Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Kerbela’da küfrün askeri kat kat
İmam Hüseyin’e çok oldu zahmet
Şefaat etmeye geldi Muhammed
Düşün Kerbela’yı sabret bakalım
Har’ın oğlu Hür olmuştur orada
Har oğluna çağırmıştır sırada
Ebu’l-Kasım eremedi murada
Düşün Kerbela’yı sabret bakalım
Yirmi dört bacı deveye bindiler
Bindiler de Şam’a doğru indiler
Gör ol Mervan, Şimir ne işlediler
Düşün Kerbela’yı sabret bakalım
Kerbela cenginin sırası geldi
Ehl-i Bey(it)t olan ahdında durdu
Yetmiş üç yerinden hançer vuruldu
Düşün Kerbela’yı sabret bakalım
Derviş Edna’m o zaman da bu zaman
Ne yaman kast eyledi Şim(i)r-i Mervan
Ali Asgari yanıyor hem büryan
Düşün Kerbela’yı sabret bakalım
Günümüz Türkçesiyle
1. Kerbela'da küfrün askeri kat kattı; İmam Hüseyin'e çok zahmet oldu. Muhammed şefaat etmeye geldi; Kerbela'yı düşün de sabret bakalım.
2. Har'ın oğlu orada Hür oldu; sırası gelince Har oğluna seslendi. Ebu'l-Kasım muradına eremedi; Kerbela'yı düşün de sabret bakalım.
3. Yirmi dört kadın develere bindi, bindiler de Şam'a doğru indiler. Gör o Mervan ile Şimir neler yaptılar; Kerbela'yı düşün de sabret bakalım.
4. Kerbela savaşının sırası geldi; Ehl-i Beyt olan ahdında durdu. Yetmiş üç yerinden hançer vuruldu; Kerbela'yı düşün de sabret bakalım.
5. Ben Derviş Edna'yım; o zaman da bu zaman da Şimr-i Mervan ne yaman kastetti. Ali Asgar yanıyor, kavruluyor; Kerbela'yı düşün de sabret bakalım.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Her dörtlük aynı öğütle kapanır: "Düşün Kerbela'yı sabret bakalım". Makale bu şiiri mersiye olarak sınıflar. İlk dörtlükte "kat kat, zahmet, Muhammed" yarım uyak kurar; sonraki dörtlüklerde ilk üç dize birbirine bağlanır ("orada, sırada, murada", "bindiler, indiler, işlediler", "geldi, durdu, vuruldu", "zaman, Mervan, büryan"). Beş dörtlüğün ölçüsü on birli hecedir ve "Derviş Edna'm" mahlası son dörtlüktedir. Makale "Hür" için Har'ın oğlunun Hüseyin safına geçerek şehit olduğunu, "Ebu'l-Kasım" için Kerbela'da şehit düşen Hz. Hasan'ın oğlunu, "biryan" için tandırda pişirilen kebabı açıklar. Nefes, Mehmet Çevik'in kitabından alınarak bir deyiş derleme sitesinde de yayımlanmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
Mersiye, Kerbela olayının bilinen sahnelerini sırayla anar. Yezid'in ordusunun kalabalığı, Hür'ün son anda Hüseyin'in safına geçmesi, Hasan'ın oğlu Kasım'ın muradına eremeden şehit düşmesi, Ehl-i Beyt kadınlarının develere bindirilip Şam'a götürülmesi ve Hüseyin'in yetmiş üç yerinden yaralanması bu sahnelerdir. Makale "Har'ın oğlu Hür oldu" sözünü yöredeki anlatım biçimiyle açıklar: Har'ın oğlu, Hüseyin'in karşısında durmayıp onun safına geçince "Hür", yani özgür olmuştur. Son dörtlükte Hüseyin'in küçük oğlu Ali Asgar'ın acısı, tandırda kavrulan et benzetmesiyle anlatılır.
Nakarat şiire mersiyeden fazlasını katar. "Düşün Kerbela'yı, sabret bakalım" sözü, dinleyiciye kendi derdine Kerbela'nın acısını hatırlayarak katlanmasını öğütler. "O zaman da bu zaman" dizesi ise Kerbela'yı geçmişte kalmış bir olay olarak değil, her çağda yeniden yaşanan bir zulmün simgesi olarak görür. Bu anlayış, Muharrem ayında okunan mersiyelerin Alevî topluluk hayatındaki yeriyle uyumludur. Şiirde zalimlerin adları, Yezid'in komutanı Şimir ile Emevî ailesinden Mervan, bir arada "Şimr-i Mervan" diye anılır.
Kaynakça
- Ali Onar, Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren: Derviş Edna'nın Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 12, 2016, s. 171-207 (deyiş no. 20, s. 194). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2016_12/2016_12_ONARA_ISIKC.pdf
- "Derviş Edna", Alevi Deyişleri Nefesler Hakk Âşıkları (Mehmet Çevik, Derviş Edna ve Fedai kitabından), şiir no. 2. https://www.deyisler-nefesler.com/dervis-edna/
Çevrimiçi kaynaklar






