Özgün Metin
Ölçü: 7'li hece ölçüsü
Gafil olup dolanma
Az bir şeyden bulanma
Kötü sözden ilenme
İnciten kendin incir
Turab olur durursan
Hakka meyil verirsen
Hak emrini bilirsen
İnciten kendin incir
Hak yoluna aşığım
Görenlere ışığım
Üç yüz sene yaşasam
Yine gelir keşiğim
Dünyaya kandım diyen
Pişmiş tavuğu yiyene
Âhirinde kusturur
Malımla mülküm diyen
Derviş Edna’m zâr eder
Fikir başa yar eder
Noksanlık kendimizde
Sabrettikçe kâr eder
Günümüz Türkçesiyle
1. Gafil olup dolanma, az bir şeyden bulanıp darılma, kötü sözle beddua etme; başkasını inciten kendini incitir.
2. Toprak gibi alçakgönüllü durursan, Hakk'a yönelirsen, Hakk'ın buyruğunu bilirsen anlarsın: başkasını inciten kendini incitir.
3. Hak yolunun âşığıyım, görenlere ışığım. Üç yüz yıl yaşasam da sıram yine gelir.
4. "Dünyaya doydum" diyen, pişmiş tavuğu yiyen, "malım mülküm" diyen kişiye bu dünya sonunda yediğini kusturur.
5. Derviş Edna ağlayıp yakarır; düşünce insanın başına yoldaş olur. Eksiklik kendimizdedir; sabrettikçe kazanç olur.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir yedi heceli kısa dizelerle söylenmiştir; makale onu "nasihatname", yani öğüt şiiri olarak sınıflar. İlk iki dörtlükte ilk üç dize uyaklıdır ("dolanma, bulanma, ilenme", "durursan, verirsen, bilirsen") ve dördüncü dize "İnciten kendin incir" nakaratını taşır. Üçüncü dörtlükten sonra düzen değişir: "aşığım, ışığım, keşiğim" uyağı birinci, ikinci ve dördüncü dizelerdedir; dördüncü dörtlükte ilk ve son dize aynı "diyen" sözüyle biter, beşincide "zâr eder, yar eder, kâr eder" uyağı kurulur. Beş dörtlüğün sonuncusunda "Derviş Edna'm" mahlası geçer. Dördüncü dörtlüğün dize sırası kaynakta olduğu gibi bırakılmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
Kısa dizeli bu şiir, halkın kolay ezberleyeceği öğütlerden kurulur. "İnciten kendin incir" sözü atasözü gibi işler: başkasına verilen acı sonunda insanın kendisine döner. İkinci dörtlükte bu öğüt Alevî-Bektaşî ahlakının temel kavramlarına bağlanır: "turab olmak", yani toprak gibi alçakgönüllü olmak, Hakk'a yönelmek, onun buyruğunu bilmek. Dördüncü dörtlükte dünya malına düşkünlük, pişmiş tavuk ve kusma imgesiyle neredeyse kaba bir somutlukla anlatılır; bu dolaysız dil halk öğüt şiirinin bilinen özelliğidir.
Üçüncü dörtlük makalede ayrıca alıntılanır. "Keşik" sıra demektir ve Onar ile Işık'a göre dize Alevîlikteki beden değiştirme, don değiştirme inancına işaret eder: üç yüz yıl geçse de ölüm kaçınılmazdır, ama ruhun yeniden dünyaya gelme sırası da gelecektir. Makale bu dizeyi Derviş Edna'nın gömüldüğü Akkubbe türbesiyle de ilişkilendirir; köyün yaşlıları türbenin üç yüz yıllık olduğunu söyler ve halk, dervişin orada yatan eski zatla aynı ruh olduğuna inanır.
Kaynakça
- Ali Onar, Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren: Derviş Edna'nın Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 12, 2016, s. 171-207 (deyiş no. 4, s. 185; alıntı ve yorum s. 180-181). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2016_12/2016_12_ONARA_ISIKC.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






