Özgün Metin

Ṭutmaz ayaġı elüm bâde-i nâb olmayıcaḳ
Gelmez ʿaḳlum başuma mest ü ḫarâb olmayıcaḳ

Günümüz Türkçesiyle

1. Saf şarap olmayınca elim ayağı tutmaz; sarhoş ve harap olmayınca aklım başıma gelmez.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beyit bir gazelin matlaıdır ve iki mısraı aynı kafiye ve redifle biter. Redif "olmayıcaḳ" (olmayınca), kafiye "nâb" ile "ḫarâb" kelimelerindeki "-âb" sesidir. Gazelin geri kalanı bilinmiyor; beyit yalnız Latîfî'nin tezkiresinde, Zârî'nin maddesinin ilk örneği olarak yer alır. Tezkire neşri vezni göstermez. Ne zaman ve kime söylendiği bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit, sağduyunun tersine kurulmuş bir mantığa dayanır. Sıradan insan şarap içince eli ayağı tutmaz, aklı başından gider; şairde ise durum bunun tam tersidir. Ona güç veren de aklını yerine getiren de şaraptır. Bu tersine çevirme, iki deyimin, "eli ayağı tutmak" ve "aklı başına gelmek" deyimlerinin olumsuz biçimleriyle kurulur ve beyte nükteli bir hava verir. İlk mısrada "ayaġ" kelimesinin, eski Türkçede kadeh anlamına da gelmesi ayrıca dikkat çeker: "Ṭutmaz ayaġı elüm" sözü hem "elim ayağı tutmaz" hem de "elim kadehi tutmaz" diye anlaşılabilir. Bu tevriye tespiti bizimdir. "Bâde-i nâb" katıksız, saf şaraptır; "mest ü ḫarâb" ise sarhoş ve yıkılmış hâli anlatır. İkinci mısradaki "ḫarâb" kelimesi, divan şiirinde meyhane ve rind hayatıyla birlikte anılan bir sözdür; harabat, yani meyhane ile aynı kökten gelir.

Tarihî Bağlam

Latîfî bu matlaı, şairin hayatını anlatan cümlelerin hemen ardından verir. Ona göre Zârî bilgisi ve zekâsıyla öne çıkan, güzel hattı ve beğenilen şiiri olan bir dânişmend iken bütün işini şarap sohbetine vermiş, bu yüzden tahsilini yarıda bırakmış, "üzüm kızı" aklını almıştır. Tezkireci bu anlatıyı "Keyfiyyet-i ḥâli bu maṭlaʿından maʿlûmdur", yani hâlinin nasıl olduğu bu matlaından anlaşılır sözüyle bağlar. Böylece beyit, şiir örneği olmanın yanında şairin karakterine dair bir tanıklık olarak da sunulmuştur. Zârî'nin hayatı, Şehzade Mustafa'nın Amasya divanındaki kâtipliği ve hakkındaki öteki kayıtlar için Zârî Mehmed Çelebi yazısına bakılabilir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar