Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Piri Baba ceddi sevgili yârim
Ehl-i Bey(i)tleri yastı da gitti
Gönlümün sevgisi cesette canım
İrakip lâdene küstü de gitti
Dayanılmaz şu feleğin kahrine
Rakip taş attı din serverine
Bu cihan umudu Hakkın yârine
Hakikat ilmini aştı da gitti
Kul Fakir sultanım ilimin başı
Başına gelenler sadıkan kişi
Ezel inanmayan gösterdi düşü
Kırklar meydanını aştı da gitti
Kırklar meydanında birinci safta
Aldı kamberini bütündür ahta
Gözlerim dostumu tükenmez hafta
Bindi burakına göçtü de gitti
Derviş Edna’m şu yaremin çaresi
Sene bin üç yüz otuz senesi
Dokuz ay on günde gelir sırası
Ananın rahmine düştü de gitti

Günümüz Türkçesiyle

1. Ceddi Pîrî Baba olan sevgili yârim Ehl-i Beyt'inin yasını tuttu da gitti. Gönlümün sevgisi, bedenimdeki canım; rakibe ve ladene küsüp gitti (dizenin anlamı tam açık değildir).

2. Şu feleğin kahrına dayanılmaz; rakip dinin önderine taş attı. Bu dünyanın umudu, Hakk'ın dostu, hakikat ilmini aşıp gitti.

3. Kul Fakir sultanım ilmin başıdır; sadık kişinin başına gelenler bellidir. İnanmayana ezelden düşü gösterdi; Kırklar meydanını aşıp gitti.

4. Kırklar meydanında birinci safta, ikrarı bütün olarak Kamber'ini aldı. Gözlerim dostumu tükenmez bir hasretle bekler; Burak'ına binip göçtü de gitti.

5. Ben Derviş Edna'yım, yaramın çaresi bin üç yüz otuz senesinde; dokuz ay on günde sırası gelir. Ana rahmine düştü de gitti.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Bu nefeste bir tarih vardır: makale "bin üç yüz otuz" yılını miladi 1911-1912 olarak açıklar, ama şiirin türünü belirtmez. Her dörtlüğün son dizesi "gitti" redifiyle biter ve önüne "yastı da, küstü de, aştı da, göçtü de, düştü de" uyağı gelir. İlk üç dizeler "kahrine, serverine, yârine", "başı, kişi, düşü", "safta, ahta, hafta", "çaresi, senesi, sırası" diye uyaklanır. Beş dörtlük de on bir heceli dizelerle kurulur ve mahlas son dörtlükte "Derviş Edna'm" diye geçer. Makale "laden" sözünü bir bitki adı olarak açıklar. Nefes bir deyiş derleme sitesinde de yer alır; orada ikinci dize "Ehl-i Beytleri yastı da gitti" biçimindedir.

Anlam ve Söz Sanatları

Nefes bir ayrılık ve göç anlatısıdır, ama kimin gittiği açıkça söylenmez. İlk dörtlükte ceddi Pîrî Baba olan bir "sevgili yâr"dan söz edilir. Merzifon'daki Pîrî Baba ocağı, Kul Fakir'in de bağlı olduğu ocaktır; üçüncü dörtlükte Kul Fakir'in adı "sultanım, ilmin başı" diye anılır. Ancak Kul Fakir 1938'de, Derviş Edna'dan on yıl sonra ölmüştür; bu yüzden şiir onun ölümü üzerine söylenmiş olamaz. Kaynakta şiirin kimin için söylendiği açıklanmaz.

Son dörtlük, şiiri başka bir anlama da açar. "Dokuz ay on günde gelir sırası, ananın rahmine düştü de gitti" dizeleri, Derviş Edna'nın deyişlerinde sık görülen don değiştirme inancıyla birlikte okunabilir: göçüp giden ruh, sırası gelince yeniden bir ana rahmine düşer. Bu durumda Kırklar meydanını aşmak, Burak'a binmek ve ana rahmine düşmek, ölümden yeniden doğuşa uzanan bir yolculuğun aşamaları olur; bu bütünlük bizim yorumumuzdur. 1330 yılı, makalenin açıklamasına göre 1911-1912'ye karşılık gelir ve olayın bu tarihte geçtiğini gösterir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar