Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Mecnun oldum Leyla için gezerim
Sadık yar olana şarımpazarım
Pirin emri ile okur yazarım
Şarım Muhammed pazarım Ali’dir
Serserilik bir hal geldi başıma
Kail oldum haktan gelen işine
Her ne yazıldıysa alnım taşına
Yazdıran Muhammed yazan Ali’dir
Ta ezelden yazılarım yazıldı
Goncam bitti tomurcuğum düzüldü
Kalktı gönül makamına süzüldü
Süzdüren Muhammed süzen Ali’dir
Derviş Edna’m makam makam gezerim
Bir makamı gördüm ondan hezerim
Kırklar meydanında engür ezerim
Ezdiren Muhammed ezen Ali’dir
Günümüz Türkçesiyle
1. Leyla için Mecnun olup gezerim; sadık yâr olana şehrim de pazarım da odur. Pirin emriyle okur yazarım; şehrim Muhammed, pazarım Ali'dir.
2. Başıma bir serserilik hâli geldi; Hak'tan gelen işe razı oldum. Alnımın taşına ne yazıldıysa, yazdıran Muhammed, yazan Ali'dir.
3. Yazılarım ezelden yazıldı; goncam bitti, tomurcuğum dizildi. Gönül kalktı, makamına süzüldü; süzdüren Muhammed, süzen Ali'dir.
4. Ben Derviş Edna makam makam gezerim; bir makam gördüm, ondan çekinirim. Kırklar meydanında üzüm ezerim; ezdiren Muhammed, ezen Ali'dir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Son dizelerde aynı fiil iki kez, önce ettirgen sonra etken biçimiyle kullanılır: "yazdıran, yazan", "süzdüren, süzen", "ezdiren, ezen"; dize her seferinde "Muhammed ... Ali'dir" kalıbıyla kapanır. İlk üç dizeler "gezerim, pazarım, yazarım", "başıma, işine, taşına", "yazıldı, düzüldü, süzüldü", "gezerim, hezerim, ezerim" diye uyaklanır. Dört dörtlük on birli hece ölçüsüyle söylenmiştir. "Derviş Edna'm" mahlası son dörtlükte okunur. Makale "şar"ı kent, "kail"i inanmış, "hazer"i çekinme diye açıklar.
Anlam ve Söz Sanatları
Nefesin ustalığı son dizelerindeki tekrarda yatar. Her dörtlük, bir işin iki yönünü Muhammed ile Ali arasında paylaştırarak biter: alın yazısını yazdıran Muhammed, yazan Ali; gönlü süzdüren Muhammed, süzen Ali. Alevî-Bektaşî inancında Muhammed ile Ali'nin bir nurdan geldiği, birbirinden ayrılmadığı düşüncesi yaygındır; şiir bu birliği, aynı fiilin iki biçimi arasında bölünmüş bir eylemle anlatır. İlk dörtlükte "şarım Muhammed, pazarım Ali" sözü, şairin bütün dünyasının bu iki adla kurulduğunu söyler.
İkinci ve üçüncü dörtlükler kader düşüncesine yönelir: alnın taşına yazılanlar ezelden yazılmıştır ve derviş Hak'tan gelene razıdır. Gönlün makamına "süzülmesi", tasavvuftaki makamlar arasında yükselişi anlatır. Son dörtlükte Kırklar meydanında üzüm ezmek, Alevî inancındaki Kırklar cemi anlatısını hatırlatır; bu anlatıda tek bir üzüm tanesi ezilerek bütün kırklara paylaştırılır. Kaynak bu bağlantıyı kurmaz, ama imge geleneğin bilinen bir sahnesine açıkça benzer. "Bir makam gördüm, ondan hezerim" dizesi ise her makamın aynı değerde olmadığını, dervişin bazı makamlardan çekindiğini söyler.
Kaynakça
- Ali Onar, Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren: Derviş Edna'nın Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 12, 2016, s. 171-207 (deyiş no. 30, s. 199). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2016_12/2016_12_ONARA_ISIKC.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






