Hoca Ahmed Paşa'nın divan kâtipliğinden Sivas defterdarlığına yükselen Abdülcelîlzâde Ahmed Efendi'nin meslek hayatı, XVII. yüzyılın ortasında Sivas valisi Kıbleli Mustafa Paşa yüzünden azledilmesiyle kırıldı; ömrünün kalanını Amasya'da küçük mali görevlerle geçiren bu kâtip 1089'da (1678-79) öldü. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın kitabında adının yanına "âlim, şâir, kâtib, münşî, muhâsib, hattât" sıfatları dizilir; şiirlerinde "Celîlî" mahlasını kullandığı da orada yazılıdır. Amasya'nın ileri gelenleri arasında ise ona alay yollu "Cüzhân Efendi" denirmiş. Celîlî imzalı bir şiir bugüne gelmemiştir. Madde, Kıbleli Paşa olayına dair kısa notlarla birlikte Ahmed Efendi-Abdulcelilzâde sayfasında da yayımlanmıştır.
Hüsameddin'in Kaydı
Ahmed Efendi-Abdulcelilzâde Amasyalıdır. Mevâlîden Sandukîzâde Abdulcelil Efendi'nin mahdûmudur. Amasya'da tahsîl-i ilm ü marifet edib Hâce Ahmed Paşa'nın kâtib-i divânı, ba'dehû Sivas Defterdârı, 1065'de ma'zûl oldu. 1068'de sânîyen Sivas defterdârı olup 1071'de Vali Kıbleli Mustafa Paşa'nın yüzünden azledildi. Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın sadâretinde menkûbâne Amasya'da ikâmet ederek mu'ahharan mukata'a, beytü'l-mâl emânetlerinde, divân kitâbetinde bulundu. 1089'da vefât etdi. Âlim, şâir, kâtib, münşî, muhâsib, hattât idi. Kıbleli Paşa'dan dolayı Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'yı gücendirdiğinden tefeyyüz edemedi. Şi'irinde "Celîlî" diye mahlâs kordu. Küçük yaşında Oruç Bey tekkesi cüz-hânı olduğundan a'yân arasında istihfâfen "Cüzhân Efendi" dendi. Mahdûmu Abdulcelil Efendi Yörgüç Paşa evkâfı kâtibi iken 1121'de vefât etdi. Bunun mahdûmları İbrâhim, Ali Efendilerdir. İbrâhim Efendi 1148'de vefât edib mahdûmu es-Seyyid el-Hâc Abdulcelil Ağa kapıcıbaşılardan iken 1178'de İstanbul'da vefât etdi. Bu esnâda ammizâdesi Mustafa Efendi bin Ali Efendi bin Abdulcelil Efendi de vefât etdi.
Metnin bugünkü karşılığı şöyledir: Amasyalıdır. Büyük kadılardan Sandukîzâde Abdülcelil Efendi'nin oğludur. Amasya'da öğrenimini tamamlayınca Hoca Ahmed Paşa'nın divan kâtibi, ardından Sivas defterdarı oldu ve 1065'te görevden alındı. 1068'de ikinci kez Sivas defterdarı oldu; 1071'de Vali Kıbleli Mustafa Paşa yüzünden azledildi. Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın sadrazamlığı sırasında sürgün gibi Amasya'da oturdu; sonraları mukataa ve beytülmal eminliklerinde, divan kâtipliğinde bulundu. 1089'da öldü. Âlim, şair, kâtip, yazışma ustası, muhasebeci ve hattattı. Kıbleli Paşa meselesi yüzünden Fâzıl Ahmed Paşa'yı gücendirdiği için ilerleyemedi. Şiirlerinde "Celîlî" mahlasını kullandı. Küçükken Oruç Bey Tekkesi'nde cüzhanlık, yani Kur'an'dan cüz okuma görevi yaptığı için ileri gelenler arasında onu küçümseyerek "Cüzhân Efendi" diye anarlardı. Oğlu Abdülcelil Efendi, Yörgüç Paşa vakıflarının kâtibi iken 1121'de öldü. Onun oğulları İbrâhim ve Ali efendilerdir. İbrâhim Efendi 1148'de öldü; oğlu es-Seyyid el-Hâc Abdülcelil Ağa kapıcıbaşılardan iken 1178'de İstanbul'da öldü. Bu sırada amcasının oğlu, Ali Efendi'nin oğlu Mustafa Efendi de öldü.
Hayatı
Babası Sandukîzâde Abdülcelil Efendi, Hüsameddin'in "mevâlî" dediği büyük kadılar zümresindendi ve tanınmış bir hattattı. Amasyalı Hattat Derviş Ali Efendi'nin maddesinde, Derviş Ali'nin çeşitli yazı türlerini "hattât-ı meşhûr mevâlîden Abdülcelil Efendi"nin önünde meşk ettiği yazılıdır. Ahmed Efendi'nin kâtiplik, inşa ve hesap işlerindeki becerisi ile Hüsameddin'in ona da "hattât" demesi, yazıyı babasından öğrenmiş olabileceğini düşündürür; kaynak bunu açıkça söylemez. Ailenin "Abdülcelîlzâde" adı bu babaya, "Celîlî" mahlası da aynı ada dayanır görünür. Çocukluğunda Oruç Bey Tekkesi'nde yaptığı cüzhanlık ise sonradan ona yapışan lakabın kaynağı olmuştur; defterdarlık yapmış bir adamın a'yân arasında bu eski görevle anılmasını Hüsameddin açıkça "istihfâfen", yani küçümseme diye niteler.
Kıbleli Mustafa Paşa Meselesi
Ahmed Efendi'nin yükselişini durduran olay, Amasya Tarihi'nin başka bölümlerinden izlenebilir. Kıbleli Mustafa Paşa 1069 Şabanında (1659) Sivas valisi olmuş, 1070 sonlarında Amasya'ya gelip uzun soruşturmalar açmış, pek çok âlim ve kişiyi cezalandırmış, halkın tepkisinden çekinerek Sivas'a dönmüştü. Hüsameddin'in Sarı Ahmed Ağa maddesine göre Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa, 1071'de Sarı Ahmed Ağa'yı Sivas mukataa emini olarak valinin işlerini teftişe göndermiş; bu teftiş sonunda Kıbleli Paşa azledilip Amasya Kalesi'nde hapsedilmişti. Ahmed Efendi'nin defterdarlıktan alınması da aynı yıla düşer.
Hüsameddin'in iki cümlesi farklı okunabilir. "Kıbleli Mustafa Paşa'nın yüzünden azledildi" sözü, defterdarın valiyle birlikte görevden uzaklaştırıldığını anlatıyor gibidir. "Kıbleli Paşa'dan dolayı Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'yı gücendirdi" sözü ise Ahmed Efendi'nin bu meselede validen yana durduğunu ya da onunla aynı safta görüldüğünü düşündürür. Hangi tutumun Fâzıl Ahmed Paşa'yı kızdırdığı kayıtlı değildir. Fâzıl Ahmed Paşa'nın sadareti boyunca Ahmed Efendi Amasya'da "menkûbâne", yani düşkün bir hâlde kalmış, mukataa ve beytülmal eminlikleri gibi taşra görevleriyle yetinmiştir.
Şiiri
Hüsameddin "Şi'irinde Celîlî diye mahlâs kordu" demekle yetinir; maddede beyit yoktur, bir divan ya da başka bir manzume anılmaz. Celîlî mahlası Osmanlı şiirinde birkaç kişide görülür. TDV İslâm Ansiklopedisi'nde Hasan Aksoy, hamse sahibi Bursalı Hâmidîzâde Celîlî'den başka İznikli ve Edirneli iki Celîlî daha bulunduğunu kaydeder. Amasya'nın kendisinde de bir başka Celîlî vardır: Hüsameddin'in sekizinci ciltte tanıttığı Pîr Sun'ullâhzâde Celîlî Mehmed Çelebi, Münîrî'nin öğrencisi olup 943'te (1536-37) ölmüş bir kadı şairdir. Abdülcelîlzâde Ahmed Efendi bunlardan bir asır sonra yaşamıştır; mahlasları aynı olduğu için şiir mecmualarında Celîlî imzalı bir parçayı ona bağlamak ancak başka bir kanıtla mümkün olur. Böyle bir kanıt şimdilik yoktur; Ahmed Efendi'ye güvenle bağlanabilecek tek bir şiir de bulunmamaktadır.
Ailesi
Oğlu Abdülcelil Efendi, Amasya'daki Yörgüç Paşa vakıflarının kâtibiydi ve 1121'de (1709-10) öldü. Onun oğulları İbrâhim ve Ali efendilerdir. İbrâhim Efendi 1148'de (1735-36) ölmüş, oğlu es-Seyyid el-Hâc Abdülcelil Ağa kapıcıbaşılığa yükselip 1178'de (1764-65) İstanbul'da ölmüştür. Ali Efendi'nin oğlu Mustafa Efendi de aynı sıralarda ölmüştür. Amasya Tarihi'nde 1062 yılı olayları arasında, Sultan Bayezid vakıflarına mütevelli olan "a'yân-ı meşhûradan Abdülcelîlzâde el-Hâc Hüseyin Ağa" da geçer; aynı aile adını taşıyan bu kişinin Ahmed Efendi ile akrabalığı belirtilmemiştir.
Kronoloji
1065 (1654-55): Sivas defterdarlığından alınır.
1068 (1657-58): İkinci kez Sivas defterdarı olur.
1071 (1660-61): Vali Kıbleli Mustafa Paşa yüzünden azledilir.
1089 (1678-79): Amasya'da ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 174 (e-kitap s. 175), "Ahmed Efendi-Abdulcelilzâde" maddesi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page175.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 173-174 (e-kitap s. 174), "Ahmed Ağa-Sarı, el-Hâc" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page174.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, s. 162 (e-kitap s. 163), "Derviş Ali Efendi-Hattât" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page163.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 4, s. 575 ve 583-586 (e-kitap s. 576, 584-587), "Ahmed Paşa", "Mehmed Paşa" ve "Muslî Paşa" maddeleri (1062 ve 1069-1070 yılı kayıtları). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page584.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, s. 520 (e-kitap s. 521), "Celîlî Mehmed Çelebi-Pîr Sun'ullâhzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page521.html
Akademik çalışmalar
- Hasan Aksoy, "Celîlî, Hâmidîzâde", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 7, İstanbul 1993, s. 269-270. https://islamansiklopedisi.org.tr/celili-hamidizade
Çevrimiçi kaynaklar
