Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Aşık oldum maşukumu bulamam
Dertli sinem her çiçeğe konamam
Bağlı şahin her ceylana salamam
Gelen göçtü konan göçtü gördün mü
Fikir deryâsına saldım kılıcı
Efendim gönüle getirme acı
Cep be cep sevdiğim gürûh u Naci
Naci kavim acı kavmi gördün mü
Naci oldum irizayı beklerim
Kazancımı kalp evinde saklarım
Gelip gidip bu vücudu yoklarım
Akşam mıdır sabah mıdır bildin mi
Bir gün doğar cümle âlem bezetir
Fikri olan bu âlemde kazanır
Ahmak olan Hakkın emrin uzatır
Emir midir ömür müdür bildin mi
Derviş Edna’m irizadır virdimiz
Gelip gidip bu vücuttur yurdumuz
Hakkın emrin bilenlerdir ordumuz
Canım tende gönlüm sende bildin mi
Günümüz Türkçesiyle
1. Âşık oldum ama maşukumu bulamıyorum; dertli göğsüm her çiçeğe konamaz. Bağlı şahini her ceylanın üstüne salamam; gelen göçtü, konan göçtü, gördün mü.
2. Kılıcımı düşünce denizine saldım; efendim, gönüle acı getirme. Sevdiğim, kurtuluşa eren topluluktur; kurtulan kavmi de acı kavmi de gördün mü.
3. Kurtuluşa erdim, rızayı beklerim; kazancımı gönül evinde saklarım. Gelip gidip bu vücudu yoklarım; akşam mıdır, sabah mıdır, bildin mi.
4. Bir gün gelir, bütün âlemi süsler; düşünce sahibi olan bu dünyada kazanır. Ahmak olan Hakk'ın emrini savsaklar; o emir midir, ömür müdür, bildin mi.
5. Ben Derviş Edna'yım, rıza virdimizdir; gelip gidip durduğumuz yurt bu vücuttur. Hakk'ın emrini bilenler ordumuzdur; canım tende, gönlüm sende, bildin mi.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Redif yarı yolda değişir: ilk iki dörtlüğün son dizesi "gördün mü", son üç dörtlüğünki "bildin mi" diye biter ve soru dizisi görmekten bilmeye geçer. Uyaklar ilk dörtlükte "bulamam, konamam, salamam", sonrakilerde "kılıcı, acı, Naci", "beklerim, saklarım, yoklarım", "bezetir, kazanır, uzatır", "virdimiz, yurdumuz, ordumuz" sözleriyle kurulur. Beş dörtlüğün ölçüsü on birli hecedir. Son dörtlükte "Derviş Edna'm" mahlası yer alır. İkinci dörtlüğün üçüncü dizesindeki "cep be cep" sözünün anlamını kaynak açıklamaz; aktarımda dize genel anlamıyla verilmiştir.
Anlam ve Söz Sanatları
Nefes bir yol arayışının dilini kullanır. Âşık maşukunu bulamaz, ama dertli gönlü "her çiçeğe konamaz"; avcının bağlı şahini her ceylanın üstüne salınmaz. Bu iki imge, gönlün rastgele bir sevgiye değil tek bir hakikate bağlanması gerektiğini söyler. "Gelen göçtü, konan göçtü" sözü dünyanın geçiciliğini hatırlatır.
İkinci ve üçüncü dörtlüklerde geçen "gürûh-ı nâcî", kurtuluşa erecek topluluk demektir ve Alevî-Bektaşî şiirinde yolun ehlini anlatmak için sık kullanılır; şair kendini bu topluluğa katar ve "acı kavim"le karşılaştırır. Rıza, Alevî ahlakında hem Tanrı'nın rızası hem de topluluk içinde helalleşme anlamına gelen temel bir kavramdır; Derviş Edna onu "virdimiz", yani dilden düşürülmeyen dua sayar. Dördüncü dörtlükte "emir midir ömür müdür" sözü, iki kelimenin ses benzerliğine dayanan bir söz oyunudur: ahmak, Hakk'ın emrini uzatırken ömrün de tükendiğini fark etmez. Son dize "canım tende, gönlüm sende" ise sevgiliye ya da Hakk'a yönelmiş bir bağlılık sözüyle şiiri kapatır.
Kaynakça
- Ali Onar, Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren: Derviş Edna'nın Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 12, 2016, s. 171-207 (deyiş no. 12, s. 190). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2016_12/2016_12_ONARA_ISIKC.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






