Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Şimdi âlem azdı zaman bozuldu
Ortalık karıştı yalan düzüldü
Ehl-i beyt yoluna çakal dizildi
Yetiş aslan Ali’m arada kaldık
Ehl-i beyit yolu aradan kalktı
Şimdi mahluklar kem yollara baktı
Hünkar efendim de sancağın çekti
Yetiş aslan Ali’m arada kaldık
Hünkar efendim de kılıç biliyor
Sabıra bıraktı vakit diliyor
Hakkın dellalları farzın kılıyor
Yetiş aslan Ali’m arada kaldık
Dellallar çağrışır harami çoktur
Kulak ver dellala her sözü Haktır
Ehl-i beytin bunda kıymeti yoktur
Yetiş aslan Ali’m arada kaldık
Derviş Edna’m yirmi yedide böyle
Götür bu derdini Hünkara söyle
Hünkar efendim de yaremiz bağla
Yetiş aslan Ali’m arada kaldık
Günümüz Türkçesiyle
1. Şimdi âlem azdı, zaman bozuldu; ortalık karıştı, yalan düzüldü. Ehl-i Beyt yoluna çakallar dizildi; yetiş aslan Ali'm, arada kaldık.
2. Ehl-i Beyt yolu ortadan kalktı; şimdi insanlar kötü yollara baktı. Hünkâr efendim de sancağını çekti; yetiş aslan Ali'm, arada kaldık.
3. Hünkâr efendim kılıcı da bilir; ama işi sabra bıraktı, vaktini bekliyor. Hakk'ın tellalları farzlarını yerine getiriyor; yetiş aslan Ali'm, arada kaldık.
4. Tellallar çağrışır, harami çoktur; tellala kulak ver, her sözü Hak'tır. Burada Ehl-i Beyt'in kıymeti yoktur; yetiş aslan Ali'm, arada kaldık.
5. Ben Derviş Edna, yirmi yedi yılında böyle dedim; bu derdini götür, Hünkâr'a söyle. Hünkâr efendim, yaramızı sar; yetiş aslan Ali'm, arada kaldık.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Son dörtlükteki "yirmi yedi" sözü şiire bir tarih verir; makale onu miladi 1909-1910 olarak açıklar. Nakarat bir yardım çağrısıdır, "Yetiş aslan Ali'm arada kaldık"; makale şiiri medetname olarak sınıflar. Bir dörtlüğün sonundaki söz sonraki dörtlüğün başında yeniden alınır ("Ehl-i beyt yoluna, Ehl-i beyit yolu", "Hünkar efendim de sancağın çekti, Hünkar efendim de kılıç biliyor", "dellalları, Dellallar"). İlk üç dizelerin uyakları "bozuldu, düzüldü, dizildi", "kalktı, baktı, çekti", "biliyor, diliyor, kılıyor", "çoktur, Haktır, yoktur", "böyle, söyle, bağla" sözleriyle kurulur. Beş dörtlük de on bir heceli dizelerle kurulur; "Derviş Edna'm" mahlası son dörtlükte geçer. Makale "dellal"ı tellal diye açıklar.
Anlam ve Söz Sanatları
Medetname, bozulmuş bir zamandan yakınıp Hz. Ali'den ve Hünkâr'dan, yani Hacı Bektaş Velî'den yardım diler. İlk dörtlükteki tablo serttir: âlem azmış, yalan düzülmüş, Ehl-i Beyt yoluna çakallar dizilmiştir. "Arada kalmak", çaresiz ve sıkışmış olmayı anlatan bir halk deyimidir. İkinci ve üçüncü dörtlüklerde Hünkâr'ın sancağını çektiği, kılıcı bildiği hâlde işi sabra bırakıp vaktini beklediği söylenir; bu, adaletin gecikse de geleceği inancının bir ifadesidir.
Tellal imgesi şiirin ikinci yarısını taşır. Eski çarşılarda haber ve ilan duyuran tellallar gibi "Hakk'ın tellalları" da çağrıda bulunur; ama harami, yani yol kesen çoktur ve Ehl-i Beyt'in kıymeti bilinmez. Son dörtlükteki "yirmi yedide" sözü, makaleye göre 1327 yılına, yani miladi 1909-1910'a işaret eder. Bu tarih şiirin hangi olaylar üzerine söylendiğini açıklamaz; kaynak da bu konuda bir şey söylemez. Şair dinleyiciden derdini Hünkâr'a götürmesini ister ve şiiri bir yara sarma dileğiyle kapatır.
Kaynakça
- Ali Onar, Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren: Derviş Edna'nın Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 12, 2016, s. 171-207 (deyiş no. 27, s. 197-198). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2016_12/2016_12_ONARA_ISIKC.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






