Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Yoluna kurbandur cesette canım
Senin emrin ile söylüyor dilim
Gönülden çıkarma gül yüzlü pirim
Gönülle karışan yâre kurbanım
Karıştın gönlüme dalgam çoşturdum
Aşkın kürresinde sinem bişürdüm
Aşkına düşeli günüm geçirdim
Erişen günümde pire kurbanım
Seni görmeyince duramam derdim
Senidin dilimde ezberim virdin
Cümle dertlilere sendedir yardım
Çağrınca erişen cana kurbanım
Karıştı canımız vallah ayrılmam
Tanıdım dostumu billah çevrilmem
Cihanı verseler bakıp ayrılmam
Hakikat söyliyen dile kurbanım
Derviş Edna’m dosta kurban olmuşam
Cihanı seyredip bir tek bulmuşam
Selman gibi sevdiğime ermişem
Alnında balkıyan nura kurbanım

Günümüz Türkçesiyle

1. Bedenimdeki canım senin yoluna kurbandır; dilim senin emrinle söylüyor. Gül yüzlü pirim, beni gönlünden çıkarma; gönülle karışan yâre kurbanım.

2. Gönlüme karıştın, dalgamı coşturdun; aşkın ocağında göğsümü pişirdim. Aşkına düştüğümden beri günlerimi geçirdim; eriştiğim günde pire kurbanım.

3. Seni görmeyince duramam, derdim; dilimdeki ezberim, virdim sendin. Bütün dertlilere yardım sendedir; çağırınca yetişen cana kurbanım.

4. Canımız birbirine karıştı, vallahi ayrılmam; dostumu tanıdım, billahi dönmem. Dünyayı verseler bakıp da ayrılmam; hakikati söyleyen dile kurbanım.

5. Ben Derviş Edna dosta kurban olmuşum; dünyayı seyredip bir tekini bulmuşum. Selman gibi sevdiğime ermişim; alnında parlayan nura kurbanım.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Nefesin tamamı makalenin hayat bölümünde de, iki dizenin yan yana yazıldığı bir düzenle alıntılanır. Her dörtlük "kurbanım" redifiyle biter ve önüne "yâre, pire, cana, dile, nura" sözleri gelir. İlk üç dizelerin uyakları şunlardır: "canım, dilim, pirim", "çoşturdum, bişürdüm, geçirdim", "derdim, virdin, yardım", "ayrılmam, çevrilmem, ayrılmam", "olmuşam, bulmuşam, ermişem". Beş dörtlük on birli hece ölçüsündedir; son dörtlükte mahlas "Derviş Edna'm" biçimindedir. Makale "kürre"yi demirci ocağı, büyük ocak, olgunlaşmak için verilen savaş; "balkımak"ı parlamak diye açıklar.

Anlam ve Söz Sanatları

Makale bu nefesin söyleniş hikâyesini anlatır. Derviş Edna'nın köyünde kendini bilmez bazı kişiler, bir gün aralarında konuşurken kendilerini erenlerin yerine koymaya kalkışmışlar. Bundan rahatsız olan Derviş Edna gönlünden mürşidi Kul Fakir'in gelmesini dilemiş; çok geçmeden Kul Fakir, Kul Hüseyin'in oğlu Halil Ağa ile birlikte, elinde sazıyla Karasar'a gelmiş ve her birine sırayla deyişler söyleyerek onları mahcup etmiştir. Bu kerameti gören Derviş Edna, mürşidine bağlılığını bu nefesle anlatmıştır. Hikâye yöre anlatılarına dayanır ve makalede kaynak kişilerin aktarımıyla verilir.

Şiirin her dörtlüğü kurban olmak sözüyle kapanır; bu, Alevî-Bektaşî şiirinde mürşide adanmışlığın en yoğun ifadesidir. İkinci dörtlükteki "aşkın kürresi", demircinin ocağı gibi insanı pişirip olgunlaştıran aşkı anlatır. Dördüncü dörtlükte "dünyayı verseler ayrılmam" sözü, Derviş Edna'nın başka bir nefesinde de nakarat olarak geçer. Son dörtlükte "Selman gibi" sözüyle Kırklar meclisine gönderme yapılır; makaleye göre şair, Selman'ın Hz. Muhammed ve Ali'ye kavuşması gibi kendisinin de mürşidine kavuştuğunu söylemektedir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar