Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Mail oldum güneş ile ayına
Kısmet verir yoksuluna bayına
Naled olsun Mavuya’nın soyuna
Hak rahmet suyunu içirmez imiş
Dünya cifesini geri ata gör
Sarraf ol da gevher alıp sata gör
İkrar birdir yetmiş üçe yete gör
Kör körü köprüden geçirmez imiş
Yedi iklim dört köşeyi bekliyen
Girip evliyanın cemin yokluyan
Nemrut imiş hak lokmasın saklıyan
Er erden lokmasın kaçırmaz imiş
Hayırı koyup da şere tapanlar
Hatıra değip de gönül yıkanlar
Lâden bahçesine yuva yapanlar
Yavru yavrulayıp uçurmaz imiş
Derviş Edna’m ilham eyler nefese
Siftah bu kalemle danıştı Musa
Evliya Yezid’le bozulur ise
Hayır amel artık kurtarmaz imiş

Günümüz Türkçesiyle

1. Onun güneşine ve ayına meylettim; o yoksula da zengine de kısmet verir. Muaviye'nin soyuna lanet olsun; Hak onlara rahmet suyunu içirmez imiş.

2. Dünyanın leşini geri at; sarraf ol da cevheri alıp sat. İkrar birdir, yetmiş üçe ulaşmaya bak; kör körü köprüden geçiremez imiş.

3. Yedi iklimi ve dört köşeyi bekleyen, girip evliyanın cemini yoklayan biri var. Hak lokmasını saklayan Nemrut imiş; er, erden lokmasını kaçırmaz imiş.

4. İyiliği bırakıp kötülüğe tapanlar, hatıra dokunup gönül yıkanlar, laden bahçesine yuva yapanlar yavru çıkarıp uçuramaz imiş.

5. Derviş Edna'ya nefes ilham olur; Musa bu kalemle ilk kez danıştı. Evliya Yezid'le bozulursa hayırlı amel artık kurtarmaz imiş (dizenin anlamı tam açık değildir).

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

"İmiş" eki bu nefeste hayatın gösterdiği, sonradan öğrenilmiş bir doğruyu anlatır: her dörtlük "-maz imiş, -mez imiş" redifiyle biter ("içirmez imiş, geçirmez imiş, kaçırmaz imiş, uçurmaz imiş, kurtarmaz imiş"). İlk üç dizeler "ayına, bayına, soyuna", "ata gör, sata gör, yete gör", "bekliyen, yokluyan, saklıyan", "tapanlar, yıkanlar, yapanlar", "nefese, Musa, ise" diye uyaklanır. Metin beş dörtlük tutar ve on birli hece ölçüsüyle söylenmiştir; son dörtlükte mahlas "Derviş Edna'm" diye geçer. Makale "bay"ı zengin, "Mavuya"yı Muaviye, "cife"yi pislik, leş diye açıklar; kaynak metnin sonundaki üç nokta yayımda alınmamıştır. Makalenin notuna göre Çevik'in kitabında bu deyişin mahlaslı son kıtası olarak "Derviş Edna'm hakka teslim özümüz" dörtlüğü gösterilir; makale bu dörtlüğü 25. deyişin sonuna koyar.

Anlam ve Söz Sanatları

Nefes, halkın deneyimle öğrendiği doğruları sıralar. Hak yoksula da zengine de kısmet verir; dünya malı bir leştir ve geri atılmalıdır; insan sarraf gibi değerli olanı seçmelidir. İkinci dörtlüğün son dizesi bilinen bir atasözüdür: kör körü köprüden geçiremez, yani yolu bilmeyen başkasına yol gösteremez. Bu söz, mürşit seçiminde dikkatli olmak gerektiği öğüdüyle birlikte okunabilir. İlk dörtlükteki Muaviye lanetlemesi, Alevî şiirinde Ehl-i Beyt'e karşı gelenlere yöneltilen yerleşik bir tavırdır.

Üçüncü dörtlük cem erkânındaki lokma paylaşımına bağlanır. Hak lokmasını, yani topluluğun ortak yiyeceğini saklayan Nemrut'a benzetilir; gerçek er, başkasının lokmasına el uzatmaz. Dördüncü dörtlükte laden bahçesine yuva yapan kuşun yavrusunu uçuramaması, kötülüğe dayanan işin verim vermeyeceğini anlatır; makale ladeni yapışkan yapraklı bir bitki olarak açıklar, kuşun yapışkan dallar arasında yuva kuramaması imgesi buna dayanıyor olabilir. Son dörtlükte nefesin ilhamla geldiği söylenir; Musa ve Yezid'in anıldığı son iki dize kaynakta açıklanmamıştır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar