Berkî, Merzifon'da derlenmiş bir el yazması şiir defterinde, Metin Hakverdioğlu'nun 2019'da tanıttığı Merzifon Cönkü'nde tek bir semâî ile yer alan şairdir. Adı bu sayfada çekinceyle anılmalıdır: Hakverdioğlu mahlası "Berkî(?)" diye, soru işaretiyle yazar; yani el yazmasındaki okuma kesin değildir. Şairin kim olduğu, nerede ve ne zaman yaşadığı bilinmemektedir. Aynı mahlası taşıyan ve Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın Amasya Tarihi'nde biyografisi bulunan Amasyalı bir şair, Yeniçerizâde Berkî Hasan Çelebi vardır; ancak cönkteki şiirin ona ait olduğunu gösteren hiçbir kayıt yoktur. Bu sayfa, okuma ve kimlik konusundaki belirsizliği açıkça ortaya koymak, şiirin ulaşan beytini de ayrı sayfasında yayımlamak için açılmıştır.
Hayatı
Cönkteki Berkî'nin hayatına dair bilgi yoktur. Hakverdioğlu'nun makalesi, cönkteki şairleri ve şiir sayılarını verdiği listede "Berkî(?) 1 aruz" der, şiirler bölümünde de semâînin ilk beytini cönkün 55. sayfasından aktarır. Başka bir açıklama yapmaz. Şiirin aruzla yazılmış bir semâî olması, şairin aruzu bilen ve saz çevresiyle ilişkisi olan biri olduğunu düşündürür; cönkteki aruzlu şiirlerin çoğunun halk şairlerine ait olduğunu Hakverdioğlu ayrıca belirtir. Bu genel gözlem dışında şairin kişiliği hakkında söylenebilecek bir şey yoktur.
Merzifon Cönkü ve Amasya ile Bağı
Merzifon Cönkü, Hakverdioğlu'nun bir sahaftan edindiği ve sahafın ifadesine göre Merzifon'dan gelen, 112 sayfalık, ta'lik yazılı bir defterdir. İçinde otuz iki şairden 161 şiir vardır; Tokatlı Nûrî, Erzurumlu Emrah, Dertli, Âşık Ömer gibi XIX. yüzyıl âşıklarının yanında XVI. yüzyıl şairi Bâkî'nin gazelleri de bulunur. Hakverdioğlu defterin yaklaşık yüz yıllık olduğunu tahmin eder ve onu Merzifonlu Eyüb Sabrî'nin edebî çevresinden, büyük ihtimalle Fethî adlı bir şairin derlediğini düşünür. Berkî'nin Amasya ile bilinen tek bağı, semâîsinin bu Merzifon derlemesine girmiş olmasıdır. Bu, şiirin Merzifon'da okunduğunu gösterir; şairin Merzifonlu ya da Amasyalı olduğunu göstermez.
Kaynakların Durumu ve Kimlik Sorunu
Okumanın Belirsizliği
Hakverdioğlu'nun mahlasın yanına koyduğu soru işareti, el yazmasında adın açıkça okunamadığını gösterir. Eski yazıda "Berkî" kelimesi birkaç noktanın ya da harf dişinin farklı okunmasıyla başka mahlaslara da benzeyebilir. Makalede şiirin tam künyesi olarak yalnız cönkteki sayfa numarası verildiğinden, okumayı bugün denetleme imkânı yalnız cönkün kendisini görmekle mümkündür. Bu sayfada mahlas makaledeki okumayla, çekincesiyle birlikte verilmiştir.
Amasyalı Berkî Hasan Çelebi
Hüsameddin, Amasya Tarihi'nin yedinci cildinde Yeniçerizâde Berkî Hasan Çelebi'nin kısa biyografisini verir:
Berkî Hasan Çelebi-Yeniçerizâde Amasyalıdır. Yeniçerioğlu Osmân Bey bin Paşa Hüseyin Ağa'nın oğludur. Pederi züamâdan olup kendisi Müderris Abdî Efendi'den edebiyât öğrendi. Amasya beytülmâl kâtibi, ba'dehû Serdârzâde Halîl Paşa'nın dîvan kâtibi oldu. Bunun irtihâlinde Amasya sancağı dîvân efendisi olup 1099 kargaşalığında vefât etdi. Kâtib, şâir, mûsikîşinâs olup güzel sâz ve ûd çalar, meclis-i ârâ yaşardı.
Günümüz Türkçesiyle: "Yeniçerizâde Berkî Hasan Çelebi Amasyalıdır. Yeniçerioğlu Osman Bey bin Paşa Hüseyin Ağa'nın oğludur. Babası zeamet sahiplerindendi; kendisi edebiyatı Müderris Abdî Efendi'den öğrendi. Amasya beytülmal kâtibi, sonra Serdârzâde Halil Paşa'nın divan kâtibi oldu. Paşanın ölümü üzerine Amasya sancağının divan efendisi oldu ve 1099 (1687-88) kargaşasında öldü. Kâtip, şair ve musikişinastı; güzel saz ve ud çalar, meclisleri süsleyerek yaşardı." Berkî Hasan Çelebi, Amasya tezkirecisi Abdî Efendi'nin öğrencisidir ve bu çevre sitedeki Abdî Efendi tezkiresi yazısında anlatılır.
Hasan Çelebi'nin hem şair hem de saz ve ud çalan bir musikişinas olması, cönkteki şiirin bir semâî, yani ezgiyle okunmaya elverişli bir tür olmasıyla dikkat çekici bir uyum gösterir. Buna karşılık iki kişiyi birleştirmek için yeterli dayanak yoktur. Hüsameddin, Hasan Çelebi'nin şiirlerinden bir örnek vermez; cönk ise ondan yaklaşık iki yüz yıl sonra derlenmiştir ve semâî, XIX. yüzyıl saz şairlerinin de çok kullandığı bir türdür. Mahlasın okunuşunun bile kesin olmaması, bu eşleştirmeyi daha da zayıflatır. Bu yüzden iki Berkî burada ayrı kişiler olarak ele alınmış, aralarındaki ilişki açık bir soru olarak bırakılmıştır.
Başka Berkîler
Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'nde Berkî mahlaslı bir XVI. yüzyıl divan şairi yer alır. Hayatı bilinmeyen bu şairin, Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki bir şiir mecmuasında "Berkî Bey" ibaresiyle kayıtlı bir gazeli vardır. Bu gazelle cönkteki semâî arasında bir bağ kurulamamıştır. Mahlasın birden fazla şair tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Şiiri
Cönkte Berkî adına kayıtlı tek şiir bir semâîdir. Semâî, aruzun "mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün" kalıbıyla söylenen ve saz şiirinde ezgisiyle bilinen bir türdür. Makalede şiirin yalnız ilk beyti verilir: gönle, dünyanın derdi içinde zeki ve zarif olmayı öğütleyen, öğüt havasında bir matla. İkinci mısraın ilk kelimesinin okunuşu da açık değildir. Şiirin geri kalanı cönkün kendisindedir ve yayımlanmamıştır. Beyit, özgün metni, günümüz Türkçesi ve yorumuyla "Semâî 1: Göňül bu derd-i ‘âlemde zekâvet olmamız yegdir" başlıklı ayrı sayfada, bu kategorinin içinde yer alır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7 (Berkî Hasan Çelebi-Yeniçerizâde maddesi; e-kitap s. 415), Amasya Belediyesi Yayınları. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page415.html
Akademik çalışmalar
- Metin Hakverdioğlu, "Merzifon Cönkü", idil, 8(57), 2019, s. 543-558 (s. 545, 554; Cönk, s. 55). https://www.idildergisi.com/makale/pdf/1552911669.pdf
Kitaplar
- Yunus Kaplan, "Berkî", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014. https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/berki
Çevrimiçi kaynaklar

