Özgün Metin
Vezin: mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün (hezec; kalıp tespiti bizimdir)
İşitdim dilber-i ra‘nâ bugünlerde kederlenmiş
Baňa cevr ü cefâ efzûn idüp her dem hünerlenmiş
Seniň destiňden ey dilber eḥaḳ âdem degerlenmiş
Seni görmek içün şâhım raḳîbler hep siperlenmiş
Yanaġıň çevresi dilber siyâh beňler biberlenmiş
Bana emdirmediň ẓâlim beyâż gerdân şekerlenmiş
Günümüz Türkçesiyle
1. İşittim ki o endamlı güzel sevgili bugünlerde kederlenmiş. Bana ettiği eziyeti ve cefayı artırmış, her geçen an bu işte daha usta olmuş. Ey güzel, senin elinden en hak eden insan bile değerini bulmuş (dize, "senin yüzünden en haklı kişi bile hak ettiğini görmüş" diye iğneleyici bir anlamda da okunabilir). Şahım, seni görmek isteyenlerin önüne rakipler hep siper olmuş, yolumu kesmiş. Ey güzel, yanağının çevresindeki siyah benler biber gibi serpilmiş. Ey zalim, o şeker gibi beyaz gerdanı bana öptürmedin, tattırmadın.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Elimizdeki altı mısra, Merzifon Cönkü'nün 82. sayfasında Bezmî adıyla kayıtlı bir müseddesin ilk bendidir. Müseddes, altı mısralık bentlerden kurulan bir nazım şeklidir; halk şairlerinin aruzla söylediği semailerde de sık kullanılır. Metin Hakverdioğlu makalesinde cönkteki her şiirin yalnız ilk nazım birimini verdiği için şiirin kaç bent olduğu ve mahlasın geçtiği son bent bilinmiyor; tamamı yayımlanmamış olarak cönktedir. İlk bendin altı mısraı da "-erlenmiş" sesiyle biter: kederlenmiş, hünerlenmiş, degerlenmiş, siperlenmiş, biberlenmiş, şekerlenmiş. Burada "-lenmiş" redif, "-er" kafiyedir. Vezin kaynakta belirtilmez; mısralar aruzun mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün kalıbına uyar, kalıp tespiti bizimdir. Altıncı mısradaki "Bana" yazımı, öteki mısralardaki "Baňa"dan farklı olarak makaledeki gibi bırakılmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
Bent, klasik aşk şiirinin bilinen kişilerini canlı bir sahne içinde bir araya getirir: kederli ve cefakâr sevgili, onu görmeye çalışan âşık ve yolu tutan rakipler. "Siperlenmiş" kelimesi rakipleri âşıkla sevgili arasında siper kurmuş askerler gibi gösterir; savaş diliyle kurulmuş bir istiaredir. Beşinci mısrada sevgilinin yanağındaki benler "biberlenmiş" diye anlatılır. Divan şiirinde yanaktaki ben çoğunlukla misk ya da Hindu gibi kara ve değerli şeylere benzetilir; burada mutfaktan alınmış biber benzetmesi, halk şiirine özgü gündelik ve şakacı bir tat taşır. Son mısrada beyaz gerdanın "şekerlenmiş" olması, bir önceki mısradaki biberle tatlı ve acı arasında bir karşıtlık kurar; bu da tezat sanatının hoş bir örneğidir. Üçüncü mısra kapalıdır: "eḥaḳ" en layık, en haklı demektir ve mısra, sevgilinin elinden en layık insanın bile değer kazandığı biçiminde övgü olarak da, en haklı kişinin bile payına düşeni aldığı biçiminde sitem olarak da okunabilir.
Tarihî Bağlam
Bezmî'nin kim olduğu kesin değildir. Cönkte Tokatlı Nûrî'nin ağırlığı ve Nûrî'nin Çankırı'da sohbet ettiği Zahmî, Bezmî ve Yesârî'nin üçünün de cönkte şiiri bulunması, bu Bezmî'nin XIX. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış Çankırılı Âşık Bezmî olabileceğini düşündürür; bu eşleştirme bizimdir ve kaynakta yoktur. Bendin semai havası ve gündelik imgeleri, aruzla da söyleyen bir saz şairinin üslubuna uygundur. Şairin kimliği üzerine bilinenler ve Hüsameddin'deki Merzifonlu ve Amasyalı Bezmîler, Bezmî biyografisinde tartışılmıştır.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Metin Hakverdioğlu, "Merzifon Cönkü", idil, 8(57), 2019, s. 543-558 (metin s. 555, Cönk, s. 82). doi: 10.7816/idil-08-57-02. https://www.idildergisi.com/makale/pdf/1552911669.pdf
Kitaplar
- Sagıp Atlı, "Bezmî, Çankırılı", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014. https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/bezmi-cankirili
- Eyüp Akman, "Nûrî, Tokatlı", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2013. https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/nuri-tokatli
Çevrimiçi kaynaklar


