Dertli Garip, asıl adı Cuma Zeytünlü olan ve 1929'da Gümüşhacıköy'ün Kırca köyünde doğan bir Alevî-Bektaşî halk şairidir. Yörede Derviş Cumayı, Kırcalı Cumayı ve Cumayı Ağa adlarıyla da tanınır. Gümüşhacıköy ile Merzifon arasındaki, yörede "Gaziler Ovacığı" denilen bölgenin erenler ve muhabbet geleneği içinde yetişmiş, şiirlerinin yanında bu gelenek üzerine görüşleriyle de dikkat çekmiştir. Caner Işık ve Ezgi Aydın Onar, 2005-2018 yılları arasında onunla yaptıkları görüşmelere dayanan makalelerinde onu kendini "çağdaş derviş" olarak adlandıran kuşağın en önemli yaşayan temsilcisi olarak tanıtır. Şiirleri telif koruması altında olduğu için bu sayfada yalnız bir dörtlüğü alıntılanmıştır.
Hayatı
Cuma Zeytünlü 1929'da Kırca köyünde doğdu, ancak nüfusa 1933 doğumlu olarak kaydedildi. Babasının adı Aşur'dur. Işık ve Onar'a anlattığına göre babası o doğduktan kırk gün sonra ölmüş, annesinin yeniden evlenmesiyle üvey kardeşler arasında büyümüştür. Okula gitmemiş, okuma yazmayı askerlikte öğrenmiştir. 1952'de askere gitti ve köyünün dışındaki hayatı ilk kez orada gördü. Askerlik dönüşü bir süre Kırca'da yaşadı.
Bu yıllarda dört kilometre uzaklıktaki Kuzalan köyünde cami hocalığı yapan ve yörede eren olarak bilinen Mehmet Ali Işık ile tanıştı. "Derviş Ruhan", Cumhuriyet'ten sonra da "Işık Ruhan" mahlasıyla şiir söyleyen bu hoca, Zeytünlü'nün yol içindeki ilk rehberi oldu; Zeytünlü fırsat buldukça Kuzalan'daki muhabbetlere katıldı. 1969'da Derviş Ruhan'ın Gümüşhacıköy'e taşınması üzerine o da kasabaya yerleşti ve rehberinin karşı komşusu oldu. Gümüşhacıköy'de Foto İhsan Aktaş, Pirinççi Yusuf, Manicinin Ali, Çürük Sadık ve Ali Uygun gibi, Hacı Bektaş evladı Çelebilere bağlı Bektaşîlik geleneğini sürdüren kişilerle birlikte, deyişlerin ve remizlerin birlikte çözümlendiği uzun muhabbetlere katıldı. Zamanla Derviş Ruhan'ın sohbetleri ona yavan gelmeye başladı. Suya ve tuza okuma, şifa dağıtma, gelecekten haber verme gibi uygulamalara eleştirel bakmaya başladı ve rehberinden uzaklaştı. Işık ve Onar bu kopuşu, olağanüstülüğü reddeden, bilgiyi akılcı biçimde yorumlayan "çağdaş dervişlik" anlayışının bir örneği olarak değerlendirir.
Âşıklığa Başlaması ve Mahlası
Zeytünlü âşıklığa usta âşıkların deyişlerini ezberleyerek başladığını anlatır: önce Yemînî'nin, Vîrânî'nin ve Nesîmî'nin deyişlerini söylemiş, sonra kendine bir saz yapıp çalmayı kendi kendine öğrenmiştir. Gerçeği korkmadan söylediği için Vîrânî'nin deyişlerine özel bir önem verdiğini belirtir; Âşık Kul Fakır'ı daha sonra tanımıştır. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü maddesi ise onun ilk gençlik yıllarından itibaren babası Aşur Dede'den ve aile çevresindeki cem zâkirlerinden etkilendiğini, cemlerde nefeslerini öğrendiği Hacı Bektaş Velî, Pir Sultan Abdal, Mir'âtî, Kul Fakır, Kul Himmet, Hüdaî, Feryadî ve Balım Sultan gibi yol büyüklerini kendine rehber edindiğini yazar. Aynı maddeye göre Çorum'un Mecitözü ilçesinden köylerine gelen Geykocalı Mehmet Dede'den çok etkilenmiş, Alevîlik-Bektaşîlik yolunu, nefesleri ve Ehl-i beyt anlatılarını ondan öğrenmiştir.
"Dertli Garip" mahlasını kendisi seçmiştir. Geleneğe göre mahlasın usta tarafından verilmesi gerektiğini bildiği için bunu bir saygısızlık sayar ve şöyle anlatır: "Şimdi mürşit derler, hoca derler onun için ağa vermesi lazım. Şimdi biz kendü kendümüze alduğumuz içun saygusuzluk yaptuk kendi başımıza aldık öyle." Işık ve Onar mahlastaki dert ve garipliği şairin çocukluktan beri taşıdığı yalnızlıkla ilişkilendirir; bu yorum araştırmacılara aittir, şair mahlasının anlamını açıklamamıştır.
Şiiri
Telif notu: Dertli Garip kaynakların yayımlandığı tarihte hayatta olduğu için şiirleri telif koruması altındadır ve sitemizde ayrı sayfalar hâlinde yayımlanamamaktadır. Koruma, şairin ölümünü izleyen yetmiş yılın sonuna kadar sürer; bu sayfada yalnız bir dörtlük alıntılanmıştır.
Dertli Garip çok şiir yazmış bir şair sayılmaz. Işık ve Onar onun on bir şiirini derleyip yayımlamıştır. Bunlar çoğunlukla 11'li hece ölçüsüyle, koşma biçiminde yazılmış nefes, nasihatname, medetname, yaratılışname ve pîre güzelleme türünde şiirlerdir; biri Hacı Bektaş evlatlarından Sefa Ulusoy'a ithaf edilmiştir. Dert, keder, dostluk, sevgi, aşk, tasavvuf, muhabbet, Hacı Bektaş ve varlık-yokluk başlıca konularıdır. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'ne göre şiirlerinin kaydedildiği kasetler ve defterler kaybolmuş, ilk dönem şiirlerinden yalnız on yedisi korunabilmiştir; dünyanın geçiciliği, aşk, sevgi, adalet, aile ve dostluk şiirlerinin konularıdır.
Onu çevresindeki dervişlerden ayıran özellik, şiirlerini kendisinin şerh etmesidir. Yaratılışname türündeki bir şiirinin ilk dörtlüğü şöyledir:
Biz yoğu bilmeyiz vardan var olduk
Al ganın içinde bünyeyi kurduk
Hak'tan emir oldu dünyaya geldik
Göndermiş cemalı gören övünsün
Günümüz Türkçesiyle: Biz yokluğu bilmeyiz, var olandan var olduk; al kanın içinde bedenimizi kurduk. Hak'tan emir geldi, dünyaya geldik; gönderdiği yüzü gören övünsün. Şair bu dizeleri Işık ve Onar'a kendisi açıklamıştır: yoktan değil vardan var olunduğunu, iki varlık birleştiğinde ana rahminde kanın içinde bir dünyanın kurulduğunu, insanı dünyaya getirenin Hak olduğunu söyler. Şiirin devamını da kadınla erkek arasındaki sevgiye ve musahipliğe bağlar. Araştırmacılar "Biz yoğu bilmeyiz, vardan var olduk" sözünü onun dünya görüşünün özeti sayar.
Amasya ile Bağı ve Kaynakların Durumu
Dertli Garip Gümüşhacıköy'ün Kırca köyünde doğmuş, 1969'dan beri Gümüşhacıköy'de yaşamıştır; şiiri ve düşünce dünyası tümüyle Gaziler Ovacığı'nın Bektaşî muhabbet çevresinde biçimlenmiştir. Bu çevrenin âşıkları için sitemizdeki Amasya'da âşıklık geleneği yazısına bakılabilir. Hakkında iki bağımsız kaynak vardır ve ikisi de şairle yapılan görüşmelere dayanır: Orhan Fatih Kuşdemir'in 22 Mart 2019'da yaptığı görüşmeye dayanan Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü maddesi ile Işık ve Onar'ın on üç yıla yayılan alan çalışmasına dayanan makalesi. İki kaynak bazı noktalarda ayrılır. Sözlük, onu etkileyen kişi olarak Geykocalı Mehmet Dede'yi öne çıkarır; makale ise ilk rehberi olarak Derviş Ruhan'ı anlatır ve Geykocalı Mehmet Dede'den söz etmez. Sözlük ilk dönem şiirlerinden on yedisinin korunduğunu yazarken makale şairin toplam on bir şiiri olduğunu belirtir. Sözlük "Gümüşhacıköy ilçesinde yaşamaktadır" der; makale de 2020'de onun hayatta olduğunu bildirir. Sonraki yıllara ait doğrulanmış bir bilgiye ulaşılamamıştır.
Kronoloji
1929: Gümüşhacıköy'ün Kırca köyünde doğar; nüfusa 1933 doğumlu olarak kaydedilir.
1952: Askere gider.
1969: Rehberi Derviş Ruhan'ın ardından Gümüşhacıköy'e yerleşir.
2019: Orhan Fatih Kuşdemir ile görüşür; Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'nde maddesi yayımlanır.
2020: Caner Işık ve Ezgi Aydın Onar'ın hayatını ve on bir şiirini yayımlayan makalesi çıkar.
Kaynakça
- Caner Işık, Ezgi Aydın Onar, "Gaziler Ovacığından Çağdaş Bir Derviş: Cuma Zeytünlü (Dertli Garip)", Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi, 95, 2020, s. 71-99. https://doi.org/10.34189/hbv.95.003
- Orhan Fatih Kuşdemir, "Dertli Garip, Cuma Zeytünlü", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 07.05.2019 (güncelleme 06.12.2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/dertli-garip-cuma-zeytunlu
Çevrimiçi kaynaklar
