Sultan III. Ahmed'e sunduğu bir kaside, Âtıf Ahmed Efendi'ye Amasya'daki Hızır Paşa Medresesi'nin müderrisliğini kazandırmıştı. Amasya müftüsü Îdî mahlaslı Bayram Efendi'nin oğlu ve "Koca Müftü" diye anılan Âkif Mustafa Efendi'nin ağabeyi olan bu âlim, şehrin medreselerinde ders okuturken Zilhicce 1138'de (Temmuz-Ağustos 1726) öldü. Hüsameddin onu Arap ve Fars edebiyatında usta, nükteci, meclis süsleyen bir şair olarak anar; ne var ki bu şairden elde tek bir beyit yoktur.
Amasya Tarihi'ndeki Kaydı
Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın Âtıf Ahmed Efendi-Iydîzâde maddesi şöyledir:
Pederi Bayram Iydî Efendi Amasya müftüsü iken doğdu. Amasya'da Merzifonî Mustafa, Çorumlu Hâfız Seyyid, Mehmed, Osmân Feyzi Efendilerden ikmâl-i tahsîl edib ders-i âm ve 1125 cumâdelâhire ğurresinde türbe-i Pîr İlyâs müderrisi oldu. Ba'dehû İstanbul'a gitdi. Sultân Ahmed-i Sâlis'e takdîm etdiği kasîdesi istihsân edilip Amasya'da Hızır Paşa müderrisliği atiyye ile verildi. Amasya'da tedrîs-i ulûm etmekte iken 1138 zilhiccesinde vefât etdi. Âlim, fâzıl, edebiyât-ı Arabiyye ve Fârisiyye'de mâhir, natûk, nüktedân, meclis-ârâ, şâir, ma'nâya muktedîr bir zât idi. Mahdûmu Hâfız Mehmed Efendi'yi yetîm bıraktı.
Günümüz Türkçesiyle: Babası Bayram Îdî Efendi Amasya müftüsü iken doğdu. Öğrenimini Amasya'da Merzifonlu Mustafa, Çorumlu Hâfız Seyyid Mehmed ve Osman Feyzi efendilerin yanında tamamlayıp dersiam oldu; 1 Cemaziyelahir 1125'te (25 Haziran 1713) Pîr İlyas türbesinin müderrisliğine getirildi. Sonra İstanbul'a gitti. Sultan III. Ahmed'e sunduğu kaside beğenildi ve Amasya'daki Hızır Paşa Medresesi'nin müderrisliği ona padişah lütfu olarak verildi. Amasya'da ders okuturken Zilhicce 1138'de öldü. Âlim, faziletli, Arap ve Fars edebiyatında usta, güzel konuşan, nükteci, meclislere neşe veren, anlamı ustalıkla işleyen bir şairdi. Oğlu Hâfız Mehmed Efendi'yi yetim bıraktı.
Hocalar listesindeki virgüller metinde iki türlü okunabilir. Hüsameddin aynı ailenin bir başka oğlunu anlatırken hocaları "Amasya müftüsü Merzifonî Mustafa ve Çorumlu es-Seyyid Hâfız Mehmed" diye yazar; buna göre "Hâfız Seyyid" ile "Mehmed", tek bir hocanın, Çorumlu Seyyid Hâfız Mehmed Efendi'nin adının parçalarıdır.
Hayatı
Âtıf'ın doğum yılı bilinmiyor. Hüsameddin'in başka bir maddesine göre babası Rebiülevvel 1087'de (Mayıs-Haziran 1676) Amasya müftüsüydü, İstanbul'a gidince yerine vekil bırakılmış, 1088'de yeniden bu makama getirilmişti. Âtıf bu müftülük yıllarından birinde doğdu; 1097'de (1685-86) doğan Âkif Mustafa'nın ağabeyi olduğuna göre doğumu bu tarihten öncedir, daha yakın bir yıl söylemek mümkün değil. Hocaları Amasya müftülüğü yapmış âlimlerdi ve aynı isimler kardeşi Seyyid Abdürrahîm Efendi'nin maddesinde de karşımıza çıkar; Îdîzâde çocukları aynı ders halkalarında yetişmişti.
İlk müderrisliği, Amasya'da Halvetîliğin ilk büyük temsilcisi sayılan Pîr İlyas'ın türbesine bağlı müderrisliktir. Ardından İstanbul yolculuğu gelir. Taşradan gelen bir müderrisin padişaha kaside sunarak terfi araması o devrin bilinen bir yoluydu; Âtıf'ın kasidesi beğenilmiş ve karşılığında Amasya'nın itibarlı medreselerinden Hızır Paşa Medresesi ona "atiyye", yani lütuf olarak verilmişti. Kaside bugün elde değildir; Hüsameddin metnini aktarmaz, hangi vesileyle yazıldığını da söylemez.
Âtıf, Amasya'da ders okutmayı sürdürürken öldü. Zilhicce 1138, miladî takvimde 31 Temmuz ile 28 Ağustos 1726 arasına düşer. Tolga Öntürk ile Özcan Tunçadam, Âkif Mustafa Efendi üzerine yazdıkları makalede ölüm yılını 1727 olarak verir; bu fark hicrî yılın miladî karşılığının farklı hesaplanmasından doğmuş olabilir. Geride küçük yaşta bir oğul kaldı: Hâfız Mehmed Efendi. Hüsameddin onun hakkında başka bilgi vermez.
Îdîzâdeler
Âtıf'ın ailesi Merzifon kökenlidir. Babası Bayram Efendi, Îdî mahlasıyla şiir yazan, Amasya müftülüğü yapmış ve mevâlî rütbesine yükselmiş bir âlimdi; aile adını onun mahlasından alır. Bayram Efendi'nin kayınpederi, Rifâî seyyidlerinden kadı Kadızâde Seyyid Abdürrahîm Efendi'ydi; kardeşlerden birinin "Seyyid" unvanını taşıması ve anne tarafından dedesinin adını alması bu evliliğin izi olabilir. Âtıf'ın hangi annenin oğlu olduğu ise kaynakta belirtilmez.
Kardeşlerin en tanınmışı Îdîzâde Âkif Mustafa Efendi'dir: iki kez Amasya müftüsü olmuş, kırk beş yıl ders okutmuş, Topkapı Sarayı'nda nüshası bulunan küçük bir divan bırakmıştır. Öntürk ile Tunçadam'ın aktardığına göre Sâlim'in 1134'te (1722) tamamladığı şairler tezkiresi, Âkif'i "Âtıf mahlasıyla şiir yazan Îdîzâde Ahmed Efendi'nin küçük kardeşi" diye tanıtır; Âtıf'ın şairliğine Hüsameddin'den başka tanıklık eden kayıt budur. Diğer kardeşler de ilim yolundaydı. Râif Mehmed Efendi Saraçhane Medresesi müderrisi olup 1145'te (1732-33) ölmüş, Hüsameddin'in topladığı şiirleri yangında yok olmuştur. Seyyid Abdürrahîm Efendi ise Niksar, Zile, Merzifon ve Çorum'da kadılık, Amasya'da naiplik yapmış, Erzurum kadılığından dönüp 1161'de (1748) Amasya'da ölmüştür.
Kaynakların Ayrıldığı Noktalar
Hüsameddin dördüncü cildin vekayi kısmında, Amasya mutasarrıfı Kaya Ali Paşa döneminin olaylarını anlatırken Bayram Îdî Efendi'nin 19 Rebiülahir 1122'de (17 Haziran 1710) Konya mollalığına giderken Eskişehir'de öldüğünü yazar ve oğullarını "Âtıf Mehmed, Âkif Mustafâ, Râ'if Mehmed, Seyyid Abdurrahîm" diye sayar. Bu listede Âtıf'ın adı Mehmed'dir. Kendi maddesinde ve Sâlim'in tezkiresinde ise Ahmed'dir. Hüsameddin'in on birinci cildinde hemen arkasından gelen maddenin sahibi, Ak Mehmedzâde Âtıf Mehmed Efendi adlı başka bir kişidir; dördüncü cilt listesindeki "Mehmed" bu adaşın adının karışmasından doğmuş olabilir.
Babanın ölüm tarihi de tartışmalıdır. Öntürk ile Tunçadam, Âkif Mustafa'nın divanındaki tarih manzumelerinden birinin babasının 1112'de (1700-01) ölümüne düşürüldüğünü bildirir. Hüsameddin ise 1122'yi iki ayrı yerde, hem dördüncü ciltte hem Râif Mehmed Efendi'nin maddesinde tekrarlar. İki tarihten hangisinin doğru olduğu bu kaynaklarla çözülemiyor; Âtıf'ın hayatına dair tarihleri ise etkilemez.
Şiiri
Âtıf'ın şair olduğunu iki ayrı kalem söyler. Sâlim tezkiresinde onu Âtıf mahlasıyla anar; Hüsameddin ise Arapça ve Farsça edebiyatta usta, "ma'nâya muktedîr" bir şair olduğunu yazar. Âtıf Ahmed Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Ona müderrislik kazandıran III. Ahmed kasidesi bile kayıptır, bir divanından söz eden yoktur ve Hüsameddin maddesine beyit almamıştır. Kardeşi Âkif'in divanının tek nüshası Topkapı'da korunur; ağabeyin şiirlerinden bilinen bir nüsha yoktur.
Kronoloji
Rebiülevvel 1087 (Mayıs-Haziran 1676): Babası Bayram Îdî Efendi Amasya müftüsü olarak İstanbul'a gider; 1088'de yeniden müftülüğe atanır.
1097 (1685-86): Küçük kardeşi Âkif Mustafa Efendi doğar.
19 Rebiülahir 1122 (17 Haziran 1710): Hüsameddin'e göre babası Eskişehir'de ölür.
1 Cemaziyelahir 1125 (25 Haziran 1713): Pîr İlyas türbesi müderrisi olur.
1134 (1722): Sâlim'in tezkiresi tamamlanır; Âtıf bu eserde Âkif'in ağabeyi ve şair olarak anılır.
Zilhicce 1138 (Temmuz-Ağustos 1726): Âtıf Ahmed Efendi Amasya'da ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 396-397 (Âtıf Ahmed Efendi-Iydîzâde maddesi; e-kitap s. 481). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page481.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 500-502 (Abdürrahîm Efendi-Kadızâde es-Seyyid ve Abdürrahîm Efendi-Iydîzâde es-Seyyid maddeleri; e-kitap s. 512) ve s. 222 (Şeyhî Mehmed Efendi-Şeyh Ya'kûbzâde maddesi; e-kitap s. 424). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page512.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 2-3 (Râ'if Mehmed Efendi-Abdîzâde maddesi; e-kitap s. 194). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page194.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 4, Bakiyye, s. 8-9 (Kaya Alî Paşa dönemi, 1122 yılı olayları; e-kitap s. 630). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page630.html
Akademik çalışmalar
- Tolga Öntürk ve Özcan Tunçadam, "Amasyalı 'Îdî-zâde Âkif Mustafa ve Divanı", Hikmet-Akademik Edebiyat Dergisi, 6(12), 2020, s. 259-281. https://doi.org/10.28981/hikmet.683811
Çevrimiçi kaynaklar
