Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Yine dosttan yana açıldı yolum
Arz eder gönüller eyiyor canım
Elestü gününde bağladım belim
Tenim teneşirde canım ayrılmaz
Dost yoluna kurban tatlı canım
Rakip hançer vurdu akıyor kanım
Yolları bağladı rakib ü zalim
Aşkınan bellerden yolum ayrılmaz
Rakip tan eder bu benim halim
Kellemi keserler ayrılmaz kanım
Kavruldu balçığım sır oldu canım
Aşkınan cemalden nurum ayrılmaz
Nur cemâlin bir noktaya bağlandım
Ruh bir idi bin bir donda eylendim
Sular gibi engününe çağlandım
Çağlar dosttan yana gönlüm ayrılmaz
Derviş Edna’mdost gönlünde gezerim
Dilim kalem okuduğum yazarım
Gece gündüz bu âlemde gezerim
Yurt etti gönlüme serim ayrılmaz

Günümüz Türkçesiyle

1. Yolum yine dosttan yana açıldı; gönüller dilek diler, canım koşturur. Elest gününde belimi bağladım; tenim teneşirde olsa da canım ondan ayrılmaz.

2. Tatlı canım dost yoluna kurbandır; rakip hançer vurdu, kanım akıyor. Rakip ile zalim yolları bağladı; aşk ile geçtiğim bellerden yolum ayrılmaz.

3. Rakip bu hâlimi kötüler; başımı kesseler de kanım ayrılmaz. Balçığım kavruldu, canım sır oldu; aşk ile yüzündeki nurdan nurum ayrılmaz.

4. Nurlu yüzün bir noktasına bağlandım; ruh bir idi, bin bir donda oyalandım. Sular gibi engine doğru çağladım; dosta doğru çağlayan gönlüm ayrılmaz.

5. Ben Derviş Edna dostun gönlünde gezerim; dilim kalemdir, okuduğumu yazarım. Gece gündüz bu dünyada gezerim; dost gönlümü yurt edindi, başım ondan ayrılmaz.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Redif bir sadakat sözüdür: dörtlüklerin son dizeleri "ayrılmaz" diye biter. İlk dörtlükte "yolum, belim" sözleri eşleşir, sonraki dörtlüklerde "canım, kanım, zalim", "halim, kanım, canım", "bağlandım, eylendim, çağlandım", "gezerim, yazarım, gezerim" uyakları kurulur. Beş dörtlük on birli hece ölçüsüyle söylenmiştir; mahlas son dörtlükte "Derviş Edna'm" biçimindedir. Makalenin dipnotlarına göre "arz" dilek, "eyimek" çalışmak, acele etmek, "tan etmek" kötülemek, "kelle" baş demektir; Elest için de ruhlar meclisini anlatan uzun bir açıklama verilir.

Anlam ve Söz Sanatları

Nefesin omurgası, ezelde verilmiş ve hiçbir koşulda bozulmayan bir sözdür. Alevî-Bektaşî inancında Elest bezmi, ruhların yaratıldıktan sonra Tanrı'nın "Ben sizin Rabbiniz değil miyim" sorusuna "Evet" dedikleri meclistir; Derviş Edna belini o gün bağladığını söyler, yani yola girişini ezele dayandırır. Bu bağlılık ölümü bile aşar: teneşirde yatan beden, kesilen baş, akan kan, hiçbiri canı dosttan ayıramaz. Rakip ve zalim, halk şiirinin bilinen engelleridir; burada yolu bağlayan, dervişi kötüleyen kişiler olarak görünürler.

Dördüncü dörtlükteki "Ruh bir idi bin bir donda eylendim" dizesi şiirin en dikkat çekici yeridir. Onar ile Işık, Derviş Edna'nın ruhun farklı kalıplarda yeniden dünyaya geldiği "don değiştirme" inancını deyişlerinde işlediğini vurgular; bu dize o inancın açık bir ifadesidir. Kavrulan balçığın sır olması, ham bedenin pişip olgunlaşmasını anlatır. Son dörtlükte "dilim kalem, okuduğum yazarım" sözü, okuma yazma bilmeyen âşığın sözü Hak'tan okuyup dile döktüğü anlayışıyla uyumludur.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar