Özgün Metin

Ölçü: 8'li hece ölçüsü

Kuduretten bir yel esti
Düldül’ün yeli mi ola
Fırgatı bağrımı deldi
Şakıyan bülbül mü ola
Göğe şebileyip bastı
Erenler cünbüşü kesti
Muhabbete sevgi düştü
Muhabbet balı mı ola
Muhabbet tanburu çaldı
Gönül dünyayı dolandı
Aşk geldi dalga bulandı
Çağlar akar seli m’ola
Hak şerife oldu zâhir
Mehdi gelir evvel âhir
Dine sepmeyleyen kâfir
Arasat’ta kalır m’ola
Âşıklar özünü yoklar
Kuduret unundan yerler
Derviş Edna’m deli derler
Acep gerçek deli m’ola

Günümüz Türkçesiyle

1. Kudretten bir yel esti; Düldül'ün yeli mi ola. Ayrılık bağrımı deldi; şakıyan bülbül mü ola.

2. Gök kararıp gece bastı; erenler eğlenceyi kesti. Muhabbete sevgi düştü; muhabbetin balı mı ola.

3. Muhabbet tanburu çaldı; gönül dünyayı dolaştı. Aşk geldi, dalga bulandı; çağlayıp akan sel mi ola.

4. Hak, şerefli olana göründü; Mehdi önce de sonra da gelir. Dine burun kıvıran kâfir mahşer yerinde mi kala.

5. Âşıklar kendi özlerini yoklar, kudret unundan yerler. Derviş Edna'ya deli derler; acaba gerçek bir deli mi ola.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Sekiz heceli beş dörtlüğün son dizeleri bir kuşkuyla biter: "mı ola" ya da kısaltılmış biçimiyle "m'ola" soru redifi. İlk dörtlükte "esti, deldi" ile "yeli, bülbül" eşleşir; sonraki dörtlüklerde ilk üç dize uyaklıdır ("bastı, kesti, düştü", "çaldı, dolandı, bulandı", "zâhir, âhir, kâfir", "yoklar, yerler, derler"). "Derviş Edna'm" mahlası son dörtlükte geçer. Makale "fırgat"ı ayrılık, "şebilemek"i göğün kararması, "Arasat"ı mahşer yeri diye açıklar. Aynı nefes Mehmet Çevik'in kitabından alınarak bir deyiş derleme sitesinde de yayımlanmıştır; iki metin arasında küçük yazım farkları vardır.

Anlam ve Söz Sanatları

Nefes, sorularla ilerleyen bir yapıya sahiptir. Esen yelin Hz. Ali'nin atı Düldül'ün yeli olup olmadığı, bağrı delen sesin bülbül mü olduğu, gönülde coşan aşkın bir sel mi olduğu sorulur. Bu sorular cevaplanmaz; dinleyiciyi kudretten gelen bir esintinin, bir coşkunun içine çeker. Üçüncü dörtlükte "muhabbet tanburu" anılır; Alevî cemlerinde ve muhabbetlerinde sazın, deyişin ve sohbetin ruhu harekete geçiren gücü bu imgeyle anlatılır.

Son dörtlük şiirin anahtarıdır. Derviş Edna'ya "deli" derler; o da "Acep gerçek deli m'ola" diye sorar. Onar ile Işık'ın belirttiğine göre "gerçek" sözü Gaziler Ovacığı'nda ermiş anlamında kullanılır. Bu yüzden dize iki türlü anlaşılır: hem "gerçekten deli miyim" hem de "ermiş bir deli miyim". Makalenin anlattığı hayat hikâyesi de bu sözle örtüşür: Derviş Edna kendi köyünde hor görülmüş, alay edilmiş, değeri öldükten sonra anlaşılmıştır. Dördüncü dörtlükte Mehdi'nin gelişi ve dini küçümseyenin mahşerde kalacağı uyarısı yer alır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar