimin Gazeli

Bu üç beyit, Riyâzî'nin "Ümîdî-i sâbık nâmına şâyî", yani önceki Ümîdî adına yayılmış dediği meşhur gazel olmalıdır. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Kâfzâde Fâizî'nin tezkiresinden önce bu gazeli, sonra "Bu da onundur" diyerek ikinci bir gazeli aktarır; Riyâzî'nin sözünü verdikten sonra da "Bu gazeli yukarıda yazıldı" der. Tekil kullanım ve "Şu gazeli yazılmışdır" diye özellikle tanıtılması, kastedilenin bu gazel olduğunu düşündürür; metin bunu açıkça söylemez. Riyâzî'nin önceki Ümîdî'sinin kim olduğu da belirtilmez. İki tezkireci de gazeli Merzifonlu Receb Ümîdî'ye verir, ama gazel onların zamanında başka bir adla dolaşıyordu.

Ok, Rüya ve Tavaf

Gazelin mısraları "urulmaz, kurulmaz, yorulmaz, oturulmaz" diye birbirini karşılar ve her beyit bir imkânsızlığı ya da sonu gelmeyen bir hâli anlatır. İlk beyit okçuluk mazmunuyla kurulur: kirpikler ok, kaşlar yaydır. "Kolayına kurulmaz" sözü, kaş yayının kolay gerilmediğini, gerildiğinde de okun mutlaka hedefi bulacağını ima eder; bu yüzden gönül kuşunun vurulmayacağını sanmak boşunadır. İkinci beyitteki "vâkı'a", gece görülen rüya ya da manevi görüntüdür. Avare gönül her gece kavuşmayı düşler ve bu düşlerden bıkmaz; araya giren "Allah ki" sözü konuşma dilinin yeminini şiire taşır.

Son beyit gazelin en nükteli yeridir. Sevgilinin sokağı bir Kâbe'dir ve âşıklar onu tavaf eder. Tavafın kalabalığı öyledir ki orada ne durulabilir ne oturulabilir. Gerçek tavafta da durmadan yürünür; şair kutsal mekânın bu bilinen görüntüsünü âşıkların izdihamına uygular. Üç beyit mahlas taşımaz; Kâfzâde'nin gazelin bir bölümünü seçmiş olması muhtemeldir. Riyâzî'nin kaydı ve şairin Bezirgân Camii'ndeki imamlığı Ümîdî Receb Efendi (Merzifonlu) yazısında ayrıntılı olarak verilmiştir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar