Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Gül yüzlü pirimden ayrılmam derdim
Kudret hanundan lokmasın yerdim
Çok şükür pirimin sırrına erdim
Gördüm gözlerimle elhamdülillah
Dostun dosta kavuşması has oldu
Âşık maşukunu arzetti buldu
Açtı kitabını dersimi verdi
Aldım sabakımı elhamdülillah
Sabakım veren âleme hocadır
Hindden Yemenece elin uzatır
Yedi iklim dört köşeyi donatır
Gördüm gözlerimle elhamdülillah
Dostumun bakışı beni yakıyor
İrakip olanlar hançer çekiyor
Sevdiğim ilm-i cavidan okuyor
Dinledim nutkunu elhamdülillah
Derviş Edna’m pirin destinden içtim
Heceyi okudum sayıya geçtim
İlm-i cavidanın kapısın açtım
Girdim içeriye elhamdülillah

Günümüz Türkçesiyle

1. Gül yüzlü pirimden ayrılmam derdim; kudret sofrasından onun lokmasını yerdim. Çok şükür pirimin sırrına erdim; gözlerimle gördüm, elhamdülillah.

2. Dostun dosta kavuşması halis oldu; âşık maşukunu arayıp buldu. Kitabını açtı, dersimi verdi; dersimi aldım, elhamdülillah.

3. Bana ders veren âleme hocadır; Hint'ten Yemen'e elini uzatır. Yedi iklimi ve dört köşeyi donatır; gözlerimle gördüm, elhamdülillah.

4. Dostumun bakışı beni yakıyor; rakip olanlar hançer çekiyor. Sevdiğim sonsuzluk ilmini okuyor; onun sözünü dinledim, elhamdülillah.

5. Ben Derviş Edna pirin elinden içtim; heceyi okudum, sayıya geçtim. Sonsuzluk ilminin kapısını açtım; içeri girdim, elhamdülillah.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Her dörtlük bir şükürle kapanır: son dizeler "elhamdülillah" redifiyle biter ve önüne "gördüm, aldım, gördüm, dinledim, girdim" gibi birinci tekil şahıs fiilleri gelir. İlk üç dizelerin uyakları şunlardır: "derdim, yerdim, erdim", "has oldu, buldu, verdi", "hocadır, uzatır, donatır", "yakıyor, çekiyor, okuyor", "içtim, geçtim, açtım". Dizeler on bir hecelidir; dörtlük sayısı beştir. "Derviş Edna'm" mahlası son dörtlüktedir. Makale "sabak"ı ders, "ilm-i cavidan"ı sonsuzluk ilmi, "dest"i el diye açıklar; Çevik'in kitabında ikinci dizenin "Kudret lokmasını verdiler yedim", son dizenin "Açtım kapısını elhamdülillah" biçiminde geçtiğini not eder. Nefesin başka bir değişkesi bir deyiş derleme sitesinde de yayımlanmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

Nefes, müridin mürşide kavuşmasını ve ondan ders almasını bir okul benzetmesiyle anlatır. Pir kitabını açar ve ders verir; derviş heceyi okur, sonra "sayıya geçer", yani çocuğun okuma öğrenip hesaba geçmesi gibi bir aşamadan ötekine yükselir. Bu benzetme, okuma yazma bilmeyen bir âşığın dilinde ayrıca anlamlıdır: onun okuduğu ders kâğıt üzerinde değil, pirin sohbetinde ve "ilm-i cavidan"dadır. Makale, Derviş Edna'nın mürşidinin Kul Fakir olduğunu ve onunla kavuşmasının sevincini başka deyişlerinde de dile getirdiğini anlatır.

İlk dörtlükteki "kudret hanundan lokma" sözü, cemlerde dağıtılan lokmayı ilahi bir sofraya bağlar. Üçüncü dörtlükte pirin elinin Hint'ten Yemen'e uzanması, onun manevi etkisinin sınırsızlığını anlatan bir abartmadır. Dördüncü dörtlükte rakiplerin hançer çekmesi, halk şiirinin bilinen engel imgesidir. Son dörtlükte "pirin destinden içtim" sözü, cemde mürşidin elinden sunulan doluyu hatırlatır. Her dörtlüğün "elhamdülillah" ile bitmesi şiire bir şükür duası havası verir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar