Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Aman Balım Sultân bu nasıl haldır
Eyliğe çevir de yüzümüz güldür
Hasretler kavuştur çilemiz doldur
Çok şükür pirimi ziyaret ettim
Dostumun cemâli şâd etdi canı
Sonuna bakalım geliyor ünü
Bu mülkün sahibi vallahi Ali
Çok şükür pirimi ziyaret ettim
Cihan Ali’nindir elinde ferman
Sultanın kelâmı dertlere derman
Emrini tutarsan mülke Süleyman
Çok şükür pirimi ziyaret ettim
Süleyman da göç eyledi faniden
Belimi bağladım kızıl deliden
İkrârımız birdir ya elestüden
Çok şükür pirimi ziyaret ettim
Derviş Edna’m ikrâr tekrar olmaz ki
Hakka âşık olan bunda gülmez ki
Fitne mahlûk işin sonun bilmez ki
Çok şükür pirimi ziyaret ettim
Günümüz Türkçesiyle
1. Aman Balım Sultan, bu nasıl bir hâldir; iyiliğe çevir de yüzümüz gülsün. Hasretleri kavuştur, çilemizi doldur; çok şükür pirimi ziyaret ettim.
2. Dostumun yüzü canımı sevindirdi; sonuna bakalım, ünü geliyor. Bu mülkün sahibi vallahi Ali'dir; çok şükür pirimi ziyaret ettim.
3. Dünya Ali'nindir, ferman onun elindedir; sultanın sözü dertlere dermandır. Onun emrini tutarsan mülke Süleyman olursun; çok şükür pirimi ziyaret ettim.
4. Süleyman da bu fani dünyadan göçüp gitti; ben belimi Kızıl Deli'den bağladım. İkrarımız Elest'ten beri birdir; çok şükür pirimi ziyaret ettim.
5. Ben Derviş Edna'yım, ikrar tekrar edilmez; Hakk'a âşık olan bunda gülmez. Fitne çıkaran kişi işin sonunu bilmez; çok şükür pirimi ziyaret ettim.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Dörtlükler bir zincirle birbirine geçer: üçüncü dörtlüğün son uyak sözü "Süleyman", dördüncü dörtlüğün ilk dizesinde yeniden alınır. Her dörtlüğün son dizesi "Çok şükür pirimi ziyaret ettim" nakaratıdır; ilk üç dizeler ise "haldır, güldür, doldur", "canı, ünü, Ali", "ferman, derman, Süleyman", "faniden, deliden, elestüden", "olmaz ki, gülmez ki, bilmez ki" diye uyaklanır. Metin beş dörtlük tutar ve on birli hece ölçüsüyle söylenmiştir. Şair son dörtlükte "Derviş Edna'm" der. Makale "şad"ı neşeli diye açıklar ve Elest için ruhlar meclisini anlatan bir not verir.
Anlam ve Söz Sanatları
Nefes bir ziyaretin, pire kavuşmanın şükrünü dile getirir. Şiir Balım Sultan'a yakarışla açılır; Balım Sultan, Bektaşîlikte Hacı Bektaş Velî'den sonra yolun ikinci piri sayılan erendir. İkinci ve üçüncü dörtlüklerde mülkün ve dünyanın gerçek sahibinin Ali olduğu söylenir; onun emrini tutan kişi Süleyman gibi bir mülke sahip olur. Ardından gelen dörtlükte bu dünyevi büyüklüğün bile geçici olduğu hatırlatılır: "Süleyman da göç eyledi faniden".
Dördüncü dörtlükte şair belini "Kızıl Deli'den" bağladığını söyler. Kızıl Deli, Rumeli'de yaşamış ve Bektaşî geleneğinde saygıyla anılan bir erendir; "bel bağlamak" ise yola girmeyi, bir pire intisap etmeyi anlatır. Şiirde hangi pirin ziyaret edildiği açıkça söylenmez; Balım Sultan'ın ve Kızıl Deli'nin anılması Bektaşî çevresine işaret eder, ama ziyaretin yeri bizim tahminimize kalır. Son dörtlükteki "ikrar tekrar olmaz" sözü, yola girişte verilen sözün bir kez verildiği ve bozulmadığı inancını anlatır.
Kaynakça
- Ali Onar, Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren: Derviş Edna'nın Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 12, 2016, s. 171-207 (deyiş no. 16, s. 192). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2016_12/2016_12_ONARA_ISIKC.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






