Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Çoğaldı derdim de sızılar yâre
Dağıldı nasipler gel eriş paya
Elestü gününden tutuldu maya
Mayamız Muhammed handa mihmanım
Mihman oldum nice hanlar yokladım
Elestü gününden ikrar sakladım
Sildim süpürdüm sarayı pakladım
Ustamız birdir bu canda mihmanım
Ustamızdan aldım böyle bir öğüt
Dönder değirmenin ununu öğüt
Üstü çıkıncağız oldum da meyyit
Hidayet Allah’tan Haktan fermanım
Hakkın buyruğu da farz oldu bize
Tuta gör emrini nehiyden uza
Kirâmen katibi yazını yaza
Ezelden arzumuz sinde mihmanız
Derviş Edna’m sin sualin vermeli
Eyliğe çalışıp hakkı bilmeli
Gelip gidip bu cemalde kalmalı
Ezelden arzumuz günde mihmanım

Günümüz Türkçesiyle

1. Derdim çoğaldı, yaram sızlıyor; nasipler dağıtıldı, gel payına yetiş. Mayamız Elest gününden tutuldu; mayamız Muhammed'dir, ben bu handa misafirim.

2. Misafir oldum, nice hanları yokladım; Elest gününden beri ikrarımı sakladım. Sarayı silip süpürüp temizledim; ustamız birdir, ben bu canda misafirim.

3. Ustamızdan şöyle bir öğüt aldım: değirmenini döndür, ununu öğüt. Unun üstü çıkıncaya dek ölü gibi oldum; hidayet Allah'tan, fermanım Hak'tandır.

4. Hakk'ın buyruğu bize farz oldu; emrini tut, yasaktan uzak dur. İyilik yazan melekler yazını yazsın; ezelden dileğimiz budur, mezarda misafiriz.

5. Derviş Edna mezarın sorgusuna cevap vermeli; iyiliğe çalışıp Hakk'ı bilmeli. Gelip gidip bu cemalde kalmalı; ezelden dileğimiz budur, ben bu günde misafirim.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Üçüncü dörtlükte bir cinas vardır: "öğüt" sözü ilk dizede nasihat, ikincide öğütmek anlamındadır. Dörtlüklerin son dizeleri "mihmanım" ya da "mihmanız" diye biter; yalnız üçüncü dörtlükte bu düzen bozulur ve dize "fermanım" diye kapanır. Uyaklar ilk dörtlükte "yâre, paya, maya", sonrakilerde "yokladım, sakladım, pakladım", "öğüt, öğüt, meyyit", "bize, uza, yaza", "vermeli, bilmeli, kalmalı" sözleriyle kurulur. Beş dörtlük on birli hece ölçüsündedir; son dörtlükte "Derviş Edna'm" mahlası okunur. Makale "mihman"ı misafir, "meyyit"i ölü, "nehy"i yasak, "sin"i mezar, "eylik"i iyilik diye açıklar.

Anlam ve Söz Sanatları

Nefesin temel imgesi, dünyanın bir han, insanın da o handa geçici bir misafir olmasıdır. Derviş nice hanları dolaştığını, ama Elest gününde verdiği ikrarı hiç bırakmadığını söyler. "Mayamız Muhammed" sözü, Alevî-Bektaşî inancındaki Muhammed-Ali nurunun insanın özünde bulunduğu düşüncesini anlatır. İkinci dörtlükte sarayın silinip süpürülmesi, gönlün Hakk'ı misafir etmek için temizlenmesidir.

Üçüncü dörtlükte ustanın öğüdü, köy hayatından alınmış bir imgeyle verilir: değirmeni döndürüp ununu öğütmek. Unun üstü çıkıncaya kadar ölü gibi olmak, tasavvufun "ölmeden önce ölmek" öğüdünü düşündürür; bu yorum bizimdir. Son iki dörtlük öğüdü ahiret düşüncesine bağlar: amelleri yazan Kirâmen Kâtibîn melekleri, mezarda sorulacak sorular ve iyilikte durmanın gereği. "Ustamız birdir" sözü, Derviş Edna'nın hayatı bilindiğine göre mürşidi Kul Fakir'i de düşündürür, ama dize daha genel olarak tek bir Hakk'a ya da pire bağlılık diye de okunabilir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar