Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Bir name yazdırdım sevgili yâre
Coş edip selamım alır mı bilmem
Gün be gün artıyor sinemde yâre
Mevlam insafını verir mi bilmem
Aman felek sende düştün kastine
Ayrılık camını sundun dostuna
Ölürsem de kabirimin üstüne
Salınıp naz ile gelir mi bilmem
Derviş’i mest etti aşkın dolusu
Misk-i amber gelir yârin kokusu
Gönlümün tubası cennet hurisi
Hasta hallerimden bilir mi bilmem

Günümüz Türkçesiyle

1. Sevgili yâre bir mektup yazdırdım; coşkuyla selamımı alır mı bilmem. Göğsümdeki yara gün be gün büyüyor; Mevla ona insaf verir mi bilmem.

2. Aman felek, sen de bana kastettin; dostuna ayrılık kadehini sundun. Ölürsem mezarımın üstüne salınıp nazla gelir mi bilmem.

3. Aşkın dolusu Derviş'i sarhoş etti; yârin kokusu misk ve amber gibi gelir. Gönlümün Tuba ağacı, cennetin hurisi; hasta hâlimi bilir mi bilmem.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Üç kısa dörtlük, son dizelerinde aynı belirsizliği taşır: "bilmem" redifinin önüne "alır mı, verir mi, gelir mi, bilir mi" soruları gelir. İlk dörtlükte birinci ve üçüncü dizeler "yâre" sözünde buluşur; sonraki dörtlüklerin ilk üç dizesi "kastine, dostuna, üstüne" ve "dolusu, kokusu, hurisi" diye uyaklanır. Ölçü on birli hecedir. Son dörtlükte şair kendini yalnız "Derviş" diye anar. Makaleye göre metin, Çevik'in derlemesi ile Çorum'un Harmancık köyünden kaynak kişi Hasan Baskın'ın aktarımı karşılaştırılarak düzeltilmiştir.

Anlam ve Söz Sanatları

Kısa nefes, ayrılığın kaygısını tek bir soru üzerine kurar: sevgili bu sevgiye karşılık verecek mi. İlk dizedeki "Bir name yazdırdım" sözü ayrıca düşündürür; Derviş Edna'nın okuma yazma bilmediği bilindiğine göre mektubu bir başkasına yazdırması hayatıyla uyumludur. Aynı dörtlükte "yâre" sözü iki kez ve iki anlamda geçer: birincisinde sevgili, ikincisinde yara. Bu tür cinas, halk şiirinde sık başvurulan bir söz oyunudur.

İkinci dörtlükte felek, yani talih, ayrılık kadehini sunan kişi olarak suçlanır. Ölümden sonra sevgilinin mezar başına "salınıp nazla" gelip gelmeyeceği sorusu, halk şiirinin bilinen bir imgesidir. Son dörtlükte sevgilinin kokusu misk ve amberle, kendisi de cennetteki Tuba ağacı ve huriyle anılır. Aşk dolusuyla sarhoş olan dervişin bu sevgisi, Derviş Edna'nın başka nefeslerinde olduğu gibi, hem bir insana hem de Hakk'a yönelmiş biçimde okunabilir; kaynak sevgilinin kim olduğunu söylemez.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar